dudak ile cümle
dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.將炭 沾 我 的 口 、 說 、 看 哪 、 這炭 沾 了 你 的 嘴 . 你 的 罪孽 便 除掉 、 你 的 罪惡 就 赦免 了
Öptüğüm dudakları Başka birinin öpmesine katlanamamНе издържам друг да целува устните които целувах аз
Öptüğüm dudaklarıUsta twe pieściłem
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.ainda de riso te encherá a boca, e os teus lábios de louvor.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Aún llenará tu boca de risa, y tus labios con grito de júbilo
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Až i naplní smíchem ústa tvá, a rty tvé plésáním,
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Aż się napełnią śmiechem usta twe, a wargi twoje wykrzykaniem.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Ba încă, El îţi umple gura cu strigăte de bucurie, şi buzele cu cîntări de veselie.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.bis daß dein Mund voll Lachens werde und deine Lippen voll Jauchzens.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Colmerà di nuovo la tua bocca di sorriso e le tue labbra di gioia
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Eens zal Hij jouw mond weer laten lachen en je lippen zullen weer van vreugde juichen.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.End skal han fylde din Mund med Latter og dine Læber med Jubel;
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Ennu vil han fylle din munn med latter og dine leber med jubel.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Il remplira ta bouche de cris de joie, Et tes lèvres de chants d`allégresse.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır."웃음으로 네 입에, 즐거운 소리로 네 입술에 채우시리니"
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Még betölti szádat nevetéssel, és ajakidat vigassággal.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Mulutmu akan dibuat-Nya tertawa, bibirmu akan bersorak-sorak ria
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Så bida då, till dess han fyller din mun med löje och dina läppar med jubel.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Song Chúa sẽ còn làm cho miệng ông được đầy vui cười; Và môi ông tràn ra tiếng reo mừng.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Song_Chúa sẽ còn làm cho miệng ông được đầy vui_cười ; Và môi ông tràn ra tiếng reo mừng .
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Vielä hän täyttää sinun suusi naurulla ja huulesi riemulla.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.zatým však naplní tvoje ústa smiechom a tvoje rty radostným pokrikovaním.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.εωσου γεμιση το στομα σου απο γελωτος, και τα χειλη σου αλαλαγμου.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Все пак ще напълни устата ти със смях И устните ти с възклицание.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Он еще наполнит смехом уста твои и губы твои радостным восклицанием.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.עד ימלה שחוק פיך ושפתיך תרועה׃
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.عندما يملأ فاك ضحكا وشفتيك هتافا.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.他 還 要 以 喜 笑 充 滿 你 的 口 、 以 歡 呼 充 滿 你 的 嘴
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.他 還 要 以 喜笑 充滿 你 的 口 、 以 歡呼 充滿 你 的 嘴
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A však jako by neznámou řečí a cizím jazykem mluvil lidu tomuto,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A wszakże jakoby nieznajomą mową, i językiem obcym mówił do ludu twego.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.¡Ciertamente, con balbuceo de labios y en otro idioma hablará Dios a este pueblo
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Con labbra balbettanti e in lingua straniera parlerà a questo popol
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Da, po ljudstvu brbljavih usten in tujega jezika bo govoril temu ljudstvu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ei bine! Prin nişte oameni cu buze bîlbăitoare şi cu vorbirea străină va vorbi poporului acestuia Domnul.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ezért dadogó ajakkal és idegen nyelven fog szólni e néphez,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Hé bien! c`est par des hommes aux lèvres balbutiantes Et au langage barbare Que l`Éternel parlera à ce peuple.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Istotne bude hovoriť blabolajúcou, nesrozumiteľnou rečou a iným jazykom tomuto ľudu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, med lallende Læber, med fremmed Mål vil han tale til dette Folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.-- Ja väl, genom stammande läppar och på ett främmande tungomål skall han tala till detta folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, ved folk med stammende leber og i et annet tungemål skal han tale til dette folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.그러므로 생소한 입술과 다른 방언으로 이 백성에게 말씀하시리라
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Na verdade por lábios estranhos e por outra língua falará a este povo;
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Niin, sopertavin huulin ja vieraalla kielellä hän on puhuva tälle kansalle,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức Giê-hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng dân nầy.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức_Giê - hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng_dân nầy .
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.διοτι με χειλη ψελλιζοντα και με αλλην γλωσσαν θελει ομιλει προς τουτον τον λαον
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.За то лепечущими устами и на чужом языке будут говорить к этому народу.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Наистина с гъгниви устни и с друг език Ще говори на тия люде
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.כי בלעגי שפה ובלשון אחרת ידבר אל העם הזה׃
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.انه بشفة لكناء وبلسان آخر يكلم هذا الشعب
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先 知 說 、 不 然 、 主 要 藉 異 邦 人 的 嘴 唇 、 和 外 邦 人 的 舌 頭 、 對 這 百 姓 說 話
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先知說 、 不然 、 主要 藉異 邦 人 的 嘴唇 、 和 外邦人 的 舌頭 、 對這 百姓 說話
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.저는 물갈퀴를 신었습니다. 거의 제 입술을 벌릴 수 있었습니다.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Я надел ласты и едва смог открыть рот, чтобы вставить туда трубку.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.לבשתי את הסנפירים שלי. בקושי יכולתי להפריד את שפתיי.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.فوضعت " الزعانف " و بصعوبة كنت احرك شفتي
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.シュノーケルをくわえ
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Az eszes ember elfedezi a tudományt; a bolondok elméje pedig kikiáltja a bolondságot.
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Buzele mincinoase sînt urîte Domnului, dar ceice lucrează cu adevăr îi sînt plăcuţi. -