Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio Gij verlangt me om te stoppen in mijn verhaal tegen de haren.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio Sinä desirest minua lopettamaan minun tarina vastaan hiukset.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio Te kívánsz engem megállítani az én mese ellen a hajat.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.MERCUTIO Ti me desirest ustaviti v moji zgodbi proti lase.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio Tu mă doreşti să oprească în poveste mea împotriva părului.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio zapragniesz mnie zatrzymać w mojej opowieści z włosów.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercutio Εσύ μου desirest για να σταματήσει το παραμύθι μου κατά την τρίχα.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.MERCUTIO Ти ме желаеш да спре в приказка ми срещу косата.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.MERCUTIO انت desirest لي أن تتوقف في حكاية بلادي ضد الشعر.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Mercuzio Tu mi brami di smettere nel mio racconto contro i capelli.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Tu desejas Mercutio me para parar em meu conto contra o cabelo.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Tu me désires Mercutio d'arrêter dans mon conte contre les cheveux.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.Меркуцио Ты хочешь чтобы я остановился в моей сказке против волос.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.מרקוטיו אתה desirest לי להפסיק בסיפור שלי נגד השיער.
Mercutio Sen bana saç karşı masal durdurmak için desirest.汝は他のwillの二人称単数過去形ベンヴォリオは、なたの物語は大きくしている。
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Som yrkeskår måste vi stoppa det här.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Ako odborníci to musíme zastaviť.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.Como profissionais, temos de travar isto.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.교육에 종사하는 사람으로서 우리는 이러면 안됩니다. 과학은 분명하죠.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.Szakterületként, meg kell állítanunk ezt.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.בתור תחום התמחות, אנחנו חייבים להפסיק את זה. המחקרים ברורים.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.كمهنة، علينا وضع حدّ لهذا. العلم واضح.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor. Bilim gayet açık.皆さんご存知の通り
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Ca breaslă, trebuie să oprim asta.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Como profesión, tenemos que detener esto.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Dans notre profession, nous devons arrêter cela.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Jako nauczyciele musimy to zmienić.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Là người trong nghề, chúng ta phải ngăn chặn điều này.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Som erhverv, skal vi stoppe dette.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.We moeten dit als beroepsgroep een halt toe roepen.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Wir in diesem Beruf müssen das stoppen.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Ως επάγγελμα, πρέπει να το σταματήσουμε αυτό.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Като професия, ние трябва да спрем това.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Працюючи там, ми повинні зупинити це.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.Работая в этой профессии, мы должны остановить это.
Mesleğimiz gereği bunu durdurmamız gerekiyor.但整體嚟講,作為專業人士 我哋要阻止哩種一成不變
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.A solução, segundo Moore, é parar o plástico na sua origem, antes que vá parar ao oceano.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.무어씨의 말에 따르면 해결 방법은 플라스틱의 사용을 원천 금지하는 것입니다. 바다에 버려지기 전에 지상에서의 사용이 중단되어야 하는 것입니다.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Lösningen, säger Moore, är att stoppa plasten redan på land, innan den når havet.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Mooren mukaan ratkaisu on pysäyttää muovi sen alkulähteellä: pysäyttää se maalla ennen kuin se pääsee mereen.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Řešení, říká Moore, je zastavit plasty u jejich zdroje: zastavit to na zemi ještě než se to dostane do oceánu.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Riešením je podľa Moora zastaviť plast hneď pri zdroji. Zastaviť ho na súši skôr než skončí v oceáne.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Soluţia, spune Moore, este să oprim plasticul la origine: să-l oprim pe uscat, înainte de a ajunge în ocean.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Theo Moore thì giải pháp là chặn nhựa từ gốc: ngăn chặn nó từ trên bờ, trước khi nó rơi ra biển.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Решение, говорит Муур, это остановить пластик у источника: остановить его на суше, пока еще не попал в океан.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.Според Мор, решението е да се спре пластмасата при първоизточника: на земята, преди да е паднала в океана.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.הפתרון, לדברי מור, הוא לעצור את הפלסטיק במקור שלו: לעצרו על היבשה לפני שהוא נופל לים.
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.الحل، يقول مورو ، هو إيقاف البلاستيك من المصدر إيقافه على اليابسة قبل سقوطه في المحيط
Moore diyor ki, çözüm plastiği kaynağında durdurmak: okyanusa düşmeden önce karada durdurmakta yatıyor.海へ流出する前に陸上で阻止することです プラスチック包装の世界が続く限り
Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.수단 정부는 공중 폭격을 포함한 군사 행동을 중단하여야 합니다.
Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.צריך לקרות. ממשלת סודן צריכה להפסיק את פעולותיה הצבאיות,
Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.أن يحدث، يجب على حكومة السودان وقف أعمالها العسكرية
Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.空爆を含む軍事活動を中止しなければならない 救命支援員受け入れへ道を開かなくてはならない
Niye bilmiyorum; bu lanet olası ilanı durdurmadılar.No sé por qué no prohiben ese anuncio de mierda.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Aidez-nous à stopper la NSA, à restaurer la Constitution et à préserver la liberté du monde.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Aiutateci a fermare la NSA, a difendere la Costituzione ed a mantenere il Mondo un luogo libero.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Ajută-ne să oprim NSA, să restaurăm Constituția și să ne păstrăm lumea liberă.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Ayúdanos a detener la NSA, restaurar la Constitución y mantener la libertad del mundo.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Bantu kami menghentikan NSA, mengembalikan Konstitusi dan jaga kebebasan dunia.
NSA'yı durdurmamıza yardım edin, Anayasayı yenileyin ve dünyayı özgür kılın.Giúp chúng tôi ngăn chặn NSA, khôi phục lại hiến pháp và giữ thế giới miễn phí.