Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.أنفلونزا الطيور. أقف هنا كممثل لكل الأشياء الفظيعة-- هذا قد يكون الأسوأ.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.鳥インフルエンザは最悪です 鳥インフルエンザのパンデミックを防ぎ 抑制するには
Bu yüzden şimdi burada duruyorumDonc maintenant je me tiens là, debout
Bu yüzden şimdi burada duruyorumلذلك فأنا أقف هاهنا الآن
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Ik krijg maar niet uit mijn hoofd dat je zo hard gaat en je hele gezicht strakgetrokken wordt.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Je me suis dit qu'avec une telle vitesse vous deviez avoir votre visage écrasé.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Karena saya berpikir dengan terbang secepat itu dan seluruh wajah Anda penyet ke belakang.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.왜냐하면 저렇게 빠르게 날 경우 얼굴 전체로 받아 낼 저항이 계속 걸려서요.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Lebo nemôžem prestať myslieť na to, že pri takej rýchlosti musíte mať tvár stlačenú.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Mert úgy gondolom, ekkora sebességnél az arcod hátrafelé nyomódik.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Pentru că mă tot gândeam că la viteza aceea toată fată iţi este trasă înapoi.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Perchè non riesco a non pensare che andando così veloce la faccia ti si spiaccichi all'indietro.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Ponieważ wciąż myślę o poruszaniu się tak szybko i całej twarzy zdeformowanej (przez wiatr).
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Porque no dejo de pensar que al ir tan deprisa tiene que tener la cara aplastada hacia atrás.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Vì tôi nghĩ là nếu anh bay với vận tốc lớn như vậy thì cả khuôn mặt sẽ bị ảnh hưởng ít nhiều.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Επειδή σκέφτομαι συνεχώς ότι πηγαίνεις τόσο γρήγορα και το πρόσωπό σου πιέζεται προς τα πίσω.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Просто защото си мисля, че при толкова бързо движение цялото ви лице ще се изкривява назад.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.Я просто подумала, что когда летишь так быстро, лицо просто сдувает на затылок.
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.כי אני כל הזמן חושבת על המהירות הזו ושכל הפנים שלך נמעכות אחורה
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.لأنني أفكر بأن الطيران بهذه السرعه وتجد وجهك بكامله مدفوع للخلف
Çünkü düşünüp duruyorum da o hızla giderken bütün yüzün geriye doğru eziliyor olmalı.顔が後ろに引っ張られてしまいそうだけど ヘルメットをつけるの? それともゴーグル?
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum. Bu olamaz.A levegőben vagyok, a levegőben vagyok bizalom nélkül.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum."Estou inseguro e sem confiança.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Estoy en el aire, estoy en el aire sin confianza.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Ich hänge in der Luft, ohne Vertrauen hänge ich in der Luft.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Ik hang in de lucht zonder vertrouwen.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Jestem w powietrzu, jestem w powietrzu bez zaufania.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Je suis incertain, je suis incertain et sans confiance.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.난 지금 공중에 떠 있는데 믿음이 없이 공중에 떠 있다.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Som vo vzduchu, vo vzduchu bez dôvery.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Sono nell'aria, sono nell'aria senza fiducia.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Sunt în aer, sunt în aer fără încredere.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Във въздуха съм, във въздуха без доверие.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.Я подвешен в воздухе, подвешен в воздухе без доверия.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.אני באוויר, אני באוויר בלי אמון.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.أنا في الهواء, أنا في الهواء بدون ثقة.
Havada asılı duruyorum, havadayım ve güvenmiyorum.相当数のスケッチを期待していたが それではいけない
Hayýr be. Yani golf oynayanlarýn yanýnda duruyorum iţte.Εντάξει, θα ενημερώσω τον συνάδελφο μου αμέσως.
Hayýr be. Yani golf oynayanlarýn yanýnda duruyorum iţte.Добре, ще кажа веднага на колегата.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Ich versuche den Leuten ständig zu erklären, dass es im Moment nicht um Qualität geht - sie kommt noch.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Ik blijf proberen mensen uit te leggen dat het niet draait om kwaliteit - dat komt nog wel.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Io cerco di spiegare alla gente In questo momento non sitratta di qualità -- la qualità sta arrivando.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.전 사람들에게 늘 설명합니다. 현재는 영화의 질에 대해 생각 할 것이 아니라구요. 물론 영화의 질도 나중엔 추구 되어야 합니다.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Sigo tratando de explicarle a la gente, el tema no es de calidad por ahora -- la calidad viene.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Staram się wytłumaczyć to innym, że nie chodzi jakość w tym momencie - to się stanie.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Tot încerc să explic oamenilor, momentan nu ne punem problema calităţii -- ea va urma.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Пис Пибересима: "Я пытаюсь объяснить людям, сейчас нашим фильмам далеко до качества — это дело будущего.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.Продължавам да се опитвам да обяснявам на хората, че не става дума за качество в момента... качеството идва.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.פיס פיברסימה: אני כל הזמן מנסה להסביר לאנשים, לא מדובר באיכות כרגע, האיכות בדרך.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.أحاول دائما أن أشرح للناس, الأمر الآن لا يتعلق بالنوعية -- النوعية قادمة.
İnsanlara anlatmaya çalışıp duruyorum, şu anda önemli olan kalite değil -- kalite geliyor.今は品質を問題にする時期では ないということです もちろん品質の良いものを 作ろうとしている人たちもいますが
Kapının önünde duruyorum.* Aku berdiri di depan pintumu *
Kapının önünde duruyorum.Estou aqui, à tua porta.
Kapının önünde duruyorum.Estoy aquí parado Afuera de tu puerta
Kapının önünde duruyorum.Itt állok még, ajtód előtt.
Kapının önünde duruyorum.Jag står här utanför din dörr
Kapının önünde duruyorum.Jeg står her uden for din dør
Kapının önünde duruyorum.l'm standing here outside your door,
Kapının önünde duruyorum.Mä seison oves takana
Kapının önünde duruyorum. Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.Nočem te buditi za slovo.