Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Il fallait les sortir, ce que nous avons fait.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Kami harus mengeluarkan mereka, dan telah kami lakukan. Kami merekondisikan mereka semua, memperbaiki mereka.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Ki kellett őket vennünk, ami meg is történt. Mindet felújítottuk, megjavítottuk.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.우린 그걸 끄집어 내었죠. 다시 재조정하고 그걸 고쳐냈습니다.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Morali smo jih odstraniti, kar smo tudi storili. Prenovili smo jih, jih popravili.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Museli sme ich vybrať, čo sme spravili. Všetky sme ich dôkladne opravili.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Ne oli kaikki korjattava, minkä teimmekin. Oikaisimme ja korjasimme ne kaikki.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Takže jsme je museli odstranit, což jsme udělali. Důkladně jsme je prohlédli a opravili.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Teníamos que quitarlos y lo hicimos. Los reacondicionamos, los arreglamos.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Tivemos de os retirar, o que fizemos. Recondicionámo-los a todos, arranjámo-los.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Trzeba je było usunąć, co zrobiliśmy. Naprawiliśmy je.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Vi tvingades montera ner dem. Och vi reparerade dem, lagade allihopa.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.We moesten ze eruit halen, wat we deden. We hebben ze toen allemaal gerepareerd.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Έπρεπε να τους αφαιρέσουμε, πράγμα που κάναμε. Τους ανακαινίσαμε όλους, τους φτιάξαμε.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Возникла необходимость поднять их на поверхность, и мы сделали это. Все из них были обновлены и починены.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Нам потрібно було витягнути їх, що ми і зробили. Ми переобладнали їх усі, полагодили їх.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.Трябваше да ги извадим, което и направихме. Поправихме всичките.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.היינו חייבים להוציא אותם, וזה מה שעשינו. החזרנו אותם למצב ההתחלתי, תיקנו אותם.
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.وقد اضطررنا إلى إخراجها أعدنا تهيئتهم جميعا، أصلحناهم
Onları yerlerinden çıkardık, ve hepsini tekrar çalışır duruma getirdik.磁石を修理し、再び使えるようにしました 今は地下に戻しているところです
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.De har fastnat i... i en situation i vilken de inte kan vara verkligt glada.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Ei au fost prinsi intr-o situatie in care nu pot fi cu adevarat fericiti
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Eles estão presos... em uma situação na qual eles não podem ser verdadeiramente felizes.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Họ sống trong một trạng thái...không bao giờ vui vẻ trọn vẹn.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Ils se sont retrouvés dans une situation où ils ne peuvent pas être véritablement heureux.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.그들은 진정으로 행복할 수 없는 상황에 놓여있습니다
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Se encuentran en situaciones en las que no pueden ser realmente felices.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Sie sind gefangen in ... in einer Situation, in der sie nicht wahrhaftig glücklich werden.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Si sono cacciati in...in una situazione in cui non possono essere veramente felici.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Zij zitten vast in...in een situatie waar ze niet echt gelukkig kunnen zijn.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Zostali schwytani w sytuacji, w której nie mogą być prawdziwie szczęśliwi.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.Они попали в... в ситуации, когда они не могут быть действительно счастливыми.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.فقد وقعو في...في حالة لن يستطيعو السعادة حقا.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.私達に思いやりの心が湧き起こった時、悪行を忘れ、許すことができるのです。
Onu durdurmaya çalışan bir net kuvvet olacaktır. Ve bu duruma uygun bir örnektir.באם נוסיף מעט יותר כוח לצד זה של הקרח כדי שהוא יהיה גדול יותר מהכוח המפצה מהצד השני
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.이해를 돕기 위해 1835년으로 거슬러올라가 볼까합니다.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.1835年、ジェイムズ・ゴードン・ベネットは初めて大衆向けの新聞をニューヨークで
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Así que para empezar a resolver esto, quiero que regresemos al año 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.By zacząć, chciałbym nas zabrać do roku 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.En om hieraan te verhelpen, wil ik teruggaan naar 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Et donc pour résoudre cela, je veux nous ramener dans le passé, en 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Menjünk vissza egészen 1835-ig, hogy sikerüljön megérteni a kettő közötti különbséget.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Para ajudar nesse sentido, quero recuar até 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Pentru a face lumină în această direcție să ne întoarcem în 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Per rendere la cosa più semplice, voglio ritornare al 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Um da zu helfen möchte ich uns nach 1835 zurück bringen.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Untuk mempermudah hal tersebut, kita akan kembali ke tahun 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И за да помагам в разбирането на разликите, ще ни върна обратно през 1835 година.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И чтобы преодолеть эту сложность, давайте мысленно вернемся к 1835 году.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.וכדי להבין, ברצוני להחזיר אותנו ל-1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.ولبداية مساعدة ذلك، أريد أن أنتقل بكم إلى عام 1835.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Bardzo chciałbym go pokazać.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Dan saya ingin memperlihatkannya.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Et j'aimerais vous le montrer.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Ich würde es Ihnen gern zeigen.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.특별히 오늘 강연을 위해 제작한 것입니다 자, 그럼 시작하겠습니다
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Näyttäisin sen mielelläni.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Şi pe care aş vrea să vi-l arăt
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Szeretném bemutatni.
Özellikle bu duruma uygun olsun diye yapılmış bir film ve bunu size göstermek istiyorum.Vou mostrá-lo.