Ana içeriğe geç
Sözlük

duracak ile cümle

duracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün gün sadece orada mı duracaksın?Are you just going to stand there all day?
Kendi ayakların üzerinde duracak kadar yetişkinsin.You are old enough to stand on your own feet.
Yakında yağmur duracaktır.It will stop raining soon.
Çok geçmeden yağmur duracak.It will stop raining before long.
O, ne kadar süre orada duracak.How long will it stop there?
Tom'un inandığı şeyin arkasında duracak cesareti olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom has the courage to stand up for what he believes in.
Gemi Yokohama'da duracaktır.The ship will stop in Yokohama.
Tren burada ne kadar duracak?How long will the train stop here?
Yakında kar yağışı duracak ve sonra hava düzelecek.It will soon stop snowing, and then the weather will improve.
Tüm gün boyunca oynayıp duracak mısın?Will you keep playing all day long?
Kıpırdamadan duracaksın.You'll stay put.
Ne zaman duracak?When will it stop?
Tom yeniden ayaklarının üzerinde duracak.Tom will be back on his feet soon.
Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.
Bu ne zaman duracak?When's this going to stop.
"Yağmur yakında duracak mı?" "Korkarım ki hayır"."Will it stop raining soon?" "I'm afraid not".
Er ya da geç kar yağışı duracak.It'll stop snowing sooner or later.
Yağmur ne zaman duracak?When will it stop raining?
Yakında yağmur duracak.It'll stop raining soon.
Yakında kar yağışı duracak, sanırım.It'll stop snowing soon, I think.
İyi eski dostlar yanınızda duracaktır.The good old friends will stand by your side.
Tom'larda ne kadar duracaksın?How long will you be at Tom's?
Orada öylece oturup hiçbir şey yapmadan daha ne kadar duracaksın?How long are you going to just sit there and do nothing?
Hattı kullanan trenler Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nda da duracaktır.Early morning trains to and from the station also stop at Ben Gurion International Airport.
Herkes olduğu yerde duracak ve savaşacak."The battle shall go on, wherever it takes."
Çıkabileceği en yüksek noktada, top duracaktır v = 0.At the highest point, the ball will be at rest: therefore v = 0.
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.He was retired and removed from public life.
Kredi sicilinizde 10 yıl boyunca duracak.10 years on credit report.
Ya zor bir savaşta ya da kışlasında duracak bir askeriyeye sahip olmak zorunda değilsiniz.You don't have to have a military that is either in hard combat or is in the barracks.
Dünya nüfusunun büyümesi duracak.And the world population will stop growing.
Ve merak etmeyin, sağlam duracaktır.And don't worry, it's definitely going to hold up.
Ve eğer otobüs duracaksa ve otobüs durağından 3 metre uzaklıktaysa içeride mahkum kalıyordunuz.And if the bus is going to stop and it's three yards away from the bus stop, you're just a prisoner.
Hawlwadig Yolu'na gelecek ve Olympic Otel'in önünde duracak.I say "may" because we all know by now...
Ölümler duracak mı?I'm still in the fight, sir.
Ve, Peki, ne zaman duracak? diye sordu.And he says, Well, when's it going to stop?
O iletiyi birkaç gün duracak şekilde ayarladım.I stuck that thread so it lasted a few days.
Bütün gün bunlara bakıp duracak mısın?Are you going to look at those all day?
Yani hiçbir mazeret olmazsa İsrail duracak mı?So with no alibi, Israel will stop?] [Woman:
İlk iki terim aynı kalacak. f 0 duracak.They're going to be f of 0. Remember, this is just a constant term.
Olduğu yerde sonsuza kadar duracak alıp evinize götürebilirsiniz.You can take it home with you, unlike the Theme Building, which will stay where it is forever.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Stay away from bolitics in the Middle East.
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.No, I can barely muster the strength to stand.
Ne kadar duracaklarını ve onları beslemenin maliyetini belirledim.I assessed how long they were going to stay and how much it would take to feed them.
Nerede duracak?Where does it stop?
Anne, artık duracak mısın?Mom, would you stop it?
Yoksa neyin üzerinde duracaksınız?What are you going to stand on?
Duracak, çünkü ticareti yapılan kaynakların sonu gelecek.It will stop because of the end of trade resources.
Ülkede Bay Todd ile duracaktır. "I shall go and stop with Mr. Todd in the country."
Duracak olsaydım, ben de hiç başlamazdım.If I was going to, then I wouldn't have started either.
Ve sistem duracak.The system stops.
Öyle dikilip duracak mısın?Well, so what?
Duracaklarını bildirmişlerdi.They were saying they would stop.
Muhtemelen duracaksınız.You have to probably stop.
Bu buz zamanla duracaktır.That ice will eventually stop.
Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.Or if I throw a tennis ball, that tennis ball will eventually stop
Zamanla duracaktır. ya da eğer bir bowling topu yuvarlarsam, ya da başka bir şeyIt will eventually grind to a halt. Or if I roll a bowling ball, or if I - anything!
Sistem duracak.The system stops.
Bir baţladýn mý nerede duracaksýn Dayý?How much further can we go like this? Once we start doing this, where are you gonna stop Dayi?
Ama sen nerede duracaksýn yeđen, ha?But where will you stay son?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?and said, 'Here you may come, but no further. Here your proud waves shall be stayed?'
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod