dul ile cümle

dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.제 생각에는 그 부인께서 그녀의 모험에서 굉장히 성공할 것이라고 생각합니다.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Myslím, že se oné vdově její cíl vyplnil více než zdárně.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Och jag tror att hans änka kommer att bli väldigt framgångsrik med sitt uppdrag.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Og jeg tror, at hans enke bliver meget succesfuld i hendes stræben.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Tak sobie myślę, że tak wdowa będzie miała dużo sukcesów w jej poszukiwaniu.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Và tôi nghĩ rằng người góa phụ này sẽ rất thành công trong cuộc chiến này.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Y creo que su viuda va a tener mucho éxito en su búsqueda.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Και πιστεύω ότι η σύζυγός του θα είναι πολύ επιτυχημένη στην αναζήτησή της.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.И мисля, че неговата вдовица ще бъде много успешна, по време на своето търсене.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.І я думаю що ця вдова буде дуже успішною в своїй справі.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.Я думаю, что его вдова будет весьма успешна в своём начинании.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.ואני חושב שהאלמנה שלו עומדת להיות מאוד מצליחה במסע שלה.
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.واظن ان أرملته سوف تكون ناجحة جداً في تحقيق مبتغاها
Ben, dul eşin macerasında çok başarılı olacağını düşünüyorum.彼の未亡人はその追求に成功するでしょう 最近では プロジェクトに関わるのは
Ben sürerim. Piç kurusu annemi dul yapmak istiyor.Pankrt hoče mojo mater napraviti v vdovo.
Ben sürerim. Piç kurusu annemi dul yapmak istiyor.Skurwysyny chcą uczynić moją matkę bezdzietną!
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Đầu tiên, hiệu ứng 'góa vợ' không chỉ bị giới hạn cho chồng và vợ.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Először is, az özvegy hatás nem korlátozódott férjekre és feleségekre.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Erstens war der "Witwer-Effekt" nicht beschränkt auf Ehemänner und -frauen.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.For det første, at enke-effekten ikke udelukkende påvirkede ægtepar.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.첫째, 과부 효과는 그저 남편, 아내에게만 일어나는 것이 아닙니다.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Pierwsza, efekt wdowca nie ogranicza się jedynie do mężów i żon.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Po prvé to, že vdovský efekt sa netýka len manželských párov.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Premièrement, que l'effet de veuvage ne se limitait pas aux maris et aux femmes.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Primeiro, o efeito da viuvez não era restrito a maridos e mulheres.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Primero, que el "efecto viudez" no se restringía a maridos y esposas.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Primo, il "widowhood effect" non era ristretto a mariti e mogli.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Primul, efectul văduviei nu se rezumă doar la soți și soții.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Satu, efek widowhood tidak terbatas pada suami dan istri saja
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Πρώτον, το φαινόμενο της χηρείας δεν ήταν περιορισμένο μόνο ανάμεσα σε/στους συζύγους.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Первое: эффект вдовства не ограничивается супругами.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.Първо, ефектът на вдовството не е ограничен до съпрузите и съпругите.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.במרחק חברתי מסוים. וכך אני פתאום מבין שני דברים מאוד פשוטים.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.أولاً، تأثير الأرمل لم يكن قاصراً على الأزواج و الزوجات.
Birincisi, dulluk etkisi sadece karı ve koca ile sınırlı değildi.夫婦間に限ったことではないということ そしてもう1つは 2人の間だけにとどまるわけでもないということです
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.Beberapa waktu kemudian anak janda itu jatuh sakit. Makin lama makin parah sakitnya sehingga ia meninggal
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.이 일 후에 그 집 주모 되는 여인의 아들이 병들어 증세가 심히 위중하다가 숨이 끊어진지라
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.Maar op een dag werd de zoon van de vrouw erg ziek en stierf tenslotte.
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.ויהי אחר הדברים האלה חלה בן האשה בעלת הבית ויהי חליו חזק מאד עד אשר לא נותרה בו נשמה׃
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.وبعد هذه الأمور مرض ابن المرأة صاحبة البيت واشتدّ مرضه جدا حتى لم تبق فيه نسمة.
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.這 事 以 後 、 作 那 家 主 母 的 婦 人 、 他 兒 子 病 了 . 病 得 甚 重 、 以 致 身 無 氣 息
Bir süre sonra ev sahibi dul kadının oğlu gittikçe ağırlaşan kötü bir hastalığa yakalandı, sonunda öldü.這事 以 後 、 作 那 家 主 母的 婦人 、 他 兒子 病 了 . 病得 甚 重 、 以致 身無氣息
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.A tak odišiel Dávid ta hore aj obe jeho ženy, Achinoam Jezreelská a Abigaiľ, predtým žena Nábala Karmelského.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.Davide dunque andò là con le sue due mogli, Achinoàm di Izreèl e Abigail, gia moglie di Nabal da Carmel
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.David torej gre gori in tudi dve ženi njegovi, Ahinoama Jezreelska in Abigaila, bivša žena Nabala Karmelskega.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.David y monta, avec ses deux femmes, Achinoam de Jizreel, et Abigaïl de Carmel, femme de Nabal.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.Dus verhuisde David met zijn vrouwen Ahinoam en Abigaïl.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.다윗이 그 두 아내 이스르엘 여인 아히노암과 갈멜 사람 나발의 아내 되었던 아비가일을 데리고 그리로 올라갈 때에
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.Så drog då David ditupp jämte sina båda hustrur, Ahinoam från Jisreel och Abigail, karmeliten Nabals hustru.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.Så drog David der op med sine to hustruer, Akinoam fra Jisre'el og Abiga'il, karmelitten Nabals hustru.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.Så drog David derop tillige med sine to Hustruer Ahinoam fra Jizre'el og Abigajil, Karmeliten Nabals Hustru;
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.И пошел туда Давид и обе жены его, Ахиноама Изреелитянка и Авигея, бывшая жена Навала, Кармилитянка.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.И тъй, Давид възлезе там с двете си жени, езраелката Ахиноам и Авигея жената на кармилеца Навал.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.ויעל שם דוד וגם שתי נשיו אחינעם היזרעלית ואביגיל אשת נבל הכרמלי׃
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.فصعد داود الى هناك هو وامرأتاه اخينوعم اليزرعيلية وابيجايل امرأة نابال الكرملي.
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.於 是 大 衛 和 他 的 兩 個 妻 、 一 個 是 耶 斯 列 人 亞 希 暖 、 一 個 是 作 過 迦 密 人 拿 八 妻 的 亞 比 該 、 都 上 那 裡 去 了
Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.於是 大衛 和 他 的 兩個 妻 、 一 個 是 耶斯列人 亞希暖 、 一 個 是 作過 迦密人 拿 八 妻 的 亞比該 、 都 上 那裡 去了
BU TABLET ONUN DUL TARAFINDAN onun Bellek dikilmiş.Acest comprimat este ridicata Memorie Său de văduva sa.
BU TABLET ONUN DUL TARAFINDAN onun Bellek dikilmiş.Ce comprimé est érigée à sa mémoire par sa veuve.
BU TABLET ONUN DUL TARAFINDAN onun Bellek dikilmiş.Denne tablet er rejst til hans minde af hans enke.

İlgili Sayfalar