Ekonomik durgunlukla birlikte, kadınlar işgücünün en savunmasız bölümüydü.With the economic recession, women were the most vulnerable sector of the workforce.
Bu politik durgunluk 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca sürdü.Diese politische Stagnation sollte die gesamte erste Hälfte des 19. Jahrhunderts andauern.
Bir opsiyonun satın alıcısının iş ortağı durgunluk olarak tanımlanmaktadır.Der Geschäftspartner des Erwerbers einer Option wird als Stillhalter bezeichnet.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Er ist kein Berührungspunkt, sondern ein Schnittpunkt.
Kuşatma, şehirdeki sık sık durgunluk ve yiyeceklerin yetersiz kalmasına yol açtı.Das Essen war oft unzureichend und die Unterbringung ärmlich.
Para politikasının bu önemli alt hedefi durgunluktan kaçınmayı amaçlar.Dieses wichtige Nebenziel der Geldpolitik hat den Zweck, eine Rezession zu vermeiden.
İsviçre ekonomisi, 2001 yılından itibaren genel bir durgunluk içine girdi.Die wirtschaftliche Gesamtsituation hat sich seit dem Jahr 2001 etwas stabilisiert.
Listerial septisemi; septisemi semptomları (ateş, durgunluk, iştahsızlık v.s) görülür.Es bilden sich scheidewandbrüchige oder septifrage Kapselfrüchte (septifragal, valvular).
Bu nokta hem durgunluk hem de dönüm noktasıdır.C'est à la fois un point stationnaire et un point d'inflexion.
Yoksulluk, durgunluk, ekonomik bunalım ve savaş kararları, iktidar eliti tarafından verilir.Le sort, la guerre, les aléas de la vie en décidèrent autrement.
Küresel durgunluk ve Dubai finansal krizi projeyi ciddi şekilde bir etkilendi ve inşaatı 2008'de durduruldu.Ce projet a été sévèrement touché par la récession mondiale et la crise financière de Dubaï.
Fry şöyle yazmıştı: "Tamamen akıllara durgunluk verici: Alma Deutscher kendi bestelerini çalıyor.Fry escribió: "Simplemente alucinante: Alma Deutscher interpretando sus propias composiciones.
Bu politik durgunluk 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca sürdü.Nicaragua tuvo una convulsa vida política durante la primera mitad del siglo XIX.
Ekonomide durgunluk olarak da adlandırılabilir.Uzun bir resesyon ekonomik çöküş olarak isimlendirilir.También se pueden convocar sesiones especiales durante una recesión económica para recortar el presupuesto.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Non è affatto un rimpiazzo per la politica del gruppo, ma è un passo nella giusta direzione.
Durgunluk dönemi: 2-4 hafta kadar sürer.Media: può durare da 2 a 4 ore.
Ancak 1970'lerin ikinci yarısından itibaren ekonomik durgunluk dönemi başladı.Tuttavia, nella seconda metà degli anni settanta, l'azione del sindacato inizia a indebolirsi.
Piyasadaki durgunluk bir çok işyerinin kapanmasına sebep oldu.Рецессия привела к закрытию многих предприятий.
Ağustos 2020'de oyun konusuna göre, Lingshan Adalarındaki göreceli durgunluk yeniden sona ermiştir.В августе 2020 года, согласно сюжету игры, относительное спокойствие острова Линшань вновь было нарушено.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Это — не декорации, но самое место событий.
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Актуальна для бизнеса в период экономического спада.
Yıllardır durgunluk yaşayan Sovyet ekonomisi için artan petrol fiyatları olumlu etki sağlamıştır.Основной проблемой израильской экономики многие годы является отрицательное сальдо торгового баланса.
1940-1960 yılları demiryolları açısından "Durgunluk Dönemi"dir.يعتبر من عام 1940-1960 هي فترة ركود للسكك الحديدية.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.ورغم انتعاش الاقتصاد لفترة قصيرة في عام 1838، فقد استمر الركود لمدة سبع سنوات تقريبا.
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.عقد الاجتماع الاخير رفم 20 في بناير 2014 بعد 12 سنة من التجميد بسبب الخلافات.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Depois de uma breve recuperação em 1838, a recessão persistiu por mais sete anos aproximadamente.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Não é ainda a ressurreição, mas já um sinal do ressurgimento.
1950'li yıllara kadar, kentlerdeki nüfus artışındaki durgunluk süregelmiştir.Ao fim de setembro de 1950, a situação das forças comunistas do norte estava se deteriorando.
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.Reden hiervoor was dat hij (te) weinig scoorde voor een aanvaller.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Niet het einddoel, maar de reisrichting is belangrijk.
1950'li yıllara kadar, kentlerdeki nüfus artışındaki durgunluk süregelmiştir.Sinds de jaren 1950 is de stad vertienvoudigd in bevolking.
Aksi takdirde, ekonomide durgunluk denge haline gelecektir.Gdyby nie ona, państwu zagrażałaby ekonomiczna stagnacja.
1940-1960 yılları demiryolları açısından "Durgunluk Dönemi"dir.Perioden 1940–1960 brukar kallas "silveråldern".
Sıkıştırılamaz akışlar ise, bir durgunluk noktada durgunluk basınç akış alanı boyunca toplam basınca eşittir.För att det inte ska bli obehagligt måste trycket i hålrummet bli lika stort som det omgivande trycket.
Ağustos 2020'de oyun konusuna göre, Lingshan Adalarındaki göreceli durgunluk yeniden sona ermiştir.У серпні 2020 року, згідно з сюжетом гри, відносний спокій острова Лінгшан знову було порушено.
Örneğin 2009 yılında yaşanan küresel ekonomik durgunluk en çok kadın çalışanları etkiledi.Світова економічна криза 2009 року також вплинула на економіку і, зокрема, на великі підприємства міста.
Ekonomide durgunluk belirtir.Прояви економічної депресії.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Ми зараз на самому початку цього етапу, але це буде справжній прорив.
Örneğin 2009 yılında yaşanan küresel ekonomik durgunluk en çok kadın çalışanları etkiledi.V roce 2014, byl výkon Venezuelské ekonomiky jednoznačně nejhorší v regionu.
Ekim 2013'te Ukrayna ekonomisi başka durgunluk içinde olmuştur.2013 V Liberci je něco špatně.
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.V prosinci 2002 skupina ukončila po dvaceti letech existence veřejné vystupování.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.În această situație, nu mai este vorba de ecou, ci de fenomenul numit reverberație.
Bu durgunluk Alliance liderlerini yüreklendiriyordu.Nyugati vezetők biztatására azonban megtette azt.
Aksi takdirde, ekonomide durgunluk denge haline gelecektir.Αν όχι, η οικονομική καταστροφή μπορεί να παραμονεύει.
Bu politik durgunluk 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca sürdü.Denne politiske stagnation i landet skulle vare hele den første halvdel af det 19. århundrede.
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.Stiftelsen blev formelt opløst i 2014 efter at have været ubrugt i to årtier.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Til tross for en kort opptur i 1838, fortsatte tilbakegangen i omtrent sju år.
Ekonomide durgunluk belirtir.Opphev den økonomiske blokaden.
Ekim 2013'te Ukrayna ekonomisi başka durgunluk içinde olmuştur.Pada Oktober 2013, ekonomi Ukraina jatuh pada resesi kembali.
Ekonomide durgunluk belirtir.Nó cho thấy mức độ lạm phát của nền kinh tế.
Bir durgunluk noktasındaki sıcaklık ve yoğunluk durgunluk sıcaklık ve durgunluk yoğunluğu denir.Nhiệt độ và mật độ tại một điểm ứ đọng được gọi là nhiệt độ ứ đọng và mật độ ứ đọng.
Bu nokta hem durgunluk hem de dönüm noktasıdır.Đó là tải trọng tĩnh và tải trọng động.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.1838年に一時回復したとはいえ、景気後退は約7年続いた。
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.これを焼きつけられた者は人間以下とみなされる。
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.1630年代の物価上昇は、三十年戦争の停滞に対応している。
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.経済悪化で撤退を余儀なくされる。
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.そして、財団は22年間活動した後、2011年に解散した。
Bu durgunluk Alliance liderlerini yüreklendiriyordu.この攻撃はカトリック連合軍の士気を奮い立たせた。
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.他在1640年繼位時,面臨三十年戰爭後期的災難。
Oysa durgunluk, istihdamın düşmesidir.若不爾者,何緣能憶本所作事。