Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Aber stattdessen fand ich ein Land vor, das komplett ideologisch war und das ich nicht mehr wiedererkannte.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Dar în schimb, am găsit o țară care era total ideologică și pe care eu nu o mai recunoșteam.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Ennek ellenére egy olyan országba érkeztem, ami teljesen ideologikus volt, rá sem ismertem.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Invece, ho ritrovato un paese che era totalmente ideologico e che non riuscivo più a riconoscere.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.그러나, 저는 완전히 관념적이고 제가 더이상 알아 볼 수 없는 나라로 돌아오게 되었습니다.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Maar in plaats daarvan, trof ik een land aan dat volledig ideologisch was en dat ik niet meer herkende.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Mais au lieu de ça, j'ai retrouvé un pays que était totalement idéologique et que je ne reconnaissais plus.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Mas, em vez disso, encontrei um país que estava totalmente ideológico e que eu já não reconhecia.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Místo toho jsem našla naprosto zideologizovanou zemi, kterou jsem vůbec nepoznávala.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Namun, saya menemukan negara yang benar-benar ideologis negara yang tidak saya kenali lagi.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Nhưng thay vì thế, tôi nhận ra một đất nước thuộc một ý thức hệ mà tôi không thể nhận ra nữa.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Pero en cambio, encontré un país totalmente adoctrinado que no pude reconocer.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Zamiast tego, zastałam kraj na wskroś ideologiczny, którego już nie rozpoznawałam.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Αλλά αντιθέτως βρήκα μία χώρα τελείως ιδεολογική και την οποία δεν αναγνώριζα πλέον.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Але натомість, я знайшла країну, що була докорінно ідеологізованою і яку я більше не впізнавала.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Но вместо това открих страна, която беше напълно идеологическа, и която не разпознавах повече.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.אך במקום זאת, מצאתי מדינה שהיא אידיאולוגית לחלוטין ושכבר לא זיהיתי.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.لكن بدلا من ذلك، وجدت البلاد عقائدية تماما والتي لم أتعرف عليها بعد.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.完全なイデオロギー国家でした 私の知る故郷はありませんでした さらに私が
Bu yüzden başın dik dursun Billy dostum.Так что держи голову выше, Билли, приятель. Как Капитан Молот всегда говорит.
Demek Dursun Kaptaný da uydurdunuz kendinize ha? Fena mý ettik?Ох..това е страхотно.
Demek Dursun Kaptaný da uydurdunuz kendinize ha?Αχ Θεέ μου...αισθάνομαι τόσο καλά.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.De boeken vermelden niet eens het feit dat we naakt zijn, laat staan een reden ervoor.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.El Syllabus ni siquiera menciona el hecho de que no tengamos pelo, y mucho menos buscan una razón para ello.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.I programmi di studio non citano nemmeno la nostra assenza di peli, né tantomeno ne cercano il motivo.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.강의 요강에서는 그 이유는 물론 우리가 벌거숭이란 사실조차 언급하지 않습니다.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Kursplanerna nämner inte ens att vi är nakna, än mindre söker en orsak till det.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Læseplanen omtaler ikke engang den kendsgerning at vi er nøgne for ikke at tale om grunden til det.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Osnovy se nezabývají ani faktem, že nemáme srst, natož jehož příčinou.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Programele de învățământ nici nu menționează că suntem goi și cu atât mai puțin caută motivul pentru asta.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.W nauczaniu nie porusza się kwestii braku futra, a co dopiero powodów tego braku.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Η διδακτέα ύλη δεν αναφέρει καν το γεγονός ότι είμαστε γυμνοί, πόσο μάλλον μία αιτία για αυτό.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Учебната програма дори не споменава факта, че сме голи, камо ли да търсят причина.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.תוכנית הלימודים לא מזכירה אפילו את העובדה שאנחנו עירומים, שלא לדבר על לחפש סיבה לכך.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.حتى المنهج لم يذكر حقيقة اننا عراة ناهيك عن البحث عن اجابة لذلك
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.その事実すら 触れていません 学界を見習っているホライズン誌は
Dursun Kaptan.Στο Βόσπορο.
Dursun Kaptan.Добър апетит!
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.3000人から4000人います。
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Aşadar va trebui să pun o parte din bani deoparte.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Dus ik moet altijd geld apart houden.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Je dois donc garder une partie de l'argent de côté.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Musím tedy držet nějaké peníze stranou.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Quindi devo tenere un po' di soldi da parte.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Se colocam em um dia e e depois não conseguem tirár o dinheiro eles vão ficar muito desconfiados de mim.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Si depositan su dinero un día y luego no lo pueden recuperar esto generaría sospechas sobre mí.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Vì vậy, tôi phải giữ một số tiền để dành.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Więc muszę mieć część pieniędzy odłożone.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Затова ще трябва да заделя една сума настрани.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.Так что я должен держать часть денег отложить в сторону.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.לכן אני צריך לשמור על חלק הכסף בצד.
En iyisi, topladığım bu mevduatın bir kısmını kenara ayırayım, likidite ihtiyacını karşılamak üzere dursun.لذا لا بد لي من الابقاء على بعض من المال جانبا.
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!(108:15) да будут они всегда в очах Господа, и да истребит Он память их на земле,
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!altid være de, HERREN for Øje; hans Minde vorde udryddet af Jorden,
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Antes estejam sempre perante o Senhor, para que ele faça desaparecer da terra a memória deles!
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Biarlah dosa mereka selalu diingat TUHAN, dan tak ada yang mengenang mereka di bumi
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Bodo naj vedno pred očmi GOSPODU, da iztrebi z zemlje njih spomin.
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Buďtež před Hospodinem ustavičně, až by vyhladil z země památku jejich,
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Der HERR müsse sie nimmer aus den Augen lassen, und ihr Gedächtnis müsse ausgerottet werden auf Erden,
Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!De være alltid for Herrens øine, og han utrydde deres minne av jorden,