dumanı ile cümle

dumanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sigara kesinlikle kullanılmamalı, sigara dumanına maruz kalınmamalıdır.Không có mức độ an toàn cho việc sử dụng thuốc lá không khói.
Uzak bir mesafeden, dumanı görerek yapılan bir haberleşme biçimiydi.深々と首を切り裂かれて腹を割かれた亮の裸の死体を遥火が目撃している。
Şöminenin yerine, çatıda dumanın dışarı çıkmasına yardımcı olan bir delik bulunurdu.屋根には煙突の代わりになる穴があり、調理の煙を外に出した。
Sigara kesinlikle kullanılmamalı, sigara dumanına maruz kalınmamalıdır.煙を出さないように配慮されている。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.風險因素包括吸煙、塵埃和空氣污染。
Şöminenin yerine, çatıda dumanın dışarı çıkmasına yardımcı olan bir delik bulunurdu.屋上的一个洞用来排烟。
Ama tüm dünya toprakları bundan dolayı yangın dumanı ile kaplanır.全臺灣各地的五穀宮,不少都是由此分香刈火成立。
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.직접 흡연에 대한 노출과 간접 흡연이 위험도를 높인다.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.위험 요인에는 담배 연기, 먼지, 기타 공기 오염의 노출을 포함한다.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.גורמי סיכון כוללים חשיפה לעשן טבק, אבק ומזהמים באוויר.
Konağın dumanı tütmektedir.אוויר החדר היה מלא מר עשן.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Izpostavljenost lastnemu dimu in pasivno kajenje povečujeta tveganje.
Sigara dumanındaki radikallerin akciğerde bulunan alfa-1 antitripsini inaktive ettiğine dair bulgular vardır.To tveganje je še posebej veliko, če oseba, ki ji alfa 1-antitripsin primanjkuje, tudi kadi.
Çektikleri işkencenin dumanı sonsuzlara dek tütecek.Kõhrkalade hingamine toimub lõpuste abil.
Konağın dumanı tütmektedir.Hoone täitus suitsuga.
Olay yerindeki delilleri topladıktan sonra görevlilerden birisi sigara dumanı kokusu alır.Tulekahju alguses nägid mõned inimesed suitsu eskalaatori kohal.
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Ale namísto kouřem z uhlí je pošpiněné penězi.
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Mais au lieu de la fumée de charbon, elle est polluée par l'argent.
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Nur ist sie nicht durch Kohlenrauch sondern durch Geld verschmutzt.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Đồng nghiệp của tôi là bác sỹ Greg Dumanian, thực hiện cuộc phẫu thuật
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Il mio collega, il Dott. Greg Dumanian, ha eseguito l'intervento.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.수술은 저의 동료인 그레그 두마니안씨가 했지요.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mein Kollege, Dr. Greg Dumanian, machte die Operation.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mi colega, el Dr. Greg Dumanian, practicó la cirugía.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mon collègue, le docteur Greg Dumanian a pratiqué l'opération
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Operację przeprowadził mój kolega, dr Greg Dumanian.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Моят колега, Д-р Грег Дюмейниън, извърши операцията.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Операцию проводил мой коллега, доктор Грег Думаниан.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.עמיתי, ד"ר גרג דומניאן, ביצע את הניתוח.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.لذا قام زميلي الدكتور "جريج دومانيان" بعمل الجراحة.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.まず胸の神経を取り除き
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Вони вірять, що дим ялівця священний.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.A hitük szerint a boróka füstje szent.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ei cred că fumul de ienupăr e sfânt.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ellos piensan que el humo del junípero es sagrado.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Họ tin rằng khói bách xù rất linh thiêng.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ils croient que la fumée de genièvre est sacrée.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.그들은 향나무 연기가 신성하다고 믿습니다.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Per loro il fumo di ginepro è sacro.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Sie glauben, dass Wacholder-Rauch heilig ist.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Veria že dym z borievky je posvätný.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Wierzą, że dym jałowcowy jest święty.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Zij geloven dat jeneverbesrook heilig is.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.По их поверьям, дым можжевельника свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Те вярват, че хвойновият дим е свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.הם מאמינים שעשן של ערער הוא קדוש.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.لأنهم يظنون أن دخان العرعر مقدس
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.登山家たちは大きな岩を囲んで立って
Beyaz pirinç, ... ...üzerinde buram buram dumanı tütüyor.Biały ryż z... Śliwki na parze.
Beyaz pirinç, ... ...üzerinde buram buram dumanı tütüyor.J'avais devant moi... un bol de riz tout chaud... qui venait d'être cuit.
Beyaz pirinç, ... ...üzerinde buram buram dumanı tütüyor.Orez alb cu... ... aburi care ies din el...
Beyaz pirinç, ... ...üzerinde buram buram dumanı tütüyor.Weißer Reis, aus dem Dampfschwaden aufsteigen. Weißer Winterreis.
Beyaz pirinç, ... ...üzerinde buram buram dumanı tütüyor.Ασπρο ρύζι με... Πίδακες ατμού να βγαίνουν απο αυτό.
Bunlardan en öne çıkanlar partikül maddeler, gürültü, radyasyon ve sigara dumanıdır.Le fardeau environnemental de la maladie – l'estimation de l'impact des facteurs environnementaux
Bunlardan en öne çıkanlar partikül maddeler, gürültü, radyasyon ve sigara dumanıdır.ses som en vägledande rangordning av miljörelaterade hälsoeffekter (
Bunlardan en öne çıkanlar partikül maddeler, gürültü, radyasyon ve sigara dumanıdır.Ympäristöstä johtuva sairastavuus ympäristöön liittyvien tekijöiden vaikutusten arvioiminen
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.A área ficava cheia de fumaça com a lenha dos fogões.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.La zona se llenaba de humo por la leña que se quemaba en los hornos.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.L'endroit était rempli de la fumée de feu de bois des poêles.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Obszar był wypełniony dymem przez drewno, które paliło się w piecach.
İlgili Sayfalar