Oda dumandan boğuluyordu.המקום היה חנוק מעשן.
Oda dumandan boğuluyordu.كانوا يطبخون على الأخشاب الخضراء التي تعد وقودهم الأساسي
Oda dumandan boğuluyordu.彼等は唯一の燃料である生材を使って 調理していたのです
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışA dzsinnekhez hasonló természetfeletti lények
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmış연기가 나지 않는 불을 만든다거나 알수 없는 그 어떤 걸 상징하는
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışאנו רואים בהם חלק מהאזור של העל-טבעי, ממש כמו הג'יני,
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışوننظر لها كحيز للمخلوقات الخارقة للطبيعة مثل الجن,
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmış彼らは得体の知れないものの 象徴だからです
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.만신전 앞에서, 다시금 혼란을 일으킨 후, 드디어 일터에 도착합니다.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.בחזית הפנתיאון - שוב גורם לאנדרלמוסיה ומגיע לבסוף לעבודה.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.ومن أمام البانثيون، ومرة أخرى ينشر الفوضى، حتى يصل أخيرا إلى عمله.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.実はマルチェロの仕事とは
Sadece bacağında bir kurşun var. Lastik yakılan yeri görüyor musun? Simsiyah duman çıkıyor.Para baixo! <i>Vês onde os pneus estão a arder?</i> <i>Aquele fumo negro?</i>
Sadece bacağında bir kurşun var. Lastik yakılan yeri görüyor musun? Simsiyah duman çıkıyor.Sial!
Sadece, şey, niye burası bu kadar duman altı?여기 왜 이렇게 연기가 나는거야? 향을 피워놔서 그래
Sadece, şey, niye burası bu kadar duman altı? Tütsü yaktık.aku sedang, ah, kenapa berasap sekali di sini? dupa.
Sadece, şey, niye burası bu kadar duman altı? Tütsü yaktık.Es solo, ah, por que esta tan nublado aqui?
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.저 갈라진 부분에서 뿜어져 나오는 흐릿한 연기같은 것입니다.
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.làn khói mờ bốc lên từ quầng sáng.
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.Rauchfahne beinah, die aus der Extremität aufsteigt.
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.דמויי עשן העולים מתוך הקצה
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.و التي تبدو باهتة في الصورة متصاعدة من هذا الطرف .
Sanki bu çıkıntılar aslında tüten dumanlarmış gibi görünüyorlar.筋状の煙です ドキュメンタリー番組では このように描かれています
Şehirden dumanlar yükseliyor!Ainda vem fumo da cidade!
Şehirden dumanlar yükseliyor!C'è del fumo che sale dalla città!
Şehirden dumanlar yükseliyor!Det ryger i byen.
Şehirden dumanlar yükseliyor!Det ryker i staden.
Şehirden dumanlar yükseliyor!Kaupungista nousee savua.
Şehirden dumanlar yükseliyor!Nad miastem unosi się dym.
Şehirden dumanlar yükseliyor!¡Sale humo de la ciudad!
Şehirden dumanlar yükseliyor!Βγαίνει καπνός από την πόλη!
Şehirden dumanlar yükseliyor!Над городом поднимается дым!
Şehirden duman yükseliyor.C'è del fumo che sale dalla città.
Şehirden duman yükseliyor.Det ryger i byen.
Şehirden duman yükseliyor.Det ryker i staden.
Şehirden duman yükseliyor.Está a levantar-se fumo na cidade.
Şehirden duman yükseliyor.Kaupungista nousee savua.
Şehirden duman yükseliyor.Nad miastem unosi się dym.
Şehirden duman yükseliyor.Sale humo de la ciudad.
Şehirden duman yükseliyor.Ανεβαίνει καπνός από την πόλη.
Şehirden duman yükseliyor.Над городом поднимается дым.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.A pohly sa základy prahov od hlasu volajúceho, a dom sa naplnil dymom.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.A pohnuly se podvoje veřejí od hlasu volajícího, a dům plný byl dymu.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.daß die Überschwellen bebten von der Stimme ihres Rufens, und das Haus ward voll Rauch.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.E as bases dos limiares moveram-se � voz do que clamava, e a casa se enchia de fumaça.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Een machtig koor was het! De tempel trilde op zijn grondvesten en het heiligdom vulde zich met rook.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.És megrendülének az ajtó küszöbei a kiáltónak szavától, és a ház betelt füsttel.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.In tresle so se podstave pragov od glasu kličočih in hiša se je napolnila z dimom.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.I poruszyły się podwoje u drzwi od głosu wołającego, a dom pełny był dymu.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Ja kynnysten perustukset vapisivat heidän huutonsa äänestä, ja huone täyttyi savulla.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.이 같이 창화하는 자의 소리로 인하여 문지방의 터가 요동하며 집에 연기가 충만한지라
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Los umbrales de las puertas se estremecieron con la voz del que proclamaba, y el templo se llenó de humo
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Nhơn tiếng kêu đó , các nền ngạch cửa rúng_động , và đền đầy những khói .
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Nhơn tiếng kêu đó, các nền ngạch cửa rúng động, và đền đầy những khói.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Och dörrtrösklarnas fästen darrade, när ropet ljöd; och huset blev uppfyllt av rök.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Og Dørstolpernes Hængsler rystede ved Råbet, medens Templet fyldtes af Røg.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Og tresklenes poster bevet ved de ropendes røst, og huset blev fylt med røk.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Şi se zguduiau uşiorii uşii de glasul care răsuna, şi casa s'a umplut de fum.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Suara mereka membuat alas Rumah TUHAN bergetar, dan Rumah TUHAN itu sendiri penuh asap
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Vibravano gli stipiti delle porte alla voce di colui che gridava, mentre il tempio si riempiva di fumo