‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Deres strupe er en åpnet grav; med sine tunger gjorde de svik, ormegift er under deres leber.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››"En åbnet Grav er deres Strube; med deres Tunger øvede de Svig;" "der er Slangegift under deres Læber;"
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››En öppen grav är deras strupe, sina tungor bruka de till svek. Huggormsgift är inom deras läppar.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Gîtlejul lor este un mormînt deschis; se slujesc de limbile lor ca să înşele; supt buze au venin de aspidă;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Grobem otworzonym jest gardło ich, językami swemi zdradzali, jad żmiji pod wargami ich.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Heidän kurkkunsa on avoin hauta, kielellänsä he pettävät, kyykäärmeen myrkkyä on heidän huultensa alla;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Họng chúng nó như huyệt mả mở ra; Dùng lưỡi mình để phỉnh gạt; Dưới môi chúng nó có nọc rắn hổ mang.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Họng chúng_nó như huyệt mả mở ra ; Dùng lưỡi mình để phỉnh gạt ; Dưới môi chúng_nó có nọc rắn hổ_mang .
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Hrob otevřený hrdlo jejich, jazyky svými lstivě mluvili, jed lítých hadů pod rty jejich.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Ich hrdlo otvorený hrob; svojimi jazyky hovorili lesť, jed ľútych hadov pod ich rtami;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Ihr Schlund ist ein offenes Grab; mit ihren Zungen handeln sie trüglich. Otterngift ist unter den Lippen;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››저희 목구멍은 열린 무덤이요 그 혀로는 속임을 베풀며 그 입술에는 독사의 독이 있고
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Nyitott sír az õ torkuk; nyelvökkel álnokságot szólnak; áspis kígyó mérge van ajkaik alatt.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Odprt grob je njih grlo, s svojimi jeziki varajo; kačji strup je pod njih ustnicami.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Sepulcro abierto es su garganta; con su lengua engañan. Hay veneno de serpiente debajo de sus labios
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Гортань их – открытый гроб; языком своим обманывают; яд аспидов на губах их.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Гріб відчинений горло їх, язиками своїми підводили; отрута гадюча під губами їх;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Опустошение и разорение има в пътищата им;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון חמת עכשוב תחת שפתימו׃
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››حنجرتهم قبر مفتوح. بألسنتهم قد مكروا. سمّ الاصلال تحت شفاههم.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››他 們 的 喉 嚨 是 敝 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 弄 詭 詐 . 嘴 唇 裡 有 虺 蛇 的 毒 氣
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››他 們 的 喉嚨 是 敝開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭弄詭詐 . 嘴唇 裡 有 虺蛇 的 毒氣
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Hatimu akan kukuatkan dengan berbagai anjuran; kata-kataku akan memberi penghiburan
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Ich wollte euch stärken mit dem Munde und mit meinen Lippen trösten.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Je vous fortifierais de la bouche, Je remuerais les lèvres pour vous soulager.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.그래도 입으로 너희를 강하게 하며 입술의 위로로 너희의 근심을 풀었으리라
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Med munnen kunde jag då styrka eder och med läpparnas ömkan bereda eder lindring.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Nhưng ta sẽ lấy miệng ta giục lòng các ngươi mạnh mẽ, Lời an ủy của môi ta sẽ giảm bớt nơi đau đớn các ngươi.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Nie, ale by som vás posilňoval svojimi ústami, a sústrasť mojich rtov by miernila váš bôľ. -
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Nýbrž posiloval bych vás ústy svými, a otvírání rtů mých krotilo by bolest.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Os alentaría con mi boca, y el movimiento de mis labios traería alivio
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.õsíthetnélek titeket [csak] a szájammal és ajakim mozgása kevesbítené [fájdalmatokat.]
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Owszembym was posilał ustami memi, a ruchanie warg moich ulżyłoby boleści waszych.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.poderia fortalecer-vos com a minha boca, e a consolação dos meus lábios poderia mitigar a vossa dor.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.rad bi vas krepčal z usti svojimi in usten mojih tolažba naj bi vam lajšala bol.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.rohkaista teitä suullani ja tuottaa huojennusta huulteni lohduttelulla.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.styrke jer med min Mund, ej spare på ynksomme Ord!
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.v'aş mîngîia cu gura, şi aş mişca din buze ca să vă uşurez durerea?
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Vi conforterei con la bocca e il tremito delle mie labbra cesserebbe
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Ηθελον σας ενισχυσει με το στομα μου, και η κινησις των χειλεων μου ηθελε σας ανακουφισει.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.Но аз бих ви подкрепил с устата си, И утехата си от устните ми би олекчила скръбта ви.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.подкреплял бы вас языком моим и движением губ утешал бы.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.אאמצכם במו פי וניד שפתי יחשך׃
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.بل كنت اشددكم بفمي وتعزية شفتيّ تمسككم
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.但 我 必 用 口 堅 固 你 們 、 用 嘴 消 解 你 們 的 憂 愁
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.但 我 必 用 口堅固 你們 、 用嘴 消解 你 們 的 憂愁
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Căci gura mea vesteşte adevărul, şi buzele mele urăsc minciuna!
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Car ma bouche proclame la vérité, Et mes lèvres ont en horreur le mensonge;
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Denn mein Mund soll die Wahrheit reden, und meine Lippen sollen hassen, was gottlos ist.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.De waarheid ligt op het puntje van mijn tong, geen goddeloosheid komt er over mijn lippen.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.ja, Sandhed taler min Gane, gudløse Læber er mig en Gru.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Ja, sanning skall min mun tala, en styggelse för mina läppar är ogudaktighet.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Jistě žeť pravdu zvěstují ústa má, a ohavností jest rtům mým bezbožnost.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Kajti resnico govoré usta moja in gnusoba je ustnam mojim krivica.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.내 입은 진리를 말하며 내 입술은 악을 미워하느니라
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Lebo moje ústa budú vravieť pravdu, a ohavnosťou je mojim rtom bezbožnosť.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Mert igazságot mond ki az én ínyem, és útálat az én ajkaimnak a gonoszság.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.min tunge taler sannhet, og ugudelighet er en vederstyggelighet for mine leber.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.perché la mia bocca proclama la verità e abominio per le mie labbra è l'empietà
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Porque a minha boca profere a verdade, os meus lábios abominam a impiedade.