İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.En ese momento uno arroja todo el lastre todas las certezas para adaptarse a la nueva situación.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.É nesse momento que deitamos fora todo o lastro, todas as certezas, para nos adaptarmos à nova situação.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Il momento in cui getti via tutta la zavorra, tutte le certezze, per adattarti alla nuova situazione.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.그 순간이 되면 여러분들은 모래주머니들, 즉 가지고 있는 확신들을 모두 던져 버리고 새로운 환경을 직면할 수 있을 것입니다.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Tehdy vyhodíte všechnu přítěž, všechny ty jistoty, abyste se přizpůsobili nové situaci.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Vtedy vyhodíte všetku záťaž, všetky istoty, aby ste sa prispôsobili novej situácii.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Wtedy właśnie wyrzucasz cały balast, wszystkie pewniki, aby dostosować się do nowej sytuacji.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Тогава изхвърляш целия баласт, всички сигурности, за да се адаптираш към новата ситуация.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.אז אתה זורק את כל הזבורית, את כל הדברים הבטוחים, כדי להתאים את עצמך למצב החדש.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.هنا يتوجب عليك ان تلقي كل الاحمال التي تحملها كل القناعات لكي تتأقلم مع الوضع الجديد
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.確実性を捨て去り 新しい状況に対応するのです 実際
İşte yine parasal sistemin bir duruma dönüştürdüğü bir fikir.Aquí hay otra idea convertida en una situación en el sistema monetario
İşte yine parasal sistemin bir duruma dönüştürdüğü bir fikir.Berikut adalah ide lain, yang menjadi situasi, di dalam sistem moneter.
İşte yine parasal sistemin bir duruma dönüştürdüğü bir fikir.[Senso della proprietà e status sociale] Ecco un altra idea trasformata in situazione nel sistema monetario
İşte yine parasal sistemin bir duruma dönüştürdüğü bir fikir.Voici une autre idée mise en situation au sein du système monétaire
İşte yine parasal sistemin bir duruma dönüştürdüğü bir fikir.Чувство за собственост и социален статус В монетарната система още една идея е превърната в действителност.
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -Néanmoins, elle peut être transformée en autres formes.
- İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -O que sabemos sobre trabalho?
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -Řekněme, že po stlačení došel píst až sem.
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -Så lad os sige jeg har skubbet stemplet hertil.
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -След като съм го натиснал, буталото идва до тук.
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -נגיד שדחפתי והבוכנה נעה את המרחק הזה.
İttirdikten sonra piston bu duruma geldi. -اذا , بعد الضغط سيقطع المكبس هذه المسافة
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Dan dia pergi ke spesialis saraf yang terkagum-kagum.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Ela foi a um neurologista que ficou fascinado.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Elment egy ideggyógyászhoz, aki le volt nyűgözve.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Et elle est allé voir un neurologiste qui était fasciné.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.La donna consultò un neurologo, che rimase affascinato.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Och hon gick till en neurolog som blev fascinerad.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Og hun tog til en neurolog der blev fascineret.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Poszła do neurologa, który był zafascynowany.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Și a mers la un neurolog care a fost fascinat.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Sie ging zu einem Neurologen, der davon fasziniert war.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Šla k neurológovi, ktorý bol z toho nadchnutý.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Tak šla k neurologovi, který byl fascinován.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Và cô ấy đã đến gặp một bác sỹ chuyên khoa thần kinh và ông ấy đã bị mê hoặc.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Zij ging naar een zenuwarts, die gefascineerd was.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Και πήγε σε έναν νευρολόγο ο οποίος εντυπωσιάστηκε.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.И она пошла к неврологу, который был поражён.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.Тя отишла при невролог, който бил смаян.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.היא הלכה לנאורולוג שהיה מאותגר ומסוקרן בעצמו.
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.ذهبت هذه المرأة إلى طبيب أمراض عصبية وقد أذهله الأمر
Kadın bir nöroloğa gitmiş, nörolog bu duruma hayran kalmış.まず 歯磨き粉が原因ではないかと考えたのですが
Karşı çıkan Nijeryalılar ise bu duruma #ChildNotBride hashtagi ile tepkisini göstermişti.Se informó que Yerima pagó a los padres de la niña US$100,000 de dote.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Az izmok fagyosak, bénultak-- dystoniás, ahogy mi nevezzük.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Các cơ đông cứng, tê liệt we gọi đó là chứng co giật cơ mất kiểm soát*
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.De spieren waren bevroren, verlamd - dystonisch noemen we dat.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Die Muskeln waren erstarrt, gelähmt -- dystonisch nennen wie das.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.I muscoli erano congelati, paralizzati - distonici, come diciamo.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Les muscles étaient gelés, paralysés -- dystonique est comment nous qualifions cette condition.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Lihakset olivat jähmettyneet, halvaantuneet -- dystoniset, kuten sanotaan.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Los músculos estaban helados, paralizados - distónicos como decimos.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Mięśnie były zmrożone, sparaliżowane, dystoniczne jak to określamy.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Mușchii erau înghețați, paralizați -- distonici, în limbaj medical.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Musklerna var frusna, paralyserade -- vi kallar det för dystoni.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Os músculos estavam congelados, paralisados ... aquilo a que chamamos "distónicos".
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Otot-ototnya membeku, lumpuh-- kami menyebutnya "dystonic."
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Svaly byly ztuhlé - dystonické, jak říkáme my.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Οι μύες είχαν παγώσει, παραλύσει -- δυστονικοί.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Мускулите бяха замразени, парализирани - дистонични както ние ги наричаме.