dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson este în buzele tale şi în obraji ta, Şi de pavilion pal moartea lui nu este avansat acolo .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson je v tvojich perách a tvoje tváre a smrť bledý príznak nie Rozšírené tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Crimson je v tvých rtech a tvé tváře a smrt bledý příznak není Rozšířené tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Czy szkarłat w twoich ustach iw twoim policzki, blada flagi śmierci nie jest zaawansowany nie .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--È cremisi nella tua bocca e nel tuo guance, E pallida bandiera della morte non è avanzato ci .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Er crimson i dine læber og i dit kinder, og døden er bleg flag er ikke avanceret der .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Es carmesí en tus labios y tus mejillas, y la bandera pálida de la muerte no es avanzada .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Est-pourpre tes lèvres et dans tes joues, et le drapeau pâle de la mort n'est pas avancé il .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--É vermelho na tua boca e no teu rosto, E a bandeira pálida da morte não é avançada lá .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Is crimson in uw lippen en in uw wangen, en bleek vlag van de dood is niet gevorderd zijn .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Je Crimson v tvoje ustnice in v tvojih licih, in bledo zastava smrt je ne napreduje tam .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--너의 입술과 너의 뺨을에 진홍색이며, 죽음의 창백한 깃발이 고급 없습니다 .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Là đỏ thẫm trong môi ngươi và trong má ngươi, cờ xanh xao của cái chết không phải là tiên tiến có .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Onko Crimson sinun huulet ja sinun posket, ja kuoleman kalpea lippua ei edistyksellinen siellä .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Είναι Crimson στα χείλη σου και τα μάγουλά σου, και χλωμό σημαία του θανάτου δεν έχει προχωρήσει εκεί .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Дали пурпурен в устата ти и в бузите ти, И бледа флаг на смърт там не е много напреднала .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--Является ли малиновый в рот твой, и в твоих щек, И бледный флаг смерти не развита там .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--האם הארגמן השפתיים שלך וגם לחיים שלך, וגם דגל חיוור של המוות אינו מתקדם שם .--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--هو قرمزي في الشفتين والخدين خاصتك خاصتك ، وعلم الموت شاحبة ليس هناك تقدما.--
Senin dudakların ve Senin yanakları kıpkırmızı Ve ölümün solgun bayrağı orada gelişmiş değildir .--ティバルト、汝の血のシートにあるliestなたの? O、私は、なたに何より多くの賛成を行うことができます
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharA rózsa a te ajkak és a pofa kell fade A fakó hamu, te szemét "ablakok alá,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharAs rosas em teus lábios e bochechas devem desaparecer em cinzas paly; cair os teus olhos 'janelas,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharBunga mawar di bibir-Mu dan pipi akan memudar Untuk abu pucat; Mu mata 'jendela jatuh,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDen roser i dine læber og kinder skal falme til paly aske; dine øjne "vinduer falder,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDe rozen in uw lippen en wangen zullen vervagen Om paly as, uw ogen 'vensters vallen,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDie Rosen in deinen Lippen und Wangen werden zu paly Asche fade, deine Augen "Fenster fallen,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharHoa hồng trong môi và má ngươi sẽ phai tro phai màu; rơi cửa sổ ngươi mắt,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbahar그대의 입술과 볼에의 장미 창백한 재로 사라질 것이다, 그대의 눈동자 '창 가을,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLas rosas de tus labios y las mejillas se desvanecen a cenizas paly; caen tus ojos 'de Windows,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLe rose nelle tue labbra e le guance sono dissolvenza in cenere paly; caduta finestre tuoi occhi ',
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLes roses de tes lèvres et les joues ne se fanent en cendres paly; tomber tes yeux "de Windows,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRosorna i dina läppar och kinder skall tonas till paly aska, dina ögon "fönster falla,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRóże w twe usta i policzki zblaknie Aby bladawy popiołów; spadek oczy twoje "okna,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRuusut sinun huulet ja posket on Fade to paly tuhkan silmäs "Windows laskee,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRůže ve tvých rtů a tváří se Fade To paly popel, Windows tvé oči "na podzim,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRuže v tvojich pier a tvári sa Fade To paly popol, Windows tvoje oči "na jeseň,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharTrandafiri în buzele tale şi obrajii se estompeze Pentru a cenuşii palid; ochii tăi "ferestre toamna,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharVrtnice v tvoje ustnice in lica se fade Za paly pepel; okna tvoje oči "pade,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharΤα τριαντάφυλλα στα χείλη και τα μάγουλα σου θα ξεθωριάζει να paly στάχτες? Παράθυρα πτώση σου μάτια ",
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharРозите в устните и бузите ти се добие бледничък пепел; падането си очите "прозорци,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharРозы в твоих губ и щек опадет Для бледный пепла, окна падения твоего глаза ",
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharורדים השפתיים והלחיים יהיו עמך לדעוך לאפר paly; חלונות העיניים "עמך ליפול,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharيجب على الورود في الشفتين والخدين خاصتك تتلاشى إلى رماد شاحب ؛ عينيك 'ويندوز الخريف ،
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbahar死のような、ときに彼が人生の一日をシャットダウンする、しなやかな政府のdepriv'd各パート、、
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.(44:3) Ты прекраснее сынов человеческих; благодать излилась из уст Твоих; посему благословил Тебя Бог на веки.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Den skønneste er du af Menneskens Børn, Ynde er udgydt på dine Læber, derfor velsignede Gud dig for evigt.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Du bist der Schönste unter den Menschenkindern, holdselig sind deine Lippen; darum segnet dich Gott ewiglich.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Effonde il mio cuore liete parole, io canto al re il mio poema. La mia lingua è stilo di scriba veloce
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Fölbuzog szívem szép beszédre. Mondom: mûvem a királynak szól. Nyelvem gyors írónak tolla.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.왕은 인생보다 아름다와 은혜를 입술에 머금으니 그러므로 하나님이 왕에게 영영히 복을 주시도다
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Mnogo lepši si od sinov človeških, miloba je razlita po ustnah tvojih, zatorej te je Bog blagoslovil vekomaj.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Vyneslo srdce mé slovo dobré, vypravovati budu písně své o králi, jazyk můj jako péro hbitého písaře.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.Ти си по-красив от човешките чада; На устата ти се изля благодат; Затова те благослови Бог до века.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.יפיפית מבני אדם הוצק חן בשפתותיך על כן ברכך אלהים לעולם׃
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.انت ابرع جمالا من بني البشر. انسكبت النعمة على شفتيك لذلك باركك الله الى الابد‎.
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.你 比 世 人 更 美 、 在 你 嘴 裡 滿 有 恩 惠 . 所 以 神 賜 福 給 你 、 直 到 永 遠
Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış.你 比 世人 更 美 、 在 你 嘴裡滿 有 恩惠 . 所以 神賜福給 你 、 直到 永遠
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.(62:4) ибо милость Твоя лучше, нежели жизнь. Уста мои восхвалят Тебя.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.(63:4) Car ta bonté vaut mieux que la vie: Mes lèvres célèbrent tes louanges.
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Abych tě v svatyni tvé spatřoval, a viděl sílu tvou a slávu tvou,

İlgili Sayfalar