Ana içeriğe geç
Sözlük

dursun ile cümle

dursun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kötü bir adam koy düşmanın başına, Sağında onu suçlayan biri dursun!הפקד עליו רשע ושטן יעמד על ימינו׃
Kötü bir adam koy düşmanın başına, Sağında onu suçlayan biri dursun!فاقم انت عليه شريرا وليقف شيطان عن يمينه‏‎.
Kötü bir adam koy düşmanın başına, Sağında onu suçlayan biri dursun!願 你 派 一 個 惡 人 轄 制 他 、 派 一 個 對 頭 站 在 他 右 邊
Kötü bir adam koy düşmanın başına, Sağında onu suçlayan biri dursun!願你派一個惡 人 轄制 他 、 派一個對頭 站 在 他 右邊
Ne haber, bebek? Hey, bomba orada dursun!Félre a bombával, fúrunk!
Ne haber, bebek? Hey, bomba orada dursun!-Harry, jak se vede?
Ne zaman dönüyor senin patronlar Dursun abi?Μυρίζει υπέροχα. Ευχαριστώ για το φαγητό.
Ne zaman dönüyor senin patronlar Dursun abi?Хайде, скъпа. Да не изстине храната.
- O halde dursunlar?- Así que debo dejarlos vivir?
- O halde dursunlar? - Evet.Jadi aku harus biarkan mereka hidup?/ Ya.
- O halde dursunlar? - Evet.- Γι 'αυτό να τους αφήσουμε να ζήσουν; - Ναι.
- O halde dursunlar? - Evet.- Така че аз трябва да ги оставиш да живеят?
- O halde dursunlar? - Evet.?אז לתת להם לחיות .כן -
- O halde dursunlar? - Evet.لذا ، أمن الجيد أن أتركهم أحياء؟ - نعم -
- O halde dursunlar?- Så jag ska låta dem leva?
- O halde dursunlar?- Så jeg skal lade dem leve?
- O halde dursunlar?- Szóval, életben hagyjuk őket?
- O halde dursunlar?Zal ik ze laten leven?
- O halde dursunlar?Значи, да ги оставим живи? Да.
-Önemli şeyler mi? -Sende dursun.-Τα πιο σημαντικά; -Κράτα το αυτό.
Orta parmağınızı ikinci vektör yönünde uzatın ve diğer parmaklarınız yapması gerektiği gibi dursun. -첫번째 벡터 방향으로, 중지 손가락을 두번째 방향으로, 그리고 나머지 손가락은 있는데로 놔두시고요
Orta parmağınızı ikinci vektör yönünde uzatın ve diğer parmaklarınız yapması gerektiği gibi dursun. -la dirección del segundo vector, y tus otros dedos hacen lo que tengan que hacer.
Orta parmağınızı ikinci vektör yönünde uzatın ve diğer parmaklarınız yapması gerektiği gibi dursun. -中指は第二のベクトルの方向になり、 他の指はそのままにします。 なので、これはiの方向へと向き、
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Dia tahu setiap tunggul kubis di th 'kebun, apalagi th' orang.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Egli conosce ogni ceppo di cavolo in th 'giardini, per non parlare di Th' persone.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Él conoce cada tronco de col en th 'jardines, por no hablar de th' la gente.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ele conhece cada toco de repolho no th 'jardins, muito menos th' pessoas.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."El stie fiecare butuc varză în data de" grădini, să nu mai vorbim-lea "de oameni.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Er kennt jedes Kraut Stumpf in th 'Gärten, geschweige denn th' Menschen.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Han kender hver kål stub i th 'haver, endsige th' mennesker.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Hän tuntee jokaisen kaali kanto th" puutarhoissa, puhumattakaan th "ihmisiä.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Han vet var vitkål stubbe i th trädgårdar, än mindre th" människor.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Hij kent elke kool stomp in th 'tuinen, laat staan ​​dat th' mensen.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Il connaît chaque trognon de chou dans les e 'jardins, sans parler de e' les gens.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."그는 일의 모든 배추 그루터기 사람들의 정원, 일 커녕 '알아.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ông ấy biết mỗi gốc bắp cải trong vườn thứ ', hãy để một mình lần thứ' người.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On pozná každý kapusta peň th 'záhrady, nieto th' ľudí.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On ve vse zelje štor v th" vrtove, kaj šele th "ljudi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On wie, co kikut kapusty w th" ogrodów, nie mówiąc już th "ludzi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On zná každý zelí pařez th 'zahrady, natož th' lidi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Tudja, minden káposzta csonkja a th" kertekben, nemhogy én "az embereket.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ξέρει κάθε κούτσουρο λάχανο σε χιλ." κήπους, πόσο μάλλον Θ 'τους ανθρώπους.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Він знає кожен пень в капусту й 'садів, не кажучи вже про-го" людей.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Он знает каждый пень в капусту й 'садов, не говоря уже о-го" людей.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Той знае, че всеки зеле пън ти" градини, камо ли да ти "хора.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."הוא יודע כל גדם כרוב ה 'גנים, שלא לדבר על ה' אנשים.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir.واضاف "انه يعرف كل جذع الملفوف في ال' الحدائق ، ناهيك عن ال 'الناس.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir.彼は前にここで少し田舎娘を見たことがないだ、すべて知った"と彼はfindinに曲がっている"
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Allora nonno deve restare fermo?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Atuci bunicul trebuie s astepte?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Borde då farfar bara vara still?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Dann soll Grossvater sich still verhalten?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Est-ce que Grand-père devrait juste se contenter d'attendre ?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Lalu Kakek hanya harus berdiam diri saja?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Moet opa dan gewoon toekijken?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Naj torej dedek obsedi križem rok?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Vậy chẳng lẽ ông nên ngồi yên à?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Więc dziadek powinien jeszcze tak zostać?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Τότε απλά θα πρέπει να κάτσω και να μην κάνω τίποτα;
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Тогда дедушка должен просто остаться в стороне?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod