O adam gelecek hafta duruşmaya gidiyor.That man is going on trial next week.
Birçok gazete muhabiri duruşmaya katıldı.Many newspaper reporters attended the trial.
Tom duruşmaya gelmeyecek.Tom won't show up for trial.
I. Mariamne'nin annesi Aleksandra duruşmaya katıldı ve öz kızını suçladı.Mariamne I's mother Alexandra made an appearance and incriminated her own daughter.
19 Haziran günü IMT Komisyonu'nunda duruşmaya çıktı.On 19 June he appeared before a preliminary hearing of the IMT Commission.
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife."महिलांच्या व्यथा ऐकून नाना, मकरंद गहिवरले (Marathi Content)".
Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.Then on the Day of Resurrection you will dispute before your Lord.
Sonra Diriliş Günü, Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınızThen on the Day of Resurrection you will dispute before your Lord.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Only 51 defendants attended the trial because the space could not hold more defendants.
Klusmire Perşembe günkü duruşmaya kadar gözaltında tutulacak.He will remain in custody until a hearing Thursday.
Çavuş Robert Judd duruşmaya karılmadı fakat bir avukat tarafından duruşmada temsil edildi.Army Sgt Robert Judd did not appear in person, but was represented by a lawyer.
Duruşmaya katılan sanıkların 12'si de suçsuz olduklarını ileri sürdü.All 12 of the defendants who were present for their arraignment pleaded not guilty.
Ratko Mladiç 3 Haziran Cuma günü Lahey'de düzenlenen duruşmaya katıldı. [Reuters]Ratko Mladic attends a hearing at The Hague on Friday (June 3rd). [Reuters]
Trifunoviç duruşmaya katılmayı planlamadığını söyledi.Trifunovic indicated he does not plan to attend.
Mahkeme sözcüsüne göre Kovaçeviç duruşmaya katılamayacak kadar hastaydı.According to a court spokesman, Kovacevic was too sick to attend the hearing.
Aralık 2002'de Brown için tutuklama emri verildi fakat Brown duruşmaya gitmedi.[44]Thus, in late December 2002, an arrest warrant was set up for Brown skipping the hearing.[44]
Duruşmaya rağmen protestolar devam etti.Despite the trial, the protests continued.
Duruşmaya katılmadığından, onu gıyaben yargılanmasına karar verildi. [1]Since he failed to appear for the trial, it was decided to try him in absentia.[47]
Fakat çok hasta olduğundan duruşmaya çıkamadı.Je ne pus le rencontrer parce qu'il était malade.
I. Mariamne'nin annesi Aleksandra duruşmaya katıldı ve öz kızını suçladı.La madre de Mariamna I, Alejandra, también incriminó a su propia hija.
Fakat çok hasta olduğundan duruşmaya çıkamadı.Губернатор присутствовать не мог, так как был болен.
Sonraki gün, Moore duruşmaya tekrar çağrılır ve Emily'nin ölmeden önce yazdığı mektubu okur.في اليوم التالي ، أخذت مور الشاهدة تقف مرة أخرى وتقرأ رسالة كتبتها إميلي قبل وفاتها.
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.Após a liberação os sorédios se dispersam para se estabelecerem em novos locais. «soredium».
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.Аналогічно з «Morden» = «мордва» виникло : «Mirddin».
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.Begge ble imidlertid frikjent for anklagene. ^ «The Cassandra Crossing».
I. Mariamne'nin annesi Aleksandra duruşmaya katıldı ve öz kızını suçladı.Ibu Mariamne muncul dan memberatkan anaknya sendiri.
Duruşmaya TCDD avukatı katılmadı.Sidang kasus e-KTP belum selesai.
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.』のレギュラーである塚地が出演するほか、『LIFE!
Sonraki gün, Moore duruşmaya tekrar çağrılır ve Emily'nin ölmeden önce yazdığı mektubu okur.Ondje on čita pismo koje mu je Emily napisala prije nego li je umrla.
Duruşmada madenci yakınları sanıkların duruşmaya getirilmemesine tepki gösterdi.V prípravnom konaní svedčila v neprospech odsúdených.
Oğlu duruşmaya götürüldükten sonra uzun süre haber alamayınca parasız kalır ve açlıktan ölür.Kui ta seda kaua aega ei leia, siis ta sureb nälga.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.51 accusés seulement assistaient aux audiences parce que l'espace ne pouvait en contenir davantage.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Nur 51 Angeklagte waren im Gerichtsprozess anwesend, denn es gab nicht genug Raum für mehr Angeklagte.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Slechts 51 aangeklaagden woonden de zitting bij omdat er geen plaats meer was voor de anderen.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Solo 51 acusados asistieron al juicio, porque no había espacio para más acusados.
Duruşmaya katılmak zorunludur.Es obligatorio acudir al juicio.
Duruşmaya katılmak zorunludur.Il est obligatoire de participer au procès.
Duruşmaya katılmak zorunludur.Man måste delta i rättegången.
Duruşmaya katılmak zorunludur.Oikeudenkäyntiin on pakko osallistua.
Duruşmaya katılmak zorunludur.من الإجباري المشاركة في جلسة التداول القضائي.
Duruşmaya katılmak zorunludur.审判结束后,法院作出判决。
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır. Duruşmaya katılmak zorunludur.В суд вызывают потерпевшего, подозреваемого в совершении преступления и свидетелей.