dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArmar, ta din sista omfamning! och, läppar, O ni dörrar andedräkt, tätning med en rättfärdig kyss
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArme, nehmt die letzte Umarmung! und Lippen, O du die Türen des Atems, Dichtung mit einem gerechten kiss
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArmen, neem uw laatste omhelzing! en, lippen, gij De deuren van de adem, afdichting met een rechtvaardige kus
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArme, să ia îmbrăţişare ultima ta! şi, buzele, O, tu, usi de respiraţie, sigiliu cu un sarut drept
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArme, tage din sidste favntag! og læber, O du Dørene åndenød, tætning med en retfærdig kys
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArms, ota Last Embrace! ja, huulet, te ovet hengenvetoon, tiiviste vanhurskas suudelma
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇArms, weź ostatnim uścisku! , a usta, o wy, drzwi oddech, pieczęć z prawego pocałunek
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇBraços, levar o seu último abraço! e, os lábios, ó As portas de ar, selar com um beijo justo
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇBrazos, tome su último abrazo! y, los labios, oh Las puertas de la respiración, sellado con un beso justo
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇCánh tay, ôm hôn cuối cùng của bạn! và, môi, O Các cửa ra vào của hơi thở, có con dấu với một nụ hôn chính
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇFegyverek, hogy az utolsó ölelés! és az ajkak, O meg a kapuit a levegőt, tömítés igaz csók
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇLengan, mengambil merangkul terakhir Anda! dan, bibir, Hai Pintu napas, segel dengan benar ciuman
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları Ç팔, 마지막 포옹을! 그리고, 입술은, 의인 키스 인감, 당신에게 호흡의 문을 O
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇOrožja, vzemite zadnji objem! in, ustnice, O vas vrata dihanje, zapremo z pravičen poljub
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇZbraní, vezměte si poslední objetí! a rty, O vám dveře dechu, utěsněte spravedlivý polibek
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇZbraní, vezmite si posledné objatie! a pery, O vám dvere dychu, utesnite spravodlivý bozk
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇОружие, возьмите последние объятия! и, губы, О, вы, двери дыхания, печать с изображением праведных поцелуй
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları ÇОръжия, вземете последната прегръдка! и, устните, О Вратите на въздух, печат с праведна целувка
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları Çלנשק, לחבק את המשפחה שלך! ו, שפתיים, הו אתם דלתות נשימה, חותם בנשיקה צדיקים
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları Çالأسلحة ، واتخاذ الخاص احتضان الماضي! والشفتين ، يا أيها الأبواب في التنفس ، وختم بقبلة الصالحين
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları Ç死を夢中にさせるために年代が分からない取引は - !、不快なガイドを来て、、苦いの行為を是非!
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?"누가~!! 당신자신의 ^생김새를 증오하게 만들었습니까?"
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?Kto wpoił wam nienawiść do kształtu własnego nosa i ust?
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?Quem lhe ensinou a odiar a forma do seu nariz, e a forma dos seus lábios?
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?Wer hat Euch beigebracht die Form Eurer Nase zu hassen? Und die Form Eurer Lippen?
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?Ποιος σ' έμαθε να μισείς το σχήμα της μύτης σου και το σχήμα των χειλιών σου;
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?من علمكم أن تكرهوا شكل أنوفكم، و شكل شفايفكم؟
Size, burnunuzun şeklinden, dudaklarınızın şeklinden nefret etmeyi kim öğretti ?つま先から頭のてっぺんま自己嫌悪させたのは誰?
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.(65:14) которые произнесли уста мои и изрек язык мой в скорби моей.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.A melyeket ajakim igértek és szájam mondott nyomorúságomban.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.dem, mine Læber fremførte, min Mund udtalte i Nøden.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.dem till vilka mina låppar öppnade sig, och som min mun uttalade i min nöd.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.det som gikk over mine leber, og som min munn talte i min nød.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.die ik U gedaan heb. Ik deed U die geloften toen ik in grote moeilijkheden verkeerde.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.i voti pronunziati dalle mie labbra, promessi nel momento dell'angoscia
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.janji yang kuucapkan waktu aku dalam kesusahan
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.joihin minun huuleni avautuivat ja jotka minun suuni hädässäni lausui.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.juruinţe, cari mi-au ieşit de pe buze, pe cari mi le -a rostit gura cînd eram la strîmtoare.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.ki so jih izrekle ustne moje in govorila usta moja v stiski moji.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.이는 내 입술이 발한 것이요 내 환난 때에 내 입이 말한 것이니이다
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Kteréž vyřkli rtové moji, a vynesla ústa má, když jsem byl v ssoužení.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Któreć ślubowały wargi moje, i wyrzekły usta moje w utrapieniu mojem.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Mà môi tôi đã hứa , Và miệng tôi đã nói ra trong khi bị gian_truân .
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Mà môi tôi đã hứa, Và miệng tôi đã nói ra trong khi bị gian truân.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Pour eux mes lèvres se sont ouvertes, Et ma bouche les a prononcés dans ma détresse.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.que pronunciaron mis labios y que mi boca prometió cuando yo estaba angustiado
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.to, čo vyriekly moje rty, a povedaly moje ústa vtedy, keď mi bolo úzko.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.votos que os meus lábios pronunciaram e a minha boca prometeu, quando eu estava na angústia.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.wie ich meine Lippen habe aufgetan und mein Mund geredet hat in meiner Not.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.τας οποιας επροφεραν τα χειλη μου, και ελαλησε το στομα μου, εν τη θλιψει μου.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.Които произнесоха устните ми И говориха устата ми в бедствието ми.
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.אשר פצו שפתי ודבר פי בצר לי׃
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.التي نطقت بها شفتاي وتكلم بها فمي في ضيقي
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.就 是 在 急 難 時 我 嘴 唇 所 發 的 、 口 中 所 許 的
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.就是 在 急難時 我 嘴唇 所 發 的 、 口中 所 許的
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.Boć to będzie uciechą, gdy je zachowasz w sercu twojem, gdy będą społem sporządzone w wargach twoich;
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.Căci este bine să le păstrezi înlăuntrul tău, şi să-ţi fie toate de odată pe buze. -
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.Car il est bon que tu les gardes au dedans de toi, Et qu`elles soient toutes présentes sur tes lèvres.
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.For det er godt at du bevarer dem i ditt indre, og at de alle henger fast ved dine leber.
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.kajti prijetno bode, če jih ohraniš v srcu svojem; o da bi vse skup se utrdile na ustnah tvojih!

İlgili Sayfalar