durmayacağım ile cümle
durmayacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ne olursa olsun, ben müzik yapmayı durmayacağım..Come what may, I won't stop making music.
Asla durmayacağım.I'll never stop.
Bütün gün burada durmayacağım.I won't stand here all day.
Sadece bir şey yapmadan durmayacağım ve ne olduğunu görmeyeceğim.I'm not just going to wait around and see what happens.
Orada fazla durmayacağım.I won't stay there very long.
İntikamımı alana dek durmayacağımı biliyorsun.You know that I won't stop until I get my revenge.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough covered that last night, so I won't dwell on that too much.
Ama... ...durmayacağım.But... I won't.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.That's another story we won't even get into.
Pekala, giris kisminin uzerinde durmayacagim, haydi baslayalim.Well.
"Umutsuzluğunun önünde durmayacağım."I will not stand for your desperation."
Ama... ...durmayacağım.De... nem akarom.
Ama... Durmayacağım.De... nem akarom.
Ama... ...durmayacağım.Αλλά... Δεν θέλω.
Ama... Durmayacağım.Αλλά...δεν θέλω.
Ama... Durmayacağım.لكن...لا اريد
Ama... ...durmayacağım.لكن لا اريد ان اكون هكذا
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough a vorbit despre asta seara trecută, deci nu voi insista prea mult.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough en a parlé hier soir, alors je ne vais pas trop m'étendre la dessus.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough habló de eso anoche, así que no me ocuparé mucho de ello.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough had het hierover gisteren dus ik zal hier niet teveel over uitweiden.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough 씨가 어젯밤에 말씀하셨죠. 저는 간단히만 말할게요.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough membahasnya tadi malam, jadi saya tidak akan menggali lebih dalam.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough mówił o tym wczoraj, więc powiem krótko.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough ne ha parlato l'altra sera, quindi non mi dilungherò molto.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough o nich hovoril včera, takže nebudem pokračovať.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough sprach gestern abend davon, also werde ich nicht näher darauf eingehen.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough tog det igår, så jag ska inte älta det.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Bill McDonough toto téma včera večer pokryl, takže se v tom nebudu moc rýpat.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Erről Bill McDonough tegnapi előadásában volt szó, ezért most nem megyek bele.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.O Bill McDonough falou disso na noite passada, não vou divagar muito nisso.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Tối qua Bill MacDonough đã nói về vấn đề này, nên tôi cũng không nhắc lại nữa.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Ο Μπίλ ΜακΝτόνου το κάλυψε χθές, οπότε δεν θα εμβαθύνω πάρα πολύ.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Билл Макдонау вчера о них рассказывал, так что я не буду задерживаться на этой теме.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Бил МакДона говори за това предната вечер, ето защо няма да се спирам много тук.
Bill McDonough geçen gece bu konuyu işledi, bu yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.Білл МакДонах покрив такий вчора, тому не буду поки багато казати.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar. Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Gomer-nek kezdtek el becézni, de ez már egy másik történet.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Ale to inna historia, nie będę nawet o tym wspominać.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.C'est une autre histoire, que nous n'aborderons même pas.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Dar asta-i o altă poveste, în care nici măcar nu o să intrăm.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Das ist eine andere Geschichte, mit der wir uns nicht einmal beschäftigen werden.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Dat is een ander verhaal waar we ik nu niet verder op inga.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Det er en anden historie, som jeg ikke engang vil begynde på.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.É outra história que nem sequer vamos abordar.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Esa es otra historia de la que no vamos a hablar.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Itu kisah lain yang tidak akan saya bahas.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.그건 제가 시도하지도 않을만한 또 하나의 이야기입니다
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Nhưng đó là một câu chuyện khác mà chúng ta sẽ không đi sâu vào.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Questa è un'altra storia che non inizieremo neppure.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.To je iný príbeh, do ktorého sa nebudeme ani dostávať.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Αυτή είναι μια άλλη ιστορία, στην οποία δε θα αναφερθώ καν.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Което е друга история, в която няма да навлизаме.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Но это уже совсем другая история.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Це вже інша історія, в яку я не буду вдаватись.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.אבל זה סיפור אחר ולא ניכנס אליו.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.هذه قصة آخرى لا أريد الدخول فيها.
Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.首をくっつけ、心臓を治すために、何度も何度も
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Jag kan inte vila förrän jag ser hans lik med egna ögon.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Jeg kan ikke hvile, før jeg ser hans lig med egne øjne.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Lepään vasta, kun näen itse hänen ruumiinsa.