"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Je to běžné klempířské kouře rakety, vybavené víčkem na obou koncích, aby bylo vlastní osvětlení.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"그것은 그것을 만드는 평범한 배관공 연기 - 로켓, 모자가 장착되어 양쪽 끝에 있습니다
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"Nó là một thợ sửa ống nước bình thường tên lửa khói thuốc, trang bị nắp ở mỗi đầu để làm cho nó tự ánh sáng.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"Se on tavallinen putkiliike savu-raketti, varustettu korkki kummassakin päässä, jotta se itse valaistus.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"To je navadna vodovodarja je dim-raketa, opremljena s pokrovčkom na obeh koncih, da ga bo self-osvetlitev.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"זה שרברב רגיל של עשן רקטות, מצויד בכובע בסוף או לעשות את זה
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda"ومن عادية سباك' s التدخين الصواريخ ، ومزودة سقف إما في نهاية لجعله
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda自己照明。あなたの仕事はそれに限定されます。
"Bu, sıradan bir tesisatçı's duman roket olduğunu iki ucunda bir kapak ile donatılmış bunu yapmak için"Es ist ein gewöhnlicher Klempner Rauch-Rakete, mit einer Kappe an beiden Enden, um sie
"Bu, sıradan bir tesisatçı's duman roket olduğunu iki ucunda bir kapak ile donatılmış bunu yapmak için"그것은 평범한 배관공 연기 - 로켓입니다 양쪽 끝에 캡 장착 그것을 만들기 위해
"Bu, sıradan bir tesisatçı's duman roket olduğunu iki ucunda bir kapak ile donatılmış bunu yapmak için"זה עשן של השרברב רגילות הרקטות, מצויד בכובע בסוף או לעשות את זה
"Bu, sıradan bir tesisatçı's duman roket olduğunu iki ucunda bir kapak ile donatılmış bunu yapmak için"وهو سباك العاديين دخان الصواريخ ، مزودة سقف إما في نهاية لجعله
"Bu, sıradan bir tesisatçı's duman roket olduğunu iki ucunda bir kapak ile donatılmış bunu yapmak içinどちらかの端にキャップを取り付け、それを作成する 自己照明。
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.Descobrimos que esses tufos esbatidos são fontes de gelo erguendo-se da superfície desta pequena lua.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.우리는 이 흐릿한 연기가 실제로는 얼음분수이며 이 작은 위성의 표면에서 뿜어져나오는것을 알아냈습니다.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.Přišli jsme na to, že ty pramínky jsou vlastně fontány ledu zvedající se z povrchu tohoto malého měsíce.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.Te delikatne smugi są fontannami lodu unoszącymi się z tego księżyca.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.We ontdekten dat die vage slierten in feite ijsfonteinen zijn opstijgend van het maanoppervlak.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.Zistili sme, že tie bledé kúdoly sú v skutočnosti ľadové gejzíry vyvierajúce z povrchu tohto malého mesiaca.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.Открихме, че тези бледи ивици всъщност са фонтани от лед, издигащи се от повърхността на тази мъничка луна.
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.מה שמצאנו היה שאותם אניצים דהויים הם למעשה מזרקות של קרח העולים מפני השטח של הירח הקטנטן הזה
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.ما وجدنها ، في مكان أعمدة البخار الباهتة هذه أنها في الحقيقة ، ينابيع من الثلوج. تنبع من سطح هذه القمر الصغير
Bu soluk dumanlarda keşfettiğimiz şey, minik uydunun yüzeyinden çıkan şeyin, aslında buz kaynakları olduğuydu.小さな衛星の表面から 噴出している氷です これだけで美しい光景ですが
Canabis kullanmaya duman şeklinde alarak başladım.זה התחיל בעישון הצמח ועבר לאידוי שלו
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Haar longen zijn verbeterd en ze zullen verder verbeteren, omdat ze niet meer kookt in dezelfde rook.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Hennes lungor har blivit bättre och de blir ännu bättre med tiden eftersom hon inte lagar mat i röken.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Ihre Lungen haben sich verbessert und werden sich weiter verbessern, weil sie nicht in dem Rauch kocht.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.그녀의 폐는 점점 좋아졌으며, 앞으로도 좋아질 겁니다. 연기 속에서 요리하지 않으니까요.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Phổi của cô sẽ ngày càng tốt hơn vì giờ không còn phải nấu nướng trong khói mù nữa.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Stan jej płuc się polepszył i nadal będzie z biegiem czasu, bo już nie wdycha dymu.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Stav jej pľúc sa zlepšil a časom sa stále zlepšuje, pretože už nevarí v tom istom dyme, ako predtým.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Дробовете ѝ са по-добре, и те ще се оправят с увеличение на времето, защото тя не готви в онзи дим.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Состояние её лёгких улучшилось, станет ещё лучше со временем, потому что она больше не готовит на дыму.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.מצב הריאות שלה השתפר והם יוסיפו להשתפר עם הזמן, מכיוון שהיא לא מבשלת עם אותו העשן.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.مع الوقت لأنها لا تطبخ في نفس الدخان سرري يخرج المخلفات من غرفة الغاز العضوي
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.なぜならもう煙の中で調理していないからです スリアはバイオガスを抽出した後の
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Gli incendi sono frequenti e l'odore di cenere e fumo, la mattina, non è raro.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Het brandt regelmatig en de geur van as en rook in de ochtend is niet ongewoon.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Hỏa hoạn xảy ra thường xuyên, mùi hôi của tro và khói bốc lên vào buổi sáng chẳng phải là chuyện lạ.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Incendiile sunt frecvente şi mirosul de cenuşă şi fum de dimineaţă e obişnuit.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Les incendies sont fréquents et l'odeur de cendres et de fumée le matin n'est aps rare.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Los incendios son frecuentes y no es raro oler ceniza y humo por la mañana.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Os incêndios são frequentes e o cheiro a cinzas e a fumo, de manhã, não são invulgares.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Po częstych pożarach pozostaje popiół i dym.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Sering terjadi kebakaran dan bau debu dan asap di pagi hari sudah biasa.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Οι πυρκαγιές είναι συχνές και η μυρωδιά από στάχτες και καπνό το πρωί δεν είναι ασυνήθιστη.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Часто случаются пожары, и запах пепла и дыма по утрам не редкость.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.לעיתים תכופות פורצות שרפות, ובבקרים נישא ריח העשן והפיח.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.الحرائق تحدث باستمرار ورائحة الرماد والدخان في الصباح ليست غريبة.
Çunku ayni yukler birbirlerini iterler. Yani bu iki elektrondan uzakta dumak isteyecektir.Ponieważ ujemne ładunki odpychają się nawzajem, więc będzie chciał pozostać z dala od tych dwóch elektronów.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.(101:4) ибо исчезли, как дым, дни мои, и кости мои обожжены, как головня;
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.(102:4) Car mes jours s`évanouissent en fumée, Et mes os sont enflammés comme un tison.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Căci zilele mele pier ca fumul, şi oasele îmi ard ca un tăciune.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Denn meine Tage sind vergangen wie ein Rauch, und meine Gebeine sind verbrannt wie ein Brand.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Hidupku menghilang seperti asap; tulang-tulangku membara seperti api
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Kajti ginejo kakor dim dnevi moji in kosti moje goré.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.대저 내 날이 연기 같이 소멸하며 내 뼈가 냉과리 같이 탔나이다
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Pois os meus dias se desvanecem como fumaça, e os meus ossos ardem como um tição.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Porque mis días se han disipado como humo; mis huesos arden como un brasero
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Thi mine Dage svinder som Røg, mine Ledemod brænder som Ild;