durması ile cümle
durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Fece fermare il carro e discesero tutti e due nell'acqua, Filippo e l'eunuco, ed egli lo battezzò
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Hij liet de wagen stilhouden en ging samen met Filippus het water in en Filippus doopte hem.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.I kazał stanąć wozowi; i zstąpili obadwaj w wodę, Filip i rzezaniec, i ochrzcił go.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.In ukaže ustaviti voz; in oba stopita v vodo, Filip in komornik, in ga krsti.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.I rozkázal státi vozu, a sstoupili oba do vody, i Filip i komorník. I pokřtil ho.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.이에 명하여 병거를 머물고 빌립과 내시가 둘 다 물에 내려가 빌립이 세례를 주고
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.mandou parar o carro, e desceram ambos � água, tanto Filipe como o eunuco, e Filipe o batizou.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Người biểu dừng xe lại ; rồi cả hai đều xuống_nước , và Phi-líp làm_phép báp - tem cho hoạn_quan .
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Người biểu dừng xe lại; rồi cả hai đều xuống nước, và Phi-líp làm phép báp-tem cho hoạn quan.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Och han lät vagnen stanna; och de stego båda ned i vattnet, Filippus och hovmannen, och han döpte honom.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Og han bød, at Vognen skulde holde, og de stege begge ned i Vandet, både Filip og Hofmanden; og han døbte ham
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Og han bød vognen holde, og de steg ned i vannet, både Filip og hoffmannen, og han døpte ham.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Y mandó parar el carro. Felipe y el eunuco descendieron ambos al agua, y él le bautizó
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.И приказал остановить колесницу, и сошли оба в воду, Филипп и евнух; и крестил его.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.І звелїв з'упинити воза; й увійшли обидва в воду, Филип і євнух; і охрестив його.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.ויצו להעמיד את המרכבה וירדו שניהם אל תוך המים פילפוס והסריס ויטבל אותו׃
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.فامر ان تقف المركبة فنزلا كلاهما الى الماء فيلبس والخصي فعمده.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.於 是 吩 咐 車 站 住 、 腓 利 和 太 監 二 人 同 下 水 裡 去 、 腓 利 就 給 他 施 洗
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.於是 吩咐車 站住 、 腓利 和 太 監 二 人 同 下水 裡 去 、 腓利 就 給 他 施洗
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.A tak studuji sociální média, což v podstatě znamená, že sleduji, jak se lidé přou.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.J'étudie les médias sociaux, ce qui signifie, de prime abord, que j'observe les gens débattre.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Nên tôi nghiên cứu truyền thông xã hội, nghĩa là với giả thiết đầu tiên, tôi quan sát người ta tranh luận.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Nos, én a szociális médiát kutatom, ami azt jelenti első megközelítésben, hogy megfigyelem mások vitáit.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Por eso estudio medios sociales, es decir, en una primera aproximación, veo a la gente discutir.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Studiez social media, adică, în mare, studiez cum se ceartă oamenii.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Studio i social media, il che significa, in prima approssimazione, che osservo la gente discutere.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Zajmuję się badaniem mediów społecznościowych, obserwuję jak ludzie się kłócą.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Μελετώ τα κοινωνικά μέσα, που σημαίνει, εκ πρώτης όψεως, ότι παρακολουθώ άτομα να διαφωνούν.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.Я изучаю социальные медиа, а значит, в первом приближении, я смотрю, как люди спорят.
Şu anda bunu, bakterilerin durmasını engellemek için hastanedeki yüzeylere uyguluyorlar.이 패턴을 병원의 벽면에 적용함으로써 세균번식을 저해하는 데에 활용하고 있답니다.
Şu anda bunu, bakterilerin durmasını engellemek için hastanedeki yüzeylere uyguluyorlar.שעכשיו שמה את זה על משטחים בבתי חולים כדי למנוע מהבקטריות להידבק אליהם.
Şu anda bunu, bakterilerin durmasını engellemek için hastanedeki yüzeylere uyguluyorlar.تضع على هذا النمط على أسطح المستشفيات لتمنع البكتريا من التكاثر .
Şu anda bunu, bakterilerin durmasını engellemek için hastanedeki yüzeylere uyguluyorlar.細菌がつかないようにしています その方が、今や多くの細菌が耐性を持つようになっている抗菌剤や
Su damlasının bir bütün hâlinde durmasının nedeni de budur.لذلك تتماسك القطرة مع بعضها
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Denk daran: Es ist nicht der Fall, der sie tötet, sondern der plötzliche Aufschlag auf dem Boden.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Denk eraan, het is niet de val die dodelijk voor haar is, maar de plotselinge stop aan het eind.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Hãy nhớ rằng, không phải cú ngã đã giết chết cô ta, mà là sự dừng lại đột ngột ở phía dưới.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.기억하세요, 그녀는 떨어져 죽는 것이 아니라 바닥에 갑자기 멈추기 때문에 죽는 것입니다.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Ne bo je ubil padec, temveč nenadna ustavitev na tleh.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Notem bem, não é a queda que a mata, mas a paragem brusca cá em baixo.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.N'oubliez pas, ce n'est pas la chute qui la tue, mais l'arrêt brutal.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Pamiętaj, to nie upadek ją zabije, tylko nagłe uderzenie o podłoże.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Recuerda, no es la caída lo que la mata, sino la parada abrupta allí abajo.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Ricordate, non è la caduta che la uccide, ma l'arresto improvviso alla fine.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Ține minte, nu căderea o ucide, ci oprirea bruscă jos.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Пам'ятайте, що її вбиває не саме падіння, а раптова зупинка вкінці польоту.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Помните, её убьёт не падение, а внезапная остановка внизу.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.זכרו, זה לא הנפילה שהורגת אותה, אלא העצירה הפתאומית בתחתית.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.تذكر، ليس السقوط هو الذي قتلها لكن التوقف المفاجئ في القعر
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.急に地面で止まるからだ 32階から落ちたとしよう
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Hace tiempo que observo cómo la humanidad comete los mismos errores, una y otra vez.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Ho osservato a lungo l'umanità, mentre ripeteva sempre gli stessi errori.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Længe har jeg set til, - - mens menneskeheden har gentaget sine fejltagelser.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Od dawna patrzę, jak ludzie powtarzają ciągle te same błędy.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Olen pitkään seurannut- -kun ihmiskunta tekee samat virheet yhä uudelleen.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Så länge har jag sett på... ...medan mänskligheten har upprepat sina misstag.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Παρακολουθώ εδώ και καιρό... ...την ανθρωπότητα να επαναλαμβάνει τα ίδια λάθη.
Uzun zamandan beri insanlığın aynı hataları... ...tekrar tekrar yineleyip durmasını seyrediyorum.Я давно слежу за тем... ...как человечество продолжает совершать одни и те же ошибки.
Vatandaş medyasının durması gerektiğine karar verdiler.Bylo dosti občanských médií.
Vatandaş medyasının durması gerektiğine karar verdiler.C'en était assez des médias citoyens.