durak ile cümle
durak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
% 1 [Duraklatıldı]%1 [In pausa]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Întreruptă]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Jeda]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Keskeytetty]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [일시 정지됨]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [på pause]
% 1 [Duraklatıldı]%1 [Pausado]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Pausa]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [paus]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Paus]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [pozastavené]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Pozastaveno]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Pysähtynyt]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [ustavljeno]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [wstrzymane]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [пауза]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [призупинено]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [Призупинено]
% 1 [Duraklatıldı]% 1 [متوقف]
% 1 [Duraklatıldı]%1 [一時停止]
% 1 [Duraklatıldı](ολοκλήρωση)% 1
% 1 [Duraklatıldı](приостановлено)% 1
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.재생기 '% 1' 에서' 일시 정지 '동작을 수행할 수 없습니다
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Afspilleren "% 1" kan ikke udføre handlingen "pause".
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.A "pause" művelet nem hajtható végre ezen a lejátszón: "% 1".
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Der Medienabspieler„ %1“ kann die Aktion„ Pause“ nicht durchführen.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.De speler '%1' kan de actie 'Pauzeren' niet uitvoeren.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.El reproductor « %1 » no puede realizar la acción « pausar ».
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Il lettore « %1 » non può eseguire l' azione « pausa ».
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Impossible pour le lecteur « & #160; %1 & #160; » d'effectuer l'action « & #160; pause & #160; ».
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Lectorul „% 1 ” nu a putut îndeplini acțiunea „ întrerupe ”.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Nie można wywołać pauzy w odtwarzaczu "% 1".
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.O leitor '% 1' não consegue efectuar a acção 'pausa'.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Predvajalnik »% 1 « ne more izvesti dejanja » prekini «.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Prehrávač '% 1' nemôže vykonať akciu 'pause'.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Přehrávač '% 1' nemůže provést činnost 'pozastavit'.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Soitin ”% 1 ” ei kykene toteuttamaan toimintoa ” keskeytä ”.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Spelaren '% 1' kan inte utföra åtgärden 'paus'.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Ο αναπαραγωγέας '% 1' αδυνατεί να εκτελέσει την ενέργεια 'pause'.
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Програвач «% 1 » не зміг виконати дію « pause ».
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.Проигрыватель «% 1 » не может выполнить операцию « pause ».
'% 1' oynatıcısı 'duraklat' eylemini gerçekleştiremedi.لا يستطيع المشغل '% 1' أداء الإجراء 'توقف مؤقتا'
2. İkinci durak: Dallas, Fort Worth.Hall 2 :Dallas, Fort Worth.
2. İkinci durak: Dallas, Fort Worth.רחבה שתיים: דאלאס, פורט וורת'. אותו קול.
2. İkinci durak: Dallas, Fort Worth.المحطة الثانية: دالاس, فورت ورث, نفس الصوت
2. İkinci durak: Dallas, Fort Worth.電車が出発する直前に 若いカップルが飛び乗った
2. İkinci durak:Halta doi:
2. İkinci durak:Seconda piattaforma:
2. İkinci durak:Segunda Explanada:
2. İkinci durak:Terminal Twee:
2. İkinci durak:Остановка вторая:
2. İkinci durak:Площадка две:
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.저는 종종 이런 것을 뒷받침하는 근거나 논리, 끊임없는 연구가 현재의 과학과 첨단 기술을 만들어냈다고 생각합니다.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Obişnuiam să cred că argumentarea şi logica şi motivaţia continuă sunt singurele căi ce duc la realizări.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Saya pernah berpikir bahwa akal, logika, dan dorongan terus menerus adalah satu-satunya cara untuk berhasil.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Tôi từng tin rằng chỉ có lý lẽ, lô gíc và sự nỗ lực bền bỉ mới dẫn đến thành công.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Zwykłem myśleć, że rozsądek i logika, i nieugięta determinacja są jedyną drogą tworzenia.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Смятах, че причината и логиката и неуморния стремеж са единствените начини да накараш нещата да се случват.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.נהגתי לחשוב שהיגיון ולוגיקה ודחף חסר מעצורים היו הדרכים היחידות לגרום לדברים לקרות.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.حيث لا مجال الا لاستخدام المنطق والفكر والعمل المتواصل كان اسلوب الحياة هناك