durağan ile cümle
durağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Durağan Sözcük Kaydırmaגלישת שורות סטטית
Durağan Sözcük Kaydırmaلف الكلمة الساكن
Durağan Sözcük Kaydırma固定的な行の折り返し
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.De aztán a fejlődés egyenletes volt.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Depois, as coisas evoluíram estáveis e uniformes.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Después, las cosas estuvieron bastante estables y uniformes.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Insa mai apoi lucrurile au evoluat destul de stabil si de uniform.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.하지만 그 이후에는 인류에 큰 변화를 가져올만큼의 큰 일들은 일어나지 않았습니다.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Ma dopo, le cose sono proseguite regolari e uniformi.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Mais après cela les choses se sont déroulées d'une façon plutôt constante et régulière
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Namun setelah itu, segalanya cukup stabil dan seragam.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Nhưng sau đó, mọi việc đã ổ định và rất đồng đều.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Później sytuacja się ustabilizowała.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Αλλά μετά από αυτό, τα πράγματα ήταν αρκετά σταθερά και αρκετά ομοιόμορφα.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.إلّا أنّه وبعد ذلك أصبحت التطوّرات أكثر استقراراً وانتظاماً
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.人力飛行技術の進歩を起こした数々の出来事は
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.[слайд: Первый полёт - 1903, трансатлантический - 1927, коммерческий - 1949, сверхзвуковой - 1969] [слайд:
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.След това обаче нещата са се развивали доста стабилно и доста постоянно.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.אבל אחרי זה, הדברים נעשו יציבים ואחידים למדי.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Aber danach ging die Entwicklung sehr beständig und gleichförmig weiter.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.Daarna gingen dingen nogal stabiel vooruit.
Hareketli bir ortamdaki maddenin, durağan bir ortam üzerinde ayrımsal adsorpsiyon yoluyla ayrılmasıdır.Anyagelválasztás mozgó közegben differenciált abszorpcióval, álló közegben.
Hareketli bir ortamdaki maddenin, durağan bir ortam üzerinde ayrımsal adsorpsiyon yoluyla ayrılmasıdır.Rozdzielanie materii w poruszającej się mieszaninie przez różną absorpcję w ośrodku porowatym.
Hareketli bir ortamdaki maddenin, durağan bir ortam üzerinde ayrımsal adsorpsiyon yoluyla ayrılmasıdır.Разделяне на веществото чрез диференциращо поглъщане.
Hareketli bir ortamdaki maddenin, durağan bir ortam üzerinde ayrımsal adsorpsiyon yoluyla ayrılmasıdır.أمر بوصة a متوسط نقّال يعمل a ثابت متوسط.
Hareketli bir ortamdaki maddenin, durağan bir ortam üzerinde ayrımsal adsorpsiyon yoluyla ayrılmasıdır.流動性の媒質 (移動相) を静的な媒質 (固定相) に吸収させて異なる物質を分離する物質分離法。
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Doběla rozžhavená, nediferencovaná, nerozlišená na pořádné stabilní atomy, tím méně pak hvězdy a galaxie.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indefinido, no diferenciado en átomos estables, mucho menos estrellas y galaxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indiferenciado, ainda não diferenciado nos devidos átomos estáveis, muito menos em estrelas e galáxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Niezróżnicowaną na poszczególne atomy, a tym bardziej na gwiazdy czy galaktyki.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.S-ar fi diferențiat deja în atomi și stele.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Undifferenzierbar, noch nicht in stabile Atome zusammengefallen, von Sternen und Galaxien ganz zu schweigen.
Hindistan Musonları'nda kaotik durağanlıkChaotische multistabiliteit in Indiase moesson
Hindistan Musonları'nda kaotik durağanlıkΧαώδης piολυστάθεια μουσώνων του Ινδικού
İnsanlar galaksileri takdim ederken, hep bu güzel fotoları görüyoruz. Ama hep durağanlar.Galaktyki widzimy na zdjęciach, gdzie są piękne, ale nieruchome.
İnsanlar galaksileri takdim ederken, hep bu güzel fotoları görüyoruz. Ama hep durağanlar.São como fotografias muito belas, mas são sempre estáticas.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Il est très intéressé par la transition entre l'inerte et le vivant.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.불활성 소재를 생체 소재로 전환하는 작업에 지대한 관심을 갖고 있는 분입니다.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Его интересует переход от инертной материи к живой материи.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.והוא מאוד מתעניין במעבר מחומר דומם לחי.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.وهو مهتم في الواقع بالإنتقال من الجمود الى مواد حية.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.とても興味を持っていました それは、持続可能な素材を考える時、
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -그래서 방이 깨끗하면, 또는 방이 거시적 레벨에서 정지 상태이면 이들은 정지입니다
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -La entropia no tiene sentido.
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -Protože když je pokoj čistý nebo je neměnný na makroskopické úrovni, je neměnný (statický).
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -כי כאשר חדר הוא נקי, או שהוא סטטי ברמת המאקרו, אז הוא סטטי.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Están simplemente estacionarias.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Jsou stacionární.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Są nieruchome.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Sie sind nur stationär.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Ze zijn gewoon stationaire.
Özellikle sistemin durağanlığa/dengeye yakın sürecinden bahsetmek istiyorum. -열평형에 가까운 상태인 준정적 상태로 가정하고 이 이야기를 다룰 것입니다
Özellikle sistemin durağanlığa/dengeye yakın sürecinden bahsetmek istiyorum. -בתהליכים קואזי סטטיים. תהליכים שהם כל הזמן קרובים
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Depende de uma distinção que façam entre a estática do sistema político e a dinâmica do sistema político.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Depinde de distincția pe care o faci între aspectele statice și dinamice ale sistemului politic.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Det beror på om man har ett statiskt perspektiv på det politiska systemet eller ett dynamiskt perspektiv.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Dipende dalla distinzione che si fa tra la statica del sistema politico e la dinamica del sistema politico.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Es hängt von der Abgrenzung zwischen der Statik und der Dynamik des politischen Systems ab.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Függ a vonaltól, amelyet a politikai rendszer statikus vagy dinamikus volta között húzunk.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.왜냐하면 이는 우리가 정적인 정치 구조와 동적인 정치구조 사이에 어떤 것을 선택하느냐의 차이에 달려있기 때문입니다