Ana içeriğe geç
Sözlük

durdu ile cümle

durdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava Servisini Durdur& Stop Weather Service
İşlem durduruldu. Tüm dosyalar şifrelenmedi.Process halted. Not all files were encrypted.
Bir geri sayımı durdurStop a countdown
Bir geri sayımı durdurmak için bunu kullanın.Use this to stop the countdown for a task.
DurdurulduJob stateStopped
SDL - DurdurStencilsSDL - Stop
Makro kaydetmeti durdurStop recording actions
İşlem durduruldu (program sonlandırıldı)Operation aborted (process killed).
İşlem bir hata nedeniyle durdu.Operation terminated with errors.
Yazıcıyı Başlat/ DurdurStart/ Stop Printer
Yazıcıyı DurdurStop Printer
Sınavı DurdurAbort Quiz
Geçerli görev (% 1) durdurulamadıCurrent task (%1) cannot be stopped
Takım Çalışmasını DurdurStop Collaboration
Seçili geliştirici ile takım çalışmasını durdur.Stop collaborating with the selected developer.
Sunucuyu DurdurStop the Server
Sunucu durdurulduServer stopped
Optik karakter tanıma işlemini durdurStop the OCR Process
OCR işlemi durdu.The OCR-process was stopped.
Beagle Servisini DurdurDescriptionStop Beagle Service
Disk durduDisc stopped
Oynatmayı veya kaydetmeyi durdurStop playback or recording
durdurulduplayer loading statestopped
Kayıt işlemini durdurmak için tıklayın...Click to stop recording...
Çıkmadan önce kayıt işlemini durdurNAME OF TRANSLATORSStop recording before exiting
Aramayı & Durdur& Stop Searching
Denemeyi durdurStop test
Video göndermeyi durdur@ actionStop sending video
Tünel aygıtı kayıp, oluşturma başarısız: Durdu.Tunnel device is missing, creating it has failed: stop.
Maksimum bağlanma denemesi (% 1) aşıldı, durduruluyor.Max connect retries (%1) reached, stopping.
pppd: (% 1) MPPE desteklemiyor. Durdur.pppd: (%1) has no MPPE support. STOP.
% 1 durduruluyorStopping %1.
% 1 durduruluyor...Stopping %1...
Geçerli sayfayı yükleme işlemini durdurStop loading the current page
burada işlemeyi durdurstop processing here
% 1 ve burada işlemeyi durdur%1 and stop processing here
işlemeyi durdurstop processing
Ortamı DurdurQShortcutMedia Stop
İşlem kullanıcı tarafından durdurulduOperation stopped by the user
İçimizde çoğunlukla kişiye özel yaşadığımız hissini durdurmak istiyorum.I want to stop feeling that we live inside mostly the private.
Kalbi durdu ve yaşamını yitirdi.His heart failed and he died.
2009 seçimlerinde yenilikçi başkanlık adayı Mir Hüseyin Musavi'nin arkasında durdu.He endorsed the reformist presidential candidate Mir Hossein Mousavi during the 2009 elections.
11 Nisan'da Yemen'in gıda güvencesizliği ve ithalat bağımlılığı üzerinde durdu:On April 11 she focused on Yemen's food insecurity and dependency on imports:
MGNREGA gibi bayındırlık işleri sabah 11.30 ile öğle 15.30 arası durduruluyordu.Public wage programmes like, MGNREGA is halted from 11.30am to 3.30pm.
Pakistan Başbakanının Ziyareti Sırasında Birçok Kettalı Vatandaş İçin Hayat DurduLife Stops For Many Quetta Residents When the Prime Minister of Pakistan Visits · Global Voices
Bin civarı kişi madene girerek RWE'nin kazıcılarını durdurmaya zorladı.Around 1,000 people were able to enter the mine forcing RWE to stop the diggers.
Taşıma bantlarının da durdurulmasıyla madendeki çalışma tamamen kesildi.Operations in the mine came to a complete halt with the conveyor belts stopped.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.He is often stopped by police and must offer them bribes to avoid arrest.
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.I would have passed through failing to notice the unfortunate ones singled out for investigation.
Hükümet eşimin turist vizesini yenilemeyi durdurdu.The government stopped renewing my wife's tourist visa.
Hazırladıkları afişlerde Formosa’ya operasyonları durdurması için çağrıda bulundu.They waved signs calling for Formosa to end its operations.
Fakat uluslararası uçuşlarında sık sık güvenlik tarafından durduruluyor.But he gets stopped by security all the time when he takes international flights.
Hussain Manawer sürekli durdurulmasının sebebinin uğursuzluk olduğunu düşünüyor.Hussain Manawer thinks he is jinxed he gets stopped so often.
Yunanistan Gazze'ye giden yardım filosunu durdurduGreece stops aid flotilla to Gaza
Filoyu durdurmak için gösterilen bütün çabaları memnuniyetle karşılıyorum." dedi."I welcome all the efforts that have been made to stop the flotilla," he added.
Sağanak yağış ya da şiddetli rüzgarda işlem durdurulacak.During heavy rainfall or excess wind, the process will stop.
Papanikolaou'nun avukatı satışı durdurmak için 2006 yılında dava açtı ve dava hala devam ediyor.Papanicolaou's lawyer filed a lawsuit in 2006 to halt the sale, which is still pending.
Tuna'nın Su Seviyesindeki Rekor Seviyede Düşüş, Nehir Trafiğini DurdurduRecord Low Danube Levels Block River Traffic
Dışişleri bakanları ikili ekonomik ilişkiler üzerinde de durdular.The foreign ministers also discussed bilateral economic relations.
Bono U2 konvoyunu durdurarak imza dağıttı ve hayranlarına sevgi gösterdi.Bono stopped the U2 motorcade to sign autographs and show some love to his adoring fans.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod