durmuş ile cümle
durmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuTåget hade stannat på en station och fru
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuTàu đã dừng lại tại một trạm và bà
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuToget var standset ved en station og Mrs
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuTrenul oprise la o staţie şi doamna
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuVlak se je ustavil na postaji in ga
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuVlak zastavil ve stanici a paní
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuVlak zastavil v stanici a pani
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuΤο τρένο είχε σταματήσει σε ένα σταθμό και την κα
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuВлакът е спрял на гара и г-жа
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuПоезд остановился на станции и миссис
Tren istasyonu ve Bayan durmuştuПоїзд зупинився на станції і місіс
Tüm (çalışan veya durmuş) konteynerler için istatistikleri görüntüleExibe estatísticas para todos os containers (tanto em execução como parados)
Tüm (çalışan veya durmuş) konteynerler için istatistikleri görüntüleZeige Statistiken für alle Container (laufende und gestoppte)
Tüm (durmuş veya çalışan) docker konteynerlerini listeleLista todos containers docker (em execução e parados)
Tüm (durmuş veya çalışan) docker konteynerlerini listeleListe laufende und gestoppte Container auf
Tüm (durmuş veya çalışan) docker konteynerlerini listeleLister tous les conteneurs Docker (en cours d'exécution et arrêtés)
Tüm (durmuş veya çalışan) docker konteynerlerini listele全てのdockerコンテナを表示する(実行中・停止中、両方のコンテナ)
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.A może oni się zatrzymali mając nic do picia, też.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.A možná, že přestali mít něco k pití, taky.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.A možno, že prestali mať niečo na pitie, taky.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Dan mungkin mereka berhenti memiliki sesuatu untuk minum juga.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.E forse avevano smesso di avere qualcosa da bere, anche.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.En misschien zijn ze gestopt waren met iets te te drinken,.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.És talán ők már nem rendelkezik valamit inni is.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.E, talvez, eles pararam de ter alguma coisa para beber também.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Et peut-être qu'ils avaient cessé d'avoir quelque chose à boire, aussi.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.In morda so bili zaustavljeni, ki imajo kaj za piti, preveč.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Ja ehkä he olivat lakanneet ottaa mitään juotavaa, too.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.아마도 그들은 아무것도 술 그만 두었고했다.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Och kanske hade de slutat att ha något att dricka också.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Og måske havde de holdt op med at have noget at drikke, også.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Şi poate că ei au încetat având ceva de băut, de asemenea.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Und vielleicht hatten sie damit aufgehört, etwas zu trinken, auch.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Và có lẽ họ đã không còn có bất cứ điều gì để uống, quá.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Y tal vez había dejado de tener algo de beber, también.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.Και ίσως να είχαν σταματήσει με τίποτα να πιει, πάρα πολύ.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.И, возможно, они остановились, имеющие что-нибудь выпить, тоже.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.И може би те са спрели нещо за пиене, прекалено.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.І, можливо, вони зупинилися, що мають що-небудь випити, теж.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.ואולי הם הפסיקו שותה כלום, יותר מדי.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.وربما كان لديهم أي شيء بعد أن توقفت عن شرب أيضا.
Ve belki de, bir şey de, içmek zorunda durmuştu.彼の姉妹は、しばしば、彼はビールを持っていたと喜んで提供されるかどうか、父親に尋ねた
Ve düşmeye başladım. Bugüne kadar da düşüş henüz durmuş değil.E ainda hoje, a queda não parou.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Była ekstremalnie wyziębiona, a jej serce nie pracowało.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Cô ấy đã cực lạnh, tim ngừng đập.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Ei îi fusese extrem de frig, și nu avea puls.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Elle était extrêmement froide et n'avait plus de pouls.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Estaba extremadamente fría, y su corazón no latía.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Il suo corpo era gelido e non aveva battito.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu. Kelimenin tam anlamıyla donarak ölmüştü.Sie war extrem ausgekühlt und sie hatte keinen Herzschlag - sie war in jeder Hinsicht tot, erfroren.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.그녀의 몸은 말도 못하게 차고 맥박도 없었습니다.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Ze was extreem koud, en had geen hartslag.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Била изключително студена и нямала пулс.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.Она совершенно замерзла, ее сердце не билось.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.היא היתה קפואה מאד, וליבה לא פעם.
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.لقد كانت باردة جدًا ولم يكن قلبها ينبض
Vücudu o kadar soğumuştu ki kalp atışları tamamen durmuştu.脈もありませんでした 事実上凍死でした
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››In divji osli, stoječ na golih gričih, duškajo kakor šakali; hirajo jim oči, ker ni zelenjave.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››들 나귀들은 자산 위에 서서 시랑같이 헐떡이며 풀이 없으므로 눈이 아득하여 하는도다
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Những lừa rừng đứng trên các gò trọi , hít hơi như chó đồng , vì không cỏ nên mắt lòa .
İlgili Sayfalar