TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Mutta TV-lähetykseen he halusivat minun olevan pystyssä, jotta ihmiset näkevät naamani.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Nhưng với truyền hình học muốn tôi đứng thẳng để họ có thể thấy mặt tôi, đơn giản là vậy.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Pero para la televisión quería que estuviera de pie para que se me pudiera ver la cara, básicamente.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.하지만 TV를 위해서 그들은 똑바른 자세를 원했습니다. 그래야 그들이 제 얼굴을 볼 수 있으니까요.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Όμως για την τηλεόραση με ήθελαν να είμαι σε όρθια στάση ώστε να μπορούν να βλέπουν το πρόσωπό μου.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.От телевизията настояха да съм прав, за да могат да виждат лицето ми.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.אבל עבור הטלוויזיה הם רצו שאהיה זקוף שיוכלו לראות את הפרצוף שלי
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.ولكن للتفاز كانوا يريدوني " قائماً " حيث يتمكن المشاهدون من رؤية وجهي
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.顔が見えるようにするためです もうひとつの問題点は
Üzerinizdeki takýmlar pek iyi durmamýţ. Suikast Giriţimi Sonucu Beţ Ţüpheli Vurularak ÖldürüldüEsses fatos não vos assentam bem.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Ich war also auf dem Weg dorthin und wurde gebeten, in Texas anzuhalten.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Ik was naar hier onderweg en werd gevraagd te stoppen in Texas.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Pe drum încolo am fost rugat să opresc în Texas.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Puis, j'étais sur le retour quand on me demanda de passer par le Texas.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Quando eu vinha a caminho para aqui. pediram-me para parar no Texas.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.W drodze tutaj zatrzymałem się w Teksasie.
Ve oraya doğru gidiyordum. Texas'ta durmam istenmişti.Тръгнах си от там и ме помолиха да спра в Тексас.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Begitulah cara saya sampai disini.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Daardoor sta ik hier nu.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Deshalb stehe ich heute hier.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Din cauza asta stau în fața voastră.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Đó là lí do tại sao tôi đứng trước mặt anh đây.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Gracias a eso estoy frente a Uds.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Grazie a questo sono qui oggi di fronte a voi.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.I tak oto stoję przed wami.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.그 덕분에 제가 지금 여러분 앞에 서 있을 수 있었습니다.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.To je ten, kdo dnes stojí před vámi.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Voilà comment je me tiens devant vous.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Ето как аз стоя пред вас.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.Поэтому, сегодня, я имею возможность стоять на этой сцене.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.ובזכות זה, אני עומד בפניכם.
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.وبسبب ذلك اصبحت اقف امامكم اليوم
Ve sizin önünüzde durmamın sebebi bu.タタ・グループとはそういうところです
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Aby to celé fungovalo, musejí mi samozřejmě ostatní důvěřovat.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Azért, hogy mindez működjön, nyilvánvalóan bizalmi helyzetben kell legyek.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.E dunque, perché ciò funzioni, devo senza dubbio trovarmi in una posizione di fiducia.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Et pour que tout cela fonctionne, évidemment je dois être dans une position de confiance.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Jadi agar semua bisa berhasil sudah jelas saya harus ada dalam posisi percaya.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.이 모든 것이 제대로 이뤄지기 위해서는, 분명히 저 자신이 신뢰의 상태에 있어야 합니다
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Opdat dit alles zou werken, moet ik natuurlijk een vertrouwenspositie bekleden.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Pentru ca totul să funcţioneze, e clar că trebuie să fiu pe o poziţie de încredere.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Por eso para que todo esto funcione obviamente tengo que estar en una posición de confianza.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Tak więc, aby to wszystko działało, muszę być w stanie zaufać.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Und damit das alles funktionieren kann, muss ich mich offensichtlich in einer Vertrauensposition befinden.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Vậy để thực hiện công việc này, tôi rõ ràng phải có niềm tin.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Така че за да работи всичко това, очевидно трябва да мога да се доверявам.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Так, чтобы всё это работало, очевидно, я должен вызывать доверие.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Тож, щоб все це спрацювало, очевидно, я маю зайняти позицію довіри.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.אם כך על מנת להצליח, עלי לתפוס עמדה של אמון.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.لكي يعمل كل هذا بشكل صحيح من الواضح ان علي ان اكون محل ثقة
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.信頼を築く必要があります オーケストラへの信頼が必要であり