Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indefinido, no diferenciado en átomos estables, mucho menos estrellas y galaxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indiferenciado, ainda não diferenciado nos devidos átomos estáveis, muito menos em estrelas e galáxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Niezróżnicowaną na poszczególne atomy, a tym bardziej na gwiazdy czy galaktyki.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.S-ar fi diferențiat deja în atomi și stele.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Undifferenzierbar, noch nicht in stabile Atome zusammengefallen, von Sternen und Galaxien ganz zu schweigen.
Hindistan Musonları'nda kaotik durağanlıkChaotische multistabiliteit in Indiase moesson
Hindistan Musonları'nda kaotik durağanlıkΧαώδης piολυστάθεια μουσώνων του Ινδικού
İnsanlar galaksileri takdim ederken, hep bu güzel fotoları görüyoruz. Ama hep durağanlar.Galaktyki widzimy na zdjęciach, gdzie są piękne, ale nieruchome.
İnsanlar galaksileri takdim ederken, hep bu güzel fotoları görüyoruz. Ama hep durağanlar.São como fotografias muito belas, mas são sempre estáticas.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Il est très intéressé par la transition entre l'inerte et le vivant.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.불활성 소재를 생체 소재로 전환하는 작업에 지대한 관심을 갖고 있는 분입니다.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Его интересует переход от инертной материи к живой материи.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.והוא מאוד מתעניין במעבר מחומר דומם לחי.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.وهو مهتم في الواقع بالإنتقال من الجمود الى مواد حية.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.とても興味を持っていました それは、持続可能な素材を考える時、
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -그래서 방이 깨끗하면, 또는 방이 거시적 레벨에서 정지 상태이면 이들은 정지입니다
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -La entropia no tiene sentido.
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -Protože když je pokoj čistý nebo je neměnný na makroskopické úrovni, je neměnný (statický).
Oda temizken ya da makro düzeyde oda durağanken onlar durgundur. -כי כאשר חדר הוא נקי, או שהוא סטטי ברמת המאקרו, אז הוא סטטי.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Están simplemente estacionarias.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Jsou stacionární.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Są nieruchome.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Sie sind nur stationär.
Onlar sadece durağan/yerleşik/sabitler.Ze zijn gewoon stationaire.
Özellikle sistemin durağanlığa/dengeye yakın sürecinden bahsetmek istiyorum. -열평형에 가까운 상태인 준정적 상태로 가정하고 이 이야기를 다룰 것입니다
Özellikle sistemin durağanlığa/dengeye yakın sürecinden bahsetmek istiyorum. -בתהליכים קואזי סטטיים. תהליכים שהם כל הזמן קרובים
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Depende de uma distinção que façam entre a estática do sistema político e a dinâmica do sistema político.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Depinde de distincția pe care o faci între aspectele statice și dinamice ale sistemului politic.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Det beror på om man har ett statiskt perspektiv på det politiska systemet eller ett dynamiskt perspektiv.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Dipende dalla distinzione che si fa tra la statica del sistema politico e la dinamica del sistema politico.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Es hängt von der Abgrenzung zwischen der Statik und der Dynamik des politischen Systems ab.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Függ a vonaltól, amelyet a politikai rendszer statikus vagy dinamikus volta között húzunk.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.왜냐하면 이는 우리가 정적인 정치 구조와 동적인 정치구조 사이에 어떤 것을 선택하느냐의 차이에 달려있기 때문입니다
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Temelji na razliki med statičnim političnim sistemom in dinamičnim političnim sistemom.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Záleží na rozdílu, který vidíte mezi statikou politického systému a jeho dynamikou.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Zależy to od tego, w jaki sposób rozróżniacie między statyką systemu politycznego, a jego dynamiką.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Зависи от разликата, която се прави между статичността и динамиката на политическата система.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.Он зависит от вашего разграничения статичности и динамичности политической системы.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.היא תלויה באבחנה שעושים בין הקיבעון של המערכת הפוליטית לשינויים במערכת הפוליטית.
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.وهي تكمن في الفارق الملحوظ بين تكلس (جمود وثبات) النظام السياسي وديناميكيته (حركته).
Politik sitemi durağanlığı ile politik sistemin dinamiği arasındaki fark cevabı etkiliyor.静的なものと動的なものを どのように区別するかによります 静的には中国は一党独裁体制で
Resmin genelinde durağanlık hakim, ve figürlerde doğrusallık görülüyor.(Ж)Фігури ніби завмерли, вони виглядають лінійними.
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmak거의 같다고 말하는 것은 사실 무척 직관적인 것입니다
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmakMellem at være i hvile og bevægelse.
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmakMovendo-se à uma velocidade constante ou estando em repouso
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmakДвижението с постоянна скорост или състоянието в покой.
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmakתנועה במהירות קבועה או מצב מנוחה.
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmakالحركه بسرعة ثابته (constant velocity) او البقاء في حالة السكون .
Sabit hızla hareket etmek ya da durağan olmak本当にどっちか、分からなくちゃうはずだよね。
Sadece durağan film karesi değildir.Ce n'est pas une image statique d'un film.
Sadece durağan film karesi değildir.Het is niet slechts een statisch filmframe.
Sadece durağan film karesi değildir.Insomma, non è un semplice fotogramma.
Sadece durağan film karesi değildir.그렇기 때문에 정적인 장면이라고만 할 수 없죠.
Sadece durağan film karesi değildir.Nu este doar un cadrul static de film.
Sadece durağan film karesi değildir.To nie tylko klatki filmowe.
Sadece durağan film karesi değildir.Просто не е статична рамка на филм.
Sadece durağan film karesi değildir.במדיום עצמו. אין זו רק תמונה סטטית בסרט.
Sadece durağan film karesi değildir.في الفيلم نفسه. هذا ليس فيلم اطارات ثابته.
Sadece durağan film karesi değildir.二つ目は お気づきのように
Sadece kurtarılan canlar değil, durağanlık, iyi niyet ve güvenlik de kazanacağız.Emme tule ainoastaan pelastamaan henkiä, vaan saavutamme myös hyväntahtoisuutta, vakautta ja turvallisuutta.