1930'ların ortalarında okyanusaşırı uçuşlarda durak olarak kullanıldı.1930-luvun lopussa isoja lentoveneitä käytettiin mannerten välisissä lennoissa.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Iltayhdeksältä alkoivat iltatoimet.
9 Eylül 1839 tarihinde HMS Beagle gemisi Darwin'de duraklamıştır.Τις 9 Σεπτεμβρίου 1839, το HMS Beagle έπλευσε στο λιμάνι του Ντάργουιν κατά τη διάρκεια των ερευνών του.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Ανακτήθηκε στις 9 Νοε.
Günümüzde kasaba, yabancı ve yerli turizmin bir durak yeridir.Σήμερα η πόλη αποτελεί προορισμό εσωτερικού και εξωτερικού τουρισμού.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.Οι Αρμένιοι και οι Γεωργιανοί αντιπρόσωποι άρχισαν τις κωλυσιεργίες.
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.Συνεχίζουν το δρόμο τους για τον τελικό προορισμό που είναι η άλλη κοιλάδα, της Μίνα.
Ama bu yalnızca bir anlık bir duraklamadır.Αλλά είναι μια απλή ανάπαυλα.
1930'ların ortalarında okyanusaşırı uçuşlarda durak olarak kullanıldı.Από τα μέσα της δεκαετίας του 1930 υπηρετούσε στην Ήπειρο.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.De armenske og georgiske medlemmer af republikkens delegation begyndte at trække forhandlingerne ud.
Ayrıca sessiz harflerde bir duraksama yaptırır.De aflægger også livsvarigt tavshedsløfte.
1934'te Kārlis Ulmanis öncülüğünde gerçekleşen bir darbeyle dil duraklamaya uğradı.I 1934 gennemførtes diktatur ved Kārlis Ulmanis.
Bir kalıp en az 2, en çok 5 duraklı olabilir.Der skal være mindst to og højst fem faddere.
İlk durak Malta'ydı.Den vigtigste var malaria.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Billetterne i busserne koster priser alt efter hvor mange zoner man rejser igennem.
Son Durak'tan kaçmayı başaran grup, ormanda yolculuklarına devam etmektedir.Gruppen tvinges nu til at flygte til fods tilbage gennem skoven.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Klokken ni på kvelden var det leggetid.
İlk durak Malta'ydı.Først ut var Sverige.
T1 hattının son önemli aktarma merkeziyse 2006 yılından bu yana son durak olan Kabataş'tır.Arna Bjørnars 12-1-seier er den største i 3. runde siden 2006.
Son Durak ve Son Durak 2 filmleriyle adını duyurdu.Til siste åndedrag er tittelen på to filmer.
Geçici kaydedici (temporary register) Bellekten alınan işlem bilgilerinin ilk durak yeri: geçici kaydedicidir.Aktuelle informasjonskilder for å utrede personlighetsforstyrrelser vil være: Anamnestisk intervju.
Sonra icap ederse bûselik beşlisinde dahi seyrederek gelir durakta kalır.Ketika melakukan pemindahan, anggota yang akan diisi Bijuu harus ada di tengah.
F1 öncesi son durak olan Formula 3000'deki başarıları ve birinciliği Frank Williams ın dikkatini çeker.Tahun 2002 ia masih bertahan di ajang F3000, dan prestasinya yang bagus menarik perhatian Sir Frank Williams.
Eksik eteşlenme veya ateşlemenin duraklaması yaygın biçimde görülür hale geldi.Penembakan acak secara membabi buta pun masih terjadi sesekali.
Aylaklar Son Durak'a ulaşırken, patlama sonucunda Son Durak yanmaya başlar.IMF mengipasi api sehingga, akhirnya, seluruh kualinya meledak.
Ara tren durakları yerleştirerek ekspres ve banliyo trenlerinin ayrımı sağlanmış olur.Diceritakan bahwa ketika palang pintu menutup, kereta api Prambanan Ekspres lewat.
Duraklar ön ödemelidir.Ia diharuskan membayar upeti.
Gezinin diğer duraklarında da SCF heyeti coşkuyla karşılandı.Di dermaga, Kepala SGB menyambut kedatangannya.
Altı yaşında hanlarda, otobüs duraklarında, meyhanelerde para için Rancapino ile şarkı söylemeye başladı.Vào lúc 8 tuổi, ông bắt đầu hát tại các quán ăn và trạm xe buýt với Rancapino để kiếm tiền.
9 Eylül 1839 tarihinde HMS Beagle gemisi Darwin'de duraklamıştır.Ngày 9 tháng 9 năm 1839, HMS Beagle cập cảng Darwin trong khi đang vẻ địa đồ khu vực.
Maggie tren raylarını takip ederken, Son Durak'a ait bir tabela daha görür.Khi Maggie đang đi theo đường ray, cô nhìn thấy một tấm biển khác của Terminus.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Tối hôm đó, Rick và Michonne đang nói chuyện trong khi Carl nghỉ trong xe.
Son durak İspanya oldu.Vòng chung kết diễn ra tại Tây Ban Nha.
O sırada, Maggie ve Sasha Bob'a ulaşır ve grup Son Durak'a yolculuklarına devam eder.Maggie và Sasha đã bắt kịp Bob, họ đoàn tụ với nhau và cùng tiếp tục đi đến Terminus.
Kalan 2 duraklık kısım ise 5 Ocak 2009'da açıldı.Nhà ga 2 được mở cửa từ tháng 2 năm 2009.
Maggie, grubun Son Durak'a gitmesinde ısrar eder zira Glenn'in orada olabileceğine inanmaktadır.Maggie lập tức đề xuất rằng họ hãy cùng đi đến nơi trên tấm biển, vì rất có thể Glenn cũng sẽ đến đố.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Giá vé sẽ được tự động khấu trừ dựa trên số trạm đã đi.
Biraz duraksadıktan sonra: "Mrs. Dalloway çiçekleri kendisinin alacağını söyledi."」 「花は私が買って来るわ、とダロウェイ夫人が言った」(“Mrs. Dalloway said she would buy the flowers herself.”)。
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.彼らはそんな島で1週間を過ごそうというのだ。
Etkilenmiş kişilerde baskılı konuşma (hızlı ve duraksız konuşma) görülebilir.能天気な性格で人(特に神様族)の言った事を簡単に信じてしまう。
Ama bu yalnızca bir anlık bir duraklamadır.ただしこれは一時的な効果でしかない。
Kale daha sonraları Atlantik köle ticaretinde önemli bir durak olacaktır.後に大西洋奴隷貿易の拠点となる。
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.夜9時になると眠くなる。
Trenin içindeki durak listesi.電車の中のステージ。
IBM dağıtılmış kuyruklar için rezervasyon durakları adı verilen bir terim kullanır.IBMは複数の待ち行列をreservation stationsと呼んでいる。
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.夕鉄バスのみで使用できる紙の回数乗車券が発売される。
Son Durak serisinin beşinci filmidir.現在のアラカルトは、第五シリーズ。
4+4 duraklı veya duraksız olur.4分の4拍子、変ホ長調。
Otobüs duraktan hareket etmek üzere.バスがもうすぐ停留所を出ちゃうよ。
Bölge aynı zamanda Avrupa'dan Amerika'ya kaçan birçok mülteci mimar ve tasarımcının durak noktasıydı.这里也成为当时大批从欧洲出逃前往美国的艺术家、建筑师的临时落脚点。
Tur, daha sonra Güney Amerika ve Avrupa’ya yayıldı, tura, İspanya, Almanya, Şili ve Peru duraklarıda eklendi.这场巡演扩大至欧洲和南美州,后又追加了西班牙、德国、智利和秘鲁四站。
Kalan 2 duraklık kısım ise 5 Ocak 2009'da açıldı.上述節目區塊於2009年1月5日起廢除。
Bu tür kısa kalıpların durakları dizenin sonundadır.短暫的慶曆新政就此結束。
Dönem büyük ölçüde Osmanlı İmparatorluğu'nun duraklama dönemine denk gelir.从中,我们可以窥视到奥斯曼帝国盛极一时的风采。
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.現在是列車都不停靠的無配置簡易站。
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.他們打算在島上度過1個星期。
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.然后根据从起始位置指向最终位置的路径来完成匹配的建立。
Caltech ve Amsterdam ekipleri de değişken nesne konusunda bir sonuç yayımlamak konusunda duraksadı.加州理工大學團隊和阿姆斯特丹的團隊均未發布任何有關這顆天體的結論。
Duraksayan ve bitap düşenler silahlarla vuruldu.他們被轟炸和砲擊吹走。
Radcliffe sonunda son filmler için 2 Mart 2007'de anlaşmaya vardı, fakat Watson çok daha duraksamalıydı.래드클리프는 결국 2007년 3월 2일 마지막 편에 대한 사인을 했는데, 왓슨은 상당히 주저했다.