durmayı ile cümle
durmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.Вручную отжимать очень аккуратно, без перекручивания, либо не отжимать.
Türkiye Millî Şef İnönü yönetiminde savaşın dışında durmayı başardı.(2)O Sudão perdeu o direito a um representante na competição em função da Guerra Civil.
Britney boş durmayıp, sonbaharda Las Vegas konserlerine başlayacağını belirtti.Leonard sa först nej men till slut möttes de ändå våren 1987 i Las Vegas.
Dik duran ince dallara tutunarak durmayı tercih ederler.Вітростійка, краще переносить вапняні ґрунти.
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.Огляд, обробку та зважування дитини на цей час відкладають.
Pata yaparken ona yakın durmayınız.Bőrön keresztül ne szívódjon fel.
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmayı ifade eder.A párisi világkiállítás dohányai és dohánygyártmányai.
İçki ve alkollü ürünlerin tüketilmesinden uzak durmayı ifade eder.Kerülni kell az alkohol és a savasító ételek fogyasztását.
Bu ırktan olan bazı kediler kucakta durmayı sever ve çabuk kilo alırlar.Οι περισσότερες ράτσες γάτας αρέσκονται στο να ανεβαίνουν και να κάθονται σε μέρη με μεγάλο ύψος.
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.Barnet lærer i denne periode at gå, tale og sætte sin vilje igennem.
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmayı ifade eder.Tobaksrygning er inhalering af røgen fra tobaksvarer.
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.Halen bæres ringlet, men ikke for hardt rullet over eller nær inntil ryggen.
İçki ve alkollü ürünlerin tüketilmesinden uzak durmayı ifade eder."Chúng ta đang nói về việc ngăn chặn nhập khẩu và sản xuất rượu lậu.
1909 yılında ana kulüptan ayrılan takım, artık kendi ayakları üzerine durmayı düşünmekteydi.Gần cuối năm 1939, những người trong nhóm âm mưu nghĩ đã đến lúc nên hành động một lần nữa.
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.赤ちゃんは立って歩かずハイハイする。
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.対応する場合、間合いを取って相手に近づき過ぎないこと。
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.十善業道,是於十惡行所依止之處,遠離故而發起之業道: 不杀生:不杀害人类以及畜生下至昆虫等生命。
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.그때마다 못 참고 출격하려는 조홍을 가까스로 말린다.
Miyako gibi kavgayı sevmez ve uzak durmayı tercih eder.그러나 시키는 별다른 신경을 쓰지 않으며 오히려 아자카를 마음에 들어하는 것 같다.
Yine de ayakta durmayı başaran Morrison, Warner Bros Records'ta yeni şarkılar kaydetmeye başladı.Все пак накрая Брандес е толкова впечатлен, че ги взима в собствения си лейбъл Bros Records.
Uyuşturucu kullanımından uzak durmayı ifade eder.Odhalí sa, že sa lieči z drogovej závislosti.
Bir süre sonra kendi çabalarıyla kaykayın üstünde durmayı öğrendi.Dan za dnem spodletijo le njegovi poskusi da bi se približal Riti.
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.Mladi bobri so ob rojstvu odlakani, vidijo in se lahko gibljejo po brlogu.
Uyuşturucu kullanımından uzak durmayı ifade eder.Šalinti priežastį nutraukti medikamentų vartojimą.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.A fost însă o țară care a reușit să scape sau să stea deoparte de acest cerc vicios.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.C'è stato però un paese che è riuscito a sfuggire o rimanere fuori da questo circolo vizioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Det fanns dock ett land som lyckades fly eller hålla sig borta från den cykeln.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Er was echter één land dat is kunnen ontsnappen of wegblijven uit die vicieuze cirkel.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Es gab jedoch ein Land das fliehen oder sich fernhalten konnte von diesem Teufelskreis.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Houve, no entanto, um país que conseguiu escapar ou manter-se à margem desse ciclo vicioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Il y a un pays pourtant qui a réussi a s'echapper ou à se tenir a l'écart de ce cercle vicieux.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Jedna země však byla schopna uniknout, nebo zůstat stranou tohoto začarovaného kruhu.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.그러나 단 하나의 국가만은 그러한 악순환으로부터 벗어났거나 멀어져 있을 수 있었는데요,
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Mặc dù vậy, có một đất nước mà người dân có thể né tránh hoặc bỏ trốn khỏi vòng luẩn quẩn.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Napriek tomu, našla sa krajina, ktorá bola schopná uniknúť alebo nezúčastňovať sa tohto začarovaného kruhu.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Sin embargo hubo un país que pudo escapar, alejarse, de ese círculo vicioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tetapi ada satu negara yang berhasil lolos dari siklus setan tersebut.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tylko jeden kraj, zdołał się wydostać, lub trzymać się zdala tego błędnego koła.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Volt mégis egy ország ami képes volt kimenekülni vagy kimaradni ebből az ördögi körből.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Υπήρξε ωστόσο μία χώρα που μπόρεσε να ξεφύγει και να μείνει έξω από αυτόν τον φαύλο κύκλο.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Втім, була одна країна, яка змогла уникнути цього або залишилась поза цим зачарованим колом.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Има една държава, която успя да избяга или да остане настрана от този порочен кръг.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Хотя, была одна страна, которая смогла избежать или остаться в стороне от этого замкнутого круга.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.למרות זאת הייתה מדינה אחת שהצליחה להימנע מאותו מעגל קסמים.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.ولكن هناك بلد واحد استطاع ان يخرج من هذه الدائرة التي تسيطر على المنطقة
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.抜け出すことができた 国があります。 それは私の故郷の、トルコです。
Artık kamışı yerinde durmayı öğrenecekНикакой больше болтающийся трубочки Потому, что теперь она зафиксирована на месте
[Bir zenci ve bir beyaz çocuk saçma bir şeyler söylüyorlar] Durmayın, durmayın!¡No paréis!, ¡No paréis!
[Bir zenci ve bir beyaz çocuk saçma bir şeyler söylüyorlar] Durmayın, durmayın!Не спирайте!
Durmayı kaldırEliminar parada
Durmayı kaldırFjern stop
Durmayı kaldırJelzőpont eltávolítása
Durmayı kaldır조절점 제거
Durmayı kaldırOdstranit přerušení
Durmayı kaldırRemover a paragem
Durmayı kaldırRimuovi passaggio
Durmayı kaldırStopp entfernen
Durmayı kaldırStop verwijderen
Durmayı kaldırSupprimer l'arrêt
Durmayı kaldırTa bort stopp
İlgili Sayfalar