Ana içeriğe geç
Sözlük

dudaklar ile cümle

dudaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Dudakları onunkilere dokundu.His lips touched hers.
Dudakların çok öpülebilir görünüyor.Your lips look very kissable.
Çok güzel dudaklarınız var.You have beautiful lips.
Güzel dudakların var.You have beautiful lips.
Onun dudaklarından kaçan sözler hiçbir anlam taşımıyor.The words escaping his lips bear no meaning.
Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.The picture I drew depicts a face with wavy lips.
O beni usulca dudaklarımdan öptü.He kissed me softly on the lips.
Dudaklarımdan öpmeye çalıştı.He tried to kiss me on the mouth.
Tom dudaklarını nemlendirdi.Tom moistened his lips.
Mary dudaklarını nemlendirdi.Mary moistened her lips.
Dudakların kuru mu?Are your lips dry?
Tom'un büyük dudakları var.Tom has big lips.
Her insan doğru bir cevap veren onun dudaklarını öpecek.Every man shall kiss his lips that giveth a right answer.
Tom beni dudaklarımdan öptü.Tom kissed me on the lips.
Mary dudaklarını büktü.Mary pouted her lips.
Tom dudaklarını diliyle ıslattı.Tom wet his lips with his tongue.
Tom bardağını dudaklarına kaldırdı.Tom raised his glass to his lips.
Onun dudakları hararetliydi.Her lips were warm.
Onun dudakları sıcaktı.His lips were warm.
Tom dudaklarını büzdü.Tom pursed his lips.
Benim büyük dudaklarım var.I have big lips.
Dudaklarımı oku.Read my lips.
Dudaklar beyazdır.The lips are white.
“Mükemmel” dedi Ladlentender, dudaklarını şapırdatarak."'Thank you,' he said, licking his lips.
Dudaklarında hile yoktu.There are no lobes on the lips.
Dişiler telaşlandıklarında dudaklarını ileri doğru uzatıp kulaklarını dikleştirirler.Females bring their lips forward and raise their ears when agitated.
Fakat.. Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.But... the feeling of his lips
Dudaklar büzülmüş, 1940'lar tarzı bir görünüş.It has that sort of puckered lips, 1940s-era look.
Şimdi bütün bunlar dudaklarla ilgili.Now this is all about the lip.
Ben önceden nemlendirdim böylece nemlendirici dudaklarına iyice işledi.I pre-moisturized so that moisturizer could really get in her lip.
Benim için dudaklarını ovala.Rub together for me.
Ve dudak merkezini çıplak bırakarak dudaklarınız tamamen parlak olduğunu göreceksiniz.And by leaving it naked in the center, you're really going to see the full brightness of that lip.
Dudakların inanılmaz görünüyor.Your lips look amazing.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."I don't like it," and she pinched her thin lips more tightly together.
Dudaklar dudak değil birer volkandır.Lips are not lips, but volcanoes.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."It's the drink!" his lips repeated noiselessly.
Bir salata rica edebilir miyim derken dudaklara yapışmak oldukça tutkuludurShallon: We don't. Michael:
Saçta siyahın üstüne sarı renk sürülmüş, dudaklar kırmızı, göz kapakları yemyeşil.This yellow on top of the black for the hair, and the red for the lipstick, and the green eyeshadow.
Dudakları parlak kırmızı...Their lips are bright red...
Dudakları kabarıncaya kadar çalıştı, ama şimdi baya güzel çalıyor!She practiced until her lips were swollen, but she sounds pretty good!
Ta ki sen dudaklarımdan öpüp beni kurtarana kadar.Until you kissed my lips and you saved me
Sana sesleniyorum, beni dinle, Öptüğüm dudakları Başka birinin öpmesine katlanamamI'm shouting at you, listen to me, I can't bear other to kiss the lips that I used to kiss
Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.I can't feel my lips; my face is frozen;
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.They've got that wryly smile on their mouth.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.I could barely part my lips.
Beni sevdiğini söylerken dudakları dümdüzdü.When she said she loved me, her mouth was a straight line.
Sıra dudaklarım için kullandığım 3 renge geldi.BH Cosmetics California palette.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.I found him, if not exactly intoxicated, then at least flushed with the elixir at his lips.
Dudakları, dudakları Eğer izin verirse bütün gün öpebilirimHer lips, her lips, I could kiss them all day if she'd let me.
Ama asla dudakları pul pul dökmBut never exfoliate your lips! Why not? Stay tuned!
Ama asla dudakları pul pul dökmek!But never exfoliate your lips!
Dudakların cildinizi çoğYour lips aren't like most of your skin.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.The poison was on the glass from J Cub's lips.
O'er öper rüya düz bayan dudaklar, oft hangi öfkeli Mab kabarcıklar veba,O'er ladies' lips, who straight on kisses dream,-- Which oft the angry Mab with blisters plagues,
Bu kutsal türbe, nazik ince, bu dudaklar, iki kızarma hacılar, hazırThis holy shrine, the gentle fine is this,-- My lips, two blushing pilgrims, ready stand
ROMEO çok aziz dudaklar ve kutsal Palmers mı?ROMEO Have not saints lips, and holy palmers too?
JULIET Ay, hacı, dua kullanmanız gerektiğini dudaklar.JULlET Ay, pilgrim, lips that they must use in prayer.
ROMEO O, daha sonra aziz sevgili, dudaklar elleri ne? Izin;ROMEO O, then, dear saint, let lips do what hands do;
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Thus from my lips, by thine my sin is purg'd.
JULIET Sonra onlar aldı olan günah dudaklarım var.JULlET Then have my lips the sin that they have took.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod