"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi." 이 사람이 저의 어머니라면, 왜 제가 모정을 느끼지 못하죠?"라고 합니다, 또는, 무서움이 될 수 있겠죠? 만일 경우가 그렇다면요.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.lui dice, "Ma come mai, se è mia madre, non avverto nessun calore?" O terrore, a seconda del caso? Giusto?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Maar als dat mijn moeder is, waarom voel ik dan geen warmte?" Of doodsangst, dat zou natuurlijk ook kunnen.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Mas como é que, se é a minha mãe, não sinto qualquer apego?" — ou pavor, consoante o caso.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Але як же, якщо це - моя мати, я не відчуваю тепла?" Або жаху, як іноді теж трапляється? Правильно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Но как же, если это моя мама, я не испытываю тепла?" Или страха, как иногда случается? Верно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.הוא אומר "אם זאת אמא שלי, איך אני לא מרגיש חם בלב?" או אימה, כן? תלוי באיזו אמא.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.يقول، "ولكن لماذا، إذا هي أمي، لا أشعر بالدفء؟" أو بالرهبة، على حسب الحالة؟ صحيح؟
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.「恐怖」ということもあるかもしれませんよね? (笑)
Eğer bugünkü duruma bakarsak 1 sene önce yaptığımız yatırımın karşılığı今日、$102の物が買える価値を 投資し、
Eğer g'yi alırsak, önceki duruma geri döneriz. .Jeżeli weźmiemy g, to wrócimy do tego samego punktu.
Eğer g'yi alırsak, önceki duruma geri döneriz. .Ако можехте да вземете g, щяхте да отидете обратно към същата точка.
Eğer g'yi alırsak, önceki duruma geri döneriz. .اذا كان يمكنك اخذ g فأنت بلتالي ستعود لنفس النقطة
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.Jeżeli spojrzymy na ich kluczowe zasoby, to zauważymy, że musieli stać się dobrzy w całej gamie spraw.
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.핵심 자원의 경우에도 여러 가지를 충분히 습득할 필요가 있었습니다
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.Тож, якщо подивитися на їх ключові ресурси, власне, їх потрібно стати кращими у серії різних речей.
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.فلو ألقيت نظرة على مواردهم الرئيسية، فستجد أنهم كانوا بحاجة إلى إجادة الكثير من الأمور
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.様々なことを習得する必要があったことが分かります 在庫管理に精通する必要もありました
Eğer lafı kısa kesmemi isterseniz, bence derhal bu duruma son verin.C'est la même chose! Je vous suggère d'arrêter le caméra maintenant...
Eğer lafı kısa kesmemi isterseniz, bence derhal bu duruma son verin.¡Es lo mismo! A menos de que me quieran escuchar seguir y seguir hablando de esto...
Eğer lafı kısa kesmemi isterseniz, bence derhal bu duruma son verin.To jest to samo! Jeśli nie chcecie słuchać mojego słowotoku na ten temat.
Eğer lafı kısa kesmemi isterseniz, bence derhal bu duruma son verin.もう終わりにして!
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ak sa v takejto situácii ocitneme, bude to ako keby ste sa prejedli a hrozil vám infarkt.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.BG: jika Anda dalam situasi itu, bagai Anda makan terlalu banyak, dan akan terkena serangan jantung.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.BG: Se chegarmos a essa situação, é como se comêssemos demais e estivéssemos à beira de um ataque cardíaco.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Dacă ajungem în situația asta e ca și când ai mânca prea mult și ești pe punctul de a avea un atac de cord.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ha abba a helyzetbe kerülünk, ami olyan mintha túlettük volna magunkat, és szívroham kerülgetne.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.빌: 만약 그런 상태에 처한다면, 너무 많이 먹어서 심장마비 직전에 다다른 것과 유사합니다.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Pokud se dostaneme do této situace, je to něco jako když ses přejídal, a teď ti hrozí infarkt.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Si entras en esa situación, es como si hubieras comido de más, y estás a punto de tener un paro cardíaco.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Was macht man dann?
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.W takiej sytuacji to jak atak serca w wyniku przejedzenia.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Όταν είσαι σε αυτήν την κατάσταση, είναι σαν αν ήσουν παχύσαρκος και πλησίαζες στο έμφραγμα.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Ако попаднем в такава ситуация, ще е все едно си преяждал и си на път да получиш инфаркт.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.Такая ситуация похожа то, как если постоянно переедать, а потом оказаться на пороге сердечного приступа.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.ב.ג.: אם נגיע למצב הזה זה כמו שאכלת יותר מדי, ואתה עומד לקבל התקפת לב
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.بيل: إذا وصلت لذلك الموقف ، إنها مثل أن تأكل بإسراف، وتكاد تصيبك نوبة قلبية.
Eğer o duruma geldiysen, çok yemek yiyormış da kalp krizi geçirmek üzereymişsin gibi olur.食べ過ぎて 心臓発作を起こしてしまったようなものです どうしますか?心臓手術が必要かもしれません
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, beruhige dich, ruhe dich aus, ich werde deine Entlassung vorbereiten.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloísa, du calme, repose-toi, je vais préparer ta sortie.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, uspokój się i odpoczywaj, ja przygotuję twój wypis.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen. Benim seni uygun duruma getirmek için hazırlamam gerekir.Eloisa, ηρέμησε και ξεκουράσου, θα ετοιμάσω την απαλλαγή σου.
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınAby dostać się do okna optymalizator, I naciśnij klawisz [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınAhhoz, hogy jobbá tenni ablak, nyomja meg a [F4] gombot
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınChcete-li dostat do Okna optimalizace, stisknutí klávesy [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınĐể có được cửa sổ trình tối ưu hóa, tôi bấm phím [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basın최적화 프로그램 창에 도착, [F4] 키를 누릅니다.
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınFor at komme til vinduet optimizer, jeg trykker på tasten [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınOm naar het venster optimizer, ik druk op de toets "F4"
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınPara chegar à janela do otimizador, pressiono a tecla [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınPara llegar a la ventana del optimizador, pulse la tecla [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınPentru a ajunge la fereastra de optimizare, apăsarea tastei [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınPer ottenere la finestra di ottimizzatore, premere il tasto [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınPour accéder à la fenêtre de l'optimiseur, j'appuie sur la touche [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınSaada optimizer-ikkunaan painamalla [F4]-näppäintä
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınUm das Fenster "Optimierer" erhalten, Taste ich die [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınΝα πάρει στο παράθυρο optimizer, πατάω το πλήκτρο [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınЧтобы попасть в оптимизатор окно, я нажмите клавишу [F4]
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınЩоб отримати вікно оптимізатора, натискання клавіші "F4"
En iyi duruma getiricisi penceresine geri almak için ben [F4] tuşuna basınכדי להגיע אל החלון ממטב, אני לוחץ על מקש "F4"