Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurma ile cümle

durdurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u durdurmak istemiyor musun?Don't you want to stop Tom?
Tom'un gülmeyi hâlâ durdurmadığından eminim.I bet Tom still hasn't stopped laughing.
Tom'un onu yapmasını durdurmak için uğraşabilirim.I could try to get Tom to stop doing that.
Tom'u bir şey yapmasını ikna etmeye çabalamayı durdurmaya karar verdim.I decided to stop trying to convince Tom to do anything.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS aracılığıyla bildirdim.I reported to him by means of an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.I reported to him through an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
Onu yapmayı durdurmak zorundaydım.I had to stop doing that.
Tom'un hayatındaki en büyük hatayı yapmasını durdurmak zorunda kaldım.I had to stop Tom from making the biggest mistake in his life.
Tom'u durdurmak zorunda kaldım.I had to stop Tom.
Tom'u durdurmalıyım.I've got to stop Tom.
Tom'u durdurmak zorundayım.I've got to stop Tom.
Bunu durdurmalıyım.I have to stop this.
Tom'u durdurmak için her şeyi denedim.I've tried everything to stop Tom.
Ben sadece onu durdurmak istiyorum.I just want it to stop.
Konuşmayı durdurmanı istiyorum.I need you to stop talking.
İlaç ağrıyı durdurmadı.The medicine didn't stop the pain.
Tom'u durdurmak için daha çok çabalamalıydım.I should've tried harder to stop Tom.
Fransızca öğrenmeyi durdurmaya karar verdim.I've decided to stop studying French.
Tom'u benim yaptığım aynı hataları yapmaktan durdurmaya çalışıyorum.I'm trying to stop Tom from making the same mistakes I did.
Tom'u gerçekten aptalca bir şey yapmasını durdurmayı deniyorum.I'm trying to stop Tom from doing something really stupid.
Tom yaptığını yapmayı durdurmak istemiyordu.Tom didn't want to stop doing what he was doing.
Kavgayı durdurmaya çalışıyordum yalnızca.I was just trying to stop the fight.
Tom sizi durdurmaya çalışırdı.Tom would've tried to stop you.
Tom Mary'ye kaygılanmayı durdurmasını söyledi.Tom told Mary to stop worrying.
Tom Mary'ye yemeyi durdurmasını söyledi.Tom told Mary to stop eating.
Tom'u durdurmaya çalıştım.I tried to get Tom to stop.
Tom içmeyi durdurmayacak.Tom won't stop drinking.
Tom'u durdurmaya çalışıyorum.I'm trying to stop Tom.
Tom'u durdurmayı deniyorum.I'm trying to stop Tom.
Onları durdurmaya gidiyorum.I'm going to stop them.
Tom seni durdurmayacak.Tom won't stop you.
Denemeyi durdurmalısın.You should stop trying.
Barmen, kavgayı durdurmak için tezgahın arkasından çıktı.The bartender came out from behind the counter to stop the fight.
Onu durdurmalıyım.I have to stop him.
Onu durdurmak zorundayım.I have to stop her.
Tom'u durdurmak zorundasınız.You have to stop Tom.
Telefon, çalmayı durdurmadı.The telephone didn't stop ringing.
Bir taksi durdurmaya ihtiyaç yoktu.There wasn't a need to stop a taxi.
Onu durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We have to find a way to stop it.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop it.
Neden Tom'u durdurmadın?Why didn't you make Tom stop?
Oynamayı durdurmalısın.You should stop playing.
Bir taksiyi durdurmayı deneyerek kolunu kaldırdı.He raised his arm intending to stop a taxi.
Onlar eşcinsellere karşı ayrımcılığı durdurmaları gerektiğini fark ettiler.They've realized they should stop discrimination against gays.
Bunu yapmayı durdurmalısın.You've got to stop doing that.
Tom bana konuşmayı durdurmamı söyledi.Tom told me to stop talking.
Birisi Tom'u durdurmalı.Somebody has to stop Tom.
Onlara kamyonu durdurmasını söyle.Tell them to stop the truck.
Onlara kamyonu durdurmasını söyleyin.Tell them to stop the truck.
Küçük şeyler hakkında endişelenmeyi durdurman gerekir.You should stop worrying about the minor stuff.
Tom kanamayı durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop the bleeding.
Aşk romanları okumayı durdurmalısın.You should stop reading romance novels.
Belki aşk romanları okumayı durdurmam gerektiğini düşünüyorum.I think that maybe I should stop reading romance novels.
Onun olmasını durdurmaya çalışalım.Let's try to stop that from happening.
Bunların hepsinin olmasını durdurmak için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there anything we can do to stop all this from happening?
Çok sayıda aptalca sorular sormayı durdurmanı öneriyorum.I suggest you stop asking so many stupid questions.
Tom Mary'yi durdurmak için elini çıkardı.Tom put his hand out to stop Mary.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi durdurmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to stop drinking.
Bu ilaç öksürüğü durdurmana yardım etmeli.This medicine should help you stop coughing.
Bu deneyi durdurmalıyız.We must stop this experiment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod