Ana içeriğe geç
Sözlük

durmaksızın ile cümle

durmaksızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Bez konce chodíte tam a zpět.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Ci o dată, și încă o dată, și încă o dată....
Durmaksızın gidip gelirsiniz.끝없이 왔다 갔다를 반복합니다.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Man überquert ihn unzählige Male.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.On y va et vient continuellement.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Vai da una parte all'altra senza fine.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Τον διασχίζει μπρος και πίσω απεριόριστες φορές.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.Её переходят и туда и обратно бесконечно.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.אתה חוצה אותו הלוך ושוב ללא סוף.
Durmaksızın gidip gelirsiniz.ولكنك تذهب وتجيء بلا نهاية
Durmaksızın gidip gelirsiniz.それをヴァイタルナと呼びます
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.하지만 24시간을 줄창 들어야 한다면, 그건 매우 피곤한 일 일겁니다.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.24 tuntia tauotta saattaisi olla kova koettelemus.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ak by som ho mal počúvať 24 hodín v kuse, mohlo by to byť veľmi únavné.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Als ik er 24 uur per dag, non-stop naar moest luisteren, zou het erg vermoeiend zijn.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Dacă ar trebui să-l ascult 24 de ore, non-stop, ar fi foarte obositor.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Gdybym musiał go słuchać cały czas, stałby się nużący.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ha 24 órán keresztül folyamatosan kellene hallgatnom, lehet, hogy nagyon fárasztó lenne.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Jika saya harus mendengarkannya 24 jam, non-stop, mungkin akan melelahkan.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Mas, ter de ouvi-lo 24 horas sem parar, pode ser muito cansativo.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Nhưng nếu tôi phải nghe nó 24 giờ, không ngừng nghỉ, thì sẽ rất mệt mỏi.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Om jag tvingades lyssna nonstop 24 timmar, skulle det nog vara mycket tröttsamt.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Se dovessi sentirlo 24 ore, senza interruzioni, potrebbe diventare molto faticoso.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Si je devais l"écouter 24 heures non-stop, ça pourrait être très fatigant.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Wenn ich ihn mir 24 Stunden lang ununterbrochen anhören müsste, könnte das sehr ermüdend werden.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Αλλά εάν έπρεπε να τον ακούω για 24 ώρες, χωρίς διακοπή, θα γινόταν πολύ κουραστικό.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ако трябваше да го слушам 24 часа без прекъсване, щеше да е уморително.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Але якщо б мені довелося слухати його 24 години на день, це напевно б втомило мене.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Но если придётся слушать беспрерывно 24 часа, это может быть очень утомительно.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.אם אקשיב לזה 24 שעות, ללא הפסקה, זה עלול להיות מאוד מעייף.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.لو سمعتها على مدار الأربع و العسرين ساعة , بدون توقف , قد تكون مرهقة جداً .
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.寒いとき 火のそばに近づくのは 気持ちがいいです
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıA înţeles din peisajul dramatic al Galapagos, că insulele se schimbă constant.
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıCũng thế. Ông đã thấy sự thay đổi liên tục trên các hòn đảo ở Galapagos
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıZ pozoruhodné krajiny Galapág poznal, že ostrovy se stále mění.
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıΕίχε δει από το δραματικό τοπίο των Γκαλαπάγκος... ότι τα νησιά μεταβάλλονταν διαρκώς.
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıПеред глазами учёного вставали вулканический пейзажи постоянно меняющихся Галапагосов.
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıהוא ראה מנוף הגאלאפאגוס הדרמטי .שהאיים השתנו בקביעות
Galapagos adalarının hiç durmaksızın değiştiğini anladıرأى من منظر غالاباغوس الطبيعي المثير بأنّ الجزر كانت تتغيّر بشكل ثابت
İki, üç, beş kere dinleyebilirim. Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Kdybych ho ale musel poslouchat 24h bez přestávky, bylo by to únavné.
Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı. Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Verán, los indios también tenían un río que separa el mundo de los vivos del de los muertos.
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Abban a pillanatban, ahogy leül, elkezd non-stop önmagáról beszélni, soha nem kérdezi a nőt!"
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Det øjeblik han sætter sig ned, begynder han at tale om sig selv non-stop; han spørger aldrig til kvinden."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."En cuanto se sienta, empieza a hablar sin parar sobre sí mismo, y nunca le pregunta sobre ella".
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Gdy tylko siada przy stoliku, od razu zaczyna mówić non-stop o sobie, nie zadaje kobietom żadnych pytań.
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."동생은 자리에 앉자마자 자기 얘기만 쉴새없이 쏟아내거든. 상대방에 대해 절대 묻지 않는거야."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Logo que se senta, começa a falar de si próprio sem parar, "nunca pergunta coisas sobre a mulher."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Nel momento in cui si siede, attacca a parlare di sé senza fermarsi, e non chiede mai nulla alla donna".
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Ngay lúc ngồi xuống, anh ấy đã bắt đầu luyên thuyên về bản thân; mà chả hỏi han gì cô kia cả."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Så fort han sätter sig ner börjar han prata nonstop om sig själv, han frågar aldrig kvinnan om något".
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Vanaf het moment dat hij gaat zitten, praat hij non-stop over zichzelf; hij vraagt nooit naar de vrouw."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."V momentě, kdy si sedne, začně non-stop mluvit o sobě, nikdy se na nic nezeptá té ženy."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."В момента, когато седне, започва безспир да говори за себе си, никога не пита за жената."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."З самого моменту, коли він сідає, він починає без зупину говорити про себе; він ніколи не розпитує жінку".
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."Как только он садится, он начинает балаболить про себя, и никогда не расспрашивает женщину о ней."
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz.""מהרגע שהוא מתיישב, הוא מדבר בלי סוף על עצמו,
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."في اللحظة التي يجلس فيها، ييدأ في التحدث عن نفسه دون توقف ولا يسأل عن المرأة إطلاقًا"
Oturduğu anda, kendisi hakkında durmaksızın konuşur, kadınlar hakkında da asla sormaz."女性に質問をしないの」
Şimdi arabaların 80 metre aralıklarla dizildiğini ve bu yolda durmaksızın gittiklerini düşünün.자동차가 80m의 간격을 두고 계속 길을 따라 달린다고 상상해봅시다.
Şimdi arabaların 80 metre aralıklarla dizildiğini ve bu yolda durmaksızın gittiklerini düşünün.Mondjuk, hogy a kocsik 80 méter követési távolságot tartva folyamatosan haladnak ezen az úton.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod