Ordu durmamamızı emretti!Vi fick order om att inte stanna!
Ordu durmamamızı emretti!Vi fik ordre til ikke at blive!
Ordu durmamamızı emretti!Wojskowi zabronili nam się zatrzymywać.
Ordu durmamamızı emretti!Ο στρατός μας διέταξε να μη σταματήσουμε!
Ordu durmamamızı emretti!Армия отдала приказ не останавливаться!
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Blijkt dat kruiswoordpuzzels oplossen sommige effecten van Alzheimer afremt.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.En fait, faire des grilles de mots croisés peut atténuer certains effets d'Alzheimer.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Hóa ra giải câu đố chữ có thể giảm một số tác động của Alzheimer's.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.십자말 퍼즐을 하는 것이 치매 예방에 효과적이라고 밝혀졌습니다.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Parece que as palavras cruzadas podem afastar alguns dos efeitos da Alzheimer.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Resulta que resolver crucigramas puede evitar algunos efectos del Alzheimer.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Rozwiązywanie krzyżówek łagodzi skutki Alzheimera.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Se pare că dezlegarea de integrame poate combate efectele bolii.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Si è scoperto che fare parole crociate tiene lontani alcuni effetti dell'Alzheimer.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Ternyata mengisi teka-teki silang dapat mengurangi beberapa efek Alzheimer.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Wie sich herausstellt, können Kreuzworträtsel einige der Symptome von Alzheimer abwehren.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Оказалось, что решение кроссвордов снижает некоторые симптомы Альцгеймера.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.Оказва се, че решаването на кръстословици може да предотврати някои от ефектите от болестта на Алцхаймер.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.מסתבר שלפתור תשבצים יכול לדחות כמה מהאפקטים של אלצהיימר.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.إتضح أن لعبة الكلمات المتقاطعة تستطيع أن توقع بعض تأثيرات الزهايمر.
Ortaya çıktı ki çengel bulmaca çözmek Alzheimer'ın bazı etkilerinde uzak durmamızı sağlıyor.任天堂DSが出した"Brain Age " は 爆発的なヒットでした
Oyuna devam etmek, durmamak.De a juca în continuare, de a nu abandona.
Oyuna devam etmek, durmamak.De continuer, de ne pas abandonner.
Oyuna devam etmek, durmamak.Del continuare a giocare, non rinunciare.
Oyuna devam etmek, durmamak.De seguir jugando, sin ceder.
Oyuna devam etmek, durmamak. Gayret eden kupayı kazanır.Да играеш, да не се предаваш.
Oyuna devam etmek, durmamak.포기하지 않고 시합을 계속 뛰는것이 무엇인지,
Oyuna devam etmek, durmamak.Testom pokračovania, keď ostatným odchádzajú sily.
Oyuna devam etmek, durmamak.Végigjátszani és nem leülni.
Oyuna devam etmek, durmamak.Walczyć, nie poddawać się.
Oyuna devam etmek, durmamak.Weiterzuspielen und nicht locker zu lassen.
Oyuna devam etmek, durmamak.Να συνεχίζεις, να μην εγκαταλείπεις.
Oyuna devam etmek, durmamak.Не сдаваться.
Oyuna devam etmek, durmamak."להמשיך לשחק, ולא לוותר.
Oyuna devam etmek, durmamak.بالإختراق، و ليس بالتراجع.
Oyuna devam etmek, durmamak.勝利を手にするまで力を尽くすーゴールを目指して
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.Była przekonana, że powinniśmy od najmłodszych lat być samodzielni.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Ela sentia que precisávamos de ser independentes desde muito jovens.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Era, sabes, creía que teníamos que ser independientes desde pequeños.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hon var, du vet... hon kände att vi behövde kunna stå på egna ben redan vid tidig ålder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hun var, du ved, hun mente vi skulle være selvstændige fra en tidlig alder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 저희 어머니께서는 어릴 때 부터 우리에게 자립심이 필요하다고 생각하셨어요.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Lei era, vedi, lei pensava che noi dovevamo cavarcela da soli sin da piccoli.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Sie war der Überzeugung, dass wir schon sehr früh auf unseren eigenen Beinen stehen sollten.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Tudod, ő úgy gondolta, hogy már kicsi korunktól meg kell állnunk a saját lábunkon.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Víte, uvědomovala si, že chceme stát na vlastních nohou už od nejútlejšího věku.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Weet je, ze meende dat we al jong op onze eigen benen moesten kunnen staan.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Понимаете, она считала, что мы должны опираться на свои силы с раннего возраста.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 人間は幼い頃から自分の力で やってくべきだと 母は考えていて だから そういったことを僕らにした 今だったら捕まるね
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Вона була, вона вірила, що потрібно стояти на своїх ногах з раннього віку.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Тя беше, знаете ли, тя вярваше, че трябва да можем да стоим на собствените си крака от малки.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ר.ב.: היא הייתה, אתה יודע, היא הרגישה שאנחנו צריכים לעמוד על רגלינו מגיל מאד צעיר.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ر ب: لقد كانت, تعلم, كانت تشعر أننا كنا نحتاج أن نعتمد على أنفسنا من الصغر
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Aku hanya...
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Hiba volt magammal vonszolni az olajtornyokra.
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Ich...ich hätte dich nicht dauernd mit auf die Bohrinsel nehmen sollen.
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Ik had je nooit altijd mee moeten slepen.
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Jag borde inte ha släpat med dig på oljeplattformarna...
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.J'aurais pas dû te traîner sur ces plates-formes.
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.Jaz te ne bi smel vedno vleči s seboj.