Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson este în buzele tale şi în obraji ta, Şi de pavilion pal moartea lui nu este avansat acolo .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson je v tvojich perách a tvoje tváre a smrť bledý príznak nie Rozšírené tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson je v tvých rtech a tvé tváře a smrt bledý příznak není Rozšířené tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Czy szkarłat w twoich ustach iw twoim policzki, blada flagi śmierci nie jest zaawansowany nie .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--È cremisi nella tua bocca e nel tuo guance, E pallida bandiera della morte non è avanzato ci .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Er crimson i dine læber og i dit kinder, og døden er bleg flag er ikke avanceret der .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Es carmesí en tus labios y tus mejillas, y la bandera pálida de la muerte no es avanzada .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Est-pourpre tes lèvres et dans tes joues, et le drapeau pâle de la mort n'est pas avancé il .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--É vermelho na tua boca e no teu rosto, E a bandeira pálida da morte não é avançada lá .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Is crimson in uw lippen en in uw wangen, en bleek vlag van de dood is niet gevorderd zijn .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Je Crimson v tvoje ustnice in v tvojih licih, in bledo zastava smrt je ne napreduje tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--너의 입술과 너의 뺨을에 진홍색이며, 죽음의 창백한 깃발이 고급 없습니다 .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Là đỏ thẫm trong môi ngươi và trong má ngươi, cờ xanh xao của cái chết không phải là tiên tiến có .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Onko Crimson sinun huulet ja sinun posket, ja kuoleman kalpea lippua ei edistyksellinen siellä .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Είναι Crimson στα χείλη σου και τα μάγουλά σου, και χλωμό σημαία του θανάτου δεν έχει προχωρήσει εκεί .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Дали пурпурен в устата ти и в бузите ти, И бледа флаг на смърт там не е много напреднала .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Является ли малиновый в рот твой, и в твоих щек, И бледный флаг смерти не развита там .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--האם הארגמן השפתיים שלך וגם לחיים שלך, וגם דגל חיוור של המוות אינו מתקדם שם .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--هو قرمزي في الشفتين والخدين خاصتك خاصتك ، وعلم الموت شاحبة ليس هناك تقدما.--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--ティバルト、汝の血のシートにあるliestなたの? O、私は、なたに何より多くの賛成を行うことができます
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.(44:3) Ты прекраснее сынов человеческих; благодать излилась из уст Твоих; посему благословил Тебя Бог на веки.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Den skønneste er du af Menneskens Børn, Ynde er udgydt på dine Læber, derfor velsignede Gud dig for evigt.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Du bist der Schönste unter den Menschenkindern, holdselig sind deine Lippen; darum segnet dich Gott ewiglich.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Effonde il mio cuore liete parole, io canto al re il mio poema. La mia lingua è stilo di scriba veloce
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Fölbuzog szívem szép beszédre. Mondom: mûvem a királynak szól. Nyelvem gyors írónak tolla.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.왕은 인생보다 아름다와 은혜를 입술에 머금으니 그러므로 하나님이 왕에게 영영히 복을 주시도다
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Mnogo lepši si od sinov človeških, miloba je razlita po ustnah tvojih, zatorej te je Bog blagoslovil vekomaj.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Vyneslo srdce mé slovo dobré, vypravovati budu písně své o králi, jazyk můj jako péro hbitého písaře.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Ти си по-красив от човешките чада; На устата ти се изля благодат; Затова те благослови Бог до века.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.יפיפית מבני אדם הוצק חן בשפתותיך על כן ברכך אלהים לעולם׃
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.انت ابرع جمالا من بني البشر. انسكبت النعمة على شفتيك لذلك باركك الله الى الابد.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.你 比 世 人 更 美 、 在 你 嘴 裡 滿 有 恩 惠 . 所 以 神 賜 福 給 你 、 直 到 永 遠
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.你 比 世人 更 美 、 在 你 嘴裡滿 有 恩惠 . 所以 神賜福給 你 、 直到 永遠
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.(62:4) ибо милость Твоя лучше, нежели жизнь. Уста мои восхвалят Тебя.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.(63:4) Car ta bonté vaut mieux que la vie: Mes lèvres célèbrent tes louanges.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Abych tě v svatyni tvé spatřoval, a viděl sílu tvou a slávu tvou,
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Abym cię oglądał w świątnicy twojej, i widział moc twoję i chwałę twoję.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Così nel santuario ti ho cercato, per contemplare la tua potenza e la tua gloria
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Denn deine Güte ist besser denn Leben; meine Lippen preisen dich.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Fiindcă bunătatea Ta preţuieşte mai mult decît viaţa, de aceea buzele mele cîntă laudele Tale.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Hogy láthassalak téged a szent helyen, szemlélvén a te hatalmadat és dicsõségedet.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Ik heb U in Uw heiligdom gezien; ik zag Uw kracht en majesteit.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Kajti boljša je milost tvoja od življenja; hvalijo naj te ustne moje!
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Kasih-Mu lebih berharga dari hidup, sebab itu aku memuji Engkau
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.주의 인자가 생명보다 나으므로 내 입술이 주를 찬양할 것이라
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Niin minä katselin sinua pyhäkössä, nähdäkseni sinun voimasi ja kunniasi.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Porquanto a tua benignidade é melhor do que a vida, os meus lábios te louvarão.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Porque mejor es tu misericordia que la vida; mis labios te alabarán
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Således har jeg skuet dig i helligdommen, idet jeg så din makt og din herlighet.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Så skådar jag nu efter dig i helgedomen, för att få se din makt och ära.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Tak budem hľadieť na teba v svätyni, aby som videl tvoju silu a tvoju slávu.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.thi din Nåde er bedre end Liv, mine Læber skal synge din Pris.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Vì sự nhơn từ Chúa tốt hơn mạng sống ; Môi tôi sẽ ngợi_khen Chúa .
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Vì sự nhơn từ Chúa tốt hơn mạng sống; Môi tôi sẽ ngợi khen Chúa.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Διοτι το ελεος σου ειναι καλητερον παρα την ζωην τα χειλη μου θελουσι σε επαινει.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Понеже Твоето милосърдие е по-желателно от живота, Устните ми ще Те хвалят.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.כי טוב חסדך מחיים שפתי ישבחונך׃
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.لان رحمتك افضل من الحياة. شفتاي تسبحانك.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.因 你 的 慈 愛 比 生 命 更 好 、 我 的 嘴 唇 要 頌 讚 你
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.因 你 的 慈愛 比 生命 更 好 、 我 的 嘴唇 要 頌讚你