Ana içeriğe geç
Sözlük

dudaklar ile cümle

dudaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrange unelma, joka antaa kuollut mies jättää ajatella! - Ja breath'd kuten elämän suudelmat huulillani
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrano sogno, che dà un morto lasciano pensare - E breath'd vita come di baci nelle mie labbra,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirSueño extraño, que da a un hombre muerto dejar de pensar - ¡Y la vida, breath'd de besos en los labios,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirUnderlig drøm, der giver en død mand forlade at tænke -! Og breath'd sådant liv med kys på mine læber,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirVis ciudat, care oferă un om mort se lasă să cred -! Şi viaţa breath'd astfel cu sărutări în buzele mele,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранен сън, който дава на мъртвец, се оставят да мислят! И breath'd такъв живот с целувки по устните ми,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранный сон, который дает мертвеца оставить думать -! И breath'd такое жизнь с поцелуями в губы,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirחלום מוזר, שנותן איש מת לעזוב לחשוב - והחיים כזה breath'd בנשיקות על השפתיים שלי,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirحلم غريب ، الذي يعطي رجل ميت ترك التفكير --! والحياة مثل breath'd مع القبلات في شفتي ،
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verir私はreviv'd、そして皇帝だったこと。私は、ああ!自体はpossess'd好きには、どのように甘いです。
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Au acel zâmbet pieziş pe buze.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Det har det skæve smil om munden.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Elas têm nas bocas aquele sorriso irónico.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.De har ett lurigt leende och de där svarta lömska ögonen, och fläckarna på kroppen.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Mají ten svůj kyselý úšklebek, ty svoje černé zlověstné oči a tyhle fleky na kůži.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Met hun smalende glimlach, zwarte, dreigende ogen en die vlekken op hun lichaam.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Ott van az a ferde mosoly a pofájukon, a sötét, fenyegető tekintetük, és a foltok a testükön.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Hanno un ghigno storto sulla bocca.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Ils arborent ce sourire désabusé.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.이들은 입주변에 우거지상의 웃음을 띄고 있습니다.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Majú na tvári taký sarkastický úsmev.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Mereka punya senyum kecut di mulut mereka.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Miệng chúng có kiểu cười ghê tởm.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Niillä on vino hymy huulillaan.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Sie haben dieses schiefe Lächeln um ihren Mund.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Tienen esa sonrisa irónica.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Те имат кисела усмивка на устата си.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.У них лукавая улыбка.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Форма їх рота нагадує криву посмішку.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.יש להם את החיוך האירוני על פיותיהם.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.فهي لديها تلك الابتسامة المخيفة و الفم الغريب
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.邪悪な黒い目をして
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Aku bangga bila mendengar engkau mengucapkan kata-kata yang tepat
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Als ik je oprechte dingen hoor zeggen, zindert de blijdschap door mij heen.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.A moje ľadviny budú plesať, keď budú tvoje rty hovoriť veci, ktoré sú pravé.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.A plésati budou ledví má, když mluviti budou rtové tvoji pravé věci.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.e exultará o meu coração, quando os teus lábios falarem coisas retas.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Esulteranno le mie viscere, quando le tue labbra diranno parole rette
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.És vígadoznak az én veséim, a te ajkaidnak igazmondásán.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.in radovale se bodo ledice moje, ko bodo govorile ustne tvoje, kar je pošteno.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.I rozweselą się nerki moje, gdy będą mówiły wargi twoje, co jest prawego.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.ja, mitt innersta fröjdar sig, när dina läppar tala vad rätt är.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.ja sisimpäni riemuitsee, jos sinun huulesi puhuvat sitä, mikä oikein on.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.만일 네 입술이 정직을 말하면 내 속이 유쾌하리라
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Mes entrailles seront émues d`allégresse, Quand tes lèvres diront ce qui est droit.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Mis entrañas se regocijarán, cuando tus labios hablen cosas rectas
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.og jeg skal juble i mitt indre når dine leber taler det som rett er.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.og mine Nyrer jubler, når dine Læber taler, hvad ret er!
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Phải , chánh ruột_gan ta sẽ hớn_hở Khi miệng con nói điều ngay_thẳng .
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Phải, chánh ruột gan ta sẽ hớn hở Khi miệng con nói điều ngay thẳng.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.şi lăuntrul meu se va veseli, cînd buzele tale vor spune ce este bine.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.und meine Nieren sind froh, wenn deine Lippen reden, was recht ist.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.και τα νεφρα μου θελουσιν αγαλλεσθαι, οταν τα χειλη σου λαλωσιν ορθα.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Да! сърцето* ми ще се радва, Когато устните ти изговарят правото
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.и внутренности мои будут радоваться, когда уста твои будут говорить правое.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.ותעלזנה כליותי בדבר שפתיך מישרים׃
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.وتبتهج كليتاي اذا تكلمت شفتاك بالمستقيمات.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.你 的 嘴 若 說 正 直 話 、 我 的 心 腸 也 必 快 樂
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.你 的 嘴 若 說 正直 話 、 我 的 心腸 也 必 快樂
Dudaklarınızı mümkün detay.입술에서 가능한 상세하게.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dudaklar ile cümle - Sayfa 19 - dudaklar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App