Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ed og I andre forsøger at hindre ham - - eller får det til at se sådan ud.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ed, sinä ja muut yritätte pysäyttää hänet- -tai siltä se näyttää takaa-ajajistamme.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ed, tu e gli altri cercherete disperatamente di fermarlo, o almeno così sembrerà a quelli che ci inseguono.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ed, tu e os outros vão tentar desesperadamente impedi-lo, é o que vão pensar os que vierem atrás de nós.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ed, tú y los demás haréis todo lo posible por pararle, o eso les parecerá a los que os persiguen.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Ty, Ed, i reszta będziecie się starali mu przeszkodzić. A przynajmniej na to będzie wyglądało.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Εντ, εσύ και οι άλλοι θα προσπαθήσετε να τον σταματήσετε. Τουλάχιστον έτσι θα φανεί στους διώκτες μας.
Ed sen ve diğerleri onu durdurmaya çalışırsınız, peşimizden gelenler öyle görecektir.Эд, ты и все остальные попытаетесь остановить его, или, по крайней мере, так подумают наши преследователи.
Eğer elini kesip kan akışını durdurmaya çalışırsan, kanına seni anında öldürecek bir zehir enjekte ediyor.手ごと切り離そうとしても、血流が停止すると作動する 手から外そうとしても同じことだ
Ellerini uzatacak. Düştüğe yöne doğru dönecek ve kendini durdurmaya çalışacak.Er wird seine Arme ausstrecken, sich in Fallrichtung wenden und versuchen sich abzustützen.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.Benar, saya merasa bersalah menghabiskan seluruh hidup saya untuk menghentikannya.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.물론 나 또한 기후변화는 나쁘다고 생각한다. 나는 이 현상을 막기 위해 내 일생을 일해왔다.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.No tak, pewnie że uważam to za złe.Spedziłem całe swoje życie próbując to powstrzymać.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.הו כן, אני חושב שזה רע. ביליתי את כל חיי בנסיון לעצור את זה.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.أوه نعم ، أعتقد إنه شىء سىء... لقد كرست حياتي للعمل على وقفه.
Evet, Bence kötü bir şey. Ben tüm hayatımı onu durdurmaya çalışarak harcadım.しかし政治的に難しいのは 勝者と敗者がいること 敗者だけではないのです
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Mas isto não parou Diane von Furstenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Nhưng điều đó không thể dừng được Diane von Furstenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Pero esto no ha detenido a Diane von Fustenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Tetapi ini tidak menghentikan Diane von Furstenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Αυτό όμως δεν σταμάτησε την Νταϊάν φον Φίρστενμπεργκ.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Але це не зупинило Діану фон Фюрстенберг.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Но това не е спряло Даян фон Фюрстенберг.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Но это не остановило Диану фон Фюрстенберг, которая возглавляет
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.אבל זה לא עצר את דיאן פון פורסטנברג.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.لكن هذا لم يوقف مصممة الأزياء "ديان فون فرستينبيرج".
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.アメリカファッションデザイナー協議会の
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Aber das hat Diane von Fürstenberg nicht abgehalten.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Dar asta nu a oprit-o pe Diane von Furstenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.De ez nem tántorította el Diane von Furstenberg-et.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.하지만 이것들은 다이앤 본 퍼스텐버그 (Diane von Furstenberg)를 막지는 못했어요.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Maar hierdoor liet Diane von Furstenberg zich niet weerhouden.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Mais ça n'a pas découragé Diane von Furstenberg.
Fakat bu da Diane von Furstenberg'i durdurmaya yetmedi.Ma questo non ha certo fermato Diane von Furstenberg.
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Da passiert nichts, nur eine weitere Reihe von Polizisten, daher lasst den Protestzug bitte weiterziehen!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Det händer ingenting, endast ännu en rad poliser, vänligen hĂĽll marschen igĂĽng!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Il ne se passe rien, juste une autre ligne de police, alors veuillez s.v.p continuer de marcher!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.경찰병력이 늘어났을 뿐이지 아무 문제 없으니, 행진을 계속합시다!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Nada está pasando, es solo otra línea de polícias, asi que, ¡siguen marchando!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Nič sa tu nedeje, len ďalšia policajná línia, tak prosím, udržujte pochod v pohybe!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Non sta succedendo niente, solo un'altra fila di sbirri, quindi, perfavore, continuiamo a muoverci!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Nu se întâmplă nimic, doar încă o linie de poliție, așa că vă rugăm să continuați marșul!"
Gandhi, görüţmeleri durdurmaya alýţkýndý.Ничего не происходит, просто еще один ряд полицейских, так что, пожалуйста, продолжайте маршировать!"
Hae Young biliyor... Artık restorasyonu durdurmayacaktır.Ezért, most Hae Young nem fogja az uralkodó család visszaállítását ellenezni.
Hae Young biliyor... Artık restorasyonu durdurmayacaktır.Τώρα ο ΧεΓιουνγκ δεν μπορεί να αντιτεθεί στο θέμα της βασιλικής οικογένειας.
Hae Young biliyor... Artık restorasyonu durdurmayacaktır.والان هاي يونغ لا يمكنه الاعتراض على مسألة العائلة الملكية
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Alguns tentaram evitar a mudança de direcção. Mas os organizadores não quiseram ouvir nada.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Folk försökte undvika marschen att ändra riktning men arrangören gav inte vika. Han svarade:
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.La gente provò a non cambiare la direzione di marcia ma l'organizzatore non ci stava.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Leute versuchten, den Zug davon abzuhalten, die Route zu ändern, aber der Organisator ließ das nicht zu.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Ljudje so poskušali preprečiti, da bi pohod spremenil smer. ampak organizator jih ni upošteval.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Ľudia sa snažili zastaviť pochod a odvrátiť zmenu smeru, ale organizátor sa na to nechystal.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Ludzie starali się temu zapobiec, nie chcieli zmiany trasy Ale organizator nie chciał o niczym słyszeć
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Pembelokkan arah aksi ini coba dihentikan tapi pimpinannya tidak mau
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Ο λαός προσπάθησε να αποτρέψει την αλλαγή πορείας της διαδήλωσης... αλλά ο οργανωτής δεν είχε την ίδια γνώμη.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Люди пытались удержать марш от изменения маршрута но организатор им не внял
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.Хората са се опитали да не променят посоката на кортея, но организаторът бил на друго мнение.
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.אנשים ניסו למנוע מההפגנה ,לשנות את כיוונה .אך המארגן לא שעה להם
İnsanlar değişen güzergaha karşı yürüyüşü durdurmaya çalıştı, ama organizator hiçbirini dinlemedi.しかし主催者はだれも そうしませんでした 彼は「私が担当だ 自分の仕事をやれ」と答えました
İnsanlığı yok eden salgını durdurmaya yemin etmiştim.Я, правда, думал как, как так получилось, что ты