dudak ile cümle
dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.Obfita, świeżousta blondynka o błyszczącej skórze, rozciąga się tam tak cudownie.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.O blondă exuberantă, cu buzele proaspete, cu pielea strălucind a aur, se tolăneşte acolo, splendidă.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.Una bionda sontuosa, labbra fresche, pelle splendente d'oro, si adagia lì, smagliante.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.Una exuberante rubia, de frescos labios, su piel dorada, se abre allí, resplandeciente.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.Пышная блондинка с сочными губами золотистая кожа, небрежно развалилась в своем великолепии.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.Сочна блондинка със свежи устни, със златно блестяща кожа, се изтяга там, бляскава.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.בלונדית שופעת, שפתיה צבועות, עורה זהב נוצץ, שרועה לה, קורנת.
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.خصب, إضاءة حية شقراء بشرة ذهبية لامعة , تنتشر هناك بتألق
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.A Gregor fölött izomrángás vállán a elhúzta a száját.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.Gregor em cima dos ombros contraindo com os lábios franzidos.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.Gregor la peste umeri cu spasme pursed buzele.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.Gregor trên vai của mình co giật với mím môi.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.그레고르에서 그의 꿈틀 어깨 위에 입술을 pursed.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.ב גרגור על הכתפיים שלו רעד בשפתיים קפוצות.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.في جريجور على كتفيه مع ارتعاش الشفتين تنفذها.
Gregor onun seğirmesi omuzlar üzerinde dudaklarını büzerek.グレのスピーチの中で彼は一瞬、まだありませんでしたが向かって離れて移動保管
(Gülüşmeler) Dudaklar büzülmüş, 1940'lar tarzı bir görünüş.(Skratt) hon har den där sortens putande läppar, 40-tals looken.
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!(16:1) Молитва Давида. Услышь, Господи, правду, внемли воплю моему, прими мольбу из уст нелживых.
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!Doa Daud. Dengarlah seruanku mohon keadilan, perhatikanlah doaku yang tulus, ya TUHAN
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!HERRE, hør en retfærdig Sag, lyt til min Klage lån Øre til Bøn fra svigløse Læber!
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!여호와여 정직함을 들으소서 나의 부르짖음에 주의하소서 거짓되지 않은 입술에서 나오는 내 기도에 귀를 기울이소서
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!תפלה לדוד שמעה יהוה צדק הקשיבה רנתי האזינה תפלתי בלא שפתי מרמה׃
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!صلاة لداود. اسمع يا رب للحق. انصت الى صراخي اصغ الى صلاتي من شفتين بلا غش.
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!〔 大 衛 的 祈 禱 。 〕 耶 和 華 阿 、 求 你 聽 聞 公 義 、 側 耳 聽 我 的 呼 籲 . 求 你 留 心 聽 我 這 不 出 於 詭 詐 嘴 唇 的 祈 禱
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!〔 大衛 的 祈禱 。 〕 耶和華 阿 、 求 你 聽聞 公義 、 側耳聽 我 的 呼籲 . 求你 留心 聽 我 這 不 出 於 詭詐 嘴唇 的 祈禱
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.A stalo sa, keď sa len dlho modlila pred Hospodinom, že Éli pozoroval na jej ústa.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Comme elle restait longtemps en prière devant l`Éternel, Éli observa sa bouche.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Continuando ela a orar perante e Senhor, Eli observou a sua boca;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Fiindcă ea stătea multă vreme în rugăciune înaintea Domnului, Eli se uita cu băgare de seamă la gura ei.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.In ko je dolgo molila pred GOSPODOM, je Eli pazil na usta njena.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stalo se, když se dlouho modlila před Hospodinem, že Elí pozor měl na ústa její.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stało się, gdy przedłużała modlitwy przed Panem, że Heli przypatrował się ustom jej.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ja kun hän kauan rukoili Herran edessä, tarkkasi Eeli hänen suutansa,
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.그가 여호와 앞에 오래 기도하는 동안에 엘리가 그의 입을 주목 한즉
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Lama sekali Hana berdoa, dan Eli memperhatikan mulut wanita itu
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mentre essa prolungava la preghiera davanti al Signore, Eli stava osservando la sua bocca
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mivelhogy pedig hosszasan imádkozék az Úr elõtt: Éli figyel vala az õ szájára;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.När hon nu länge så bad inför HERREN och Eli därvid gav akt på hennes mun
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun længe for HERRENs Åsyn, og Eli iagttog hendes Mund;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun lenge for Herrens åsyn, og Eli gav akt på hennes munn;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Sucedió que mientras ella oraba largamente delante de Jehovah, Elí observaba la boca de ella
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Und da sie lange betete vor dem HERRN, hatte Eli acht auf ihren Mund.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu nguyện lâu dài trước mặt Ðức Giê-hô-va, Hê-li chăm xem miệng nàng;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu_nguyện lâu_dài trước mặt Ðức_Giê - hô-va , Hê-li chăm xem miệng nàng ;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ενω δε αυτη εξηκολουθει προσευχομενη ενωπιον του Κυριου, ο Ηλει παρετηρει το στομα αυτης.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.А като продължаваше да се моли пред Господа, Илий забелязваше устата й.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Между тем как она долго молилась пред Господом, Илий смотрел на уста ее;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.והיה כי הרבתה להתפלל לפני יהוה ועלי שמר את פיה׃
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.وكان اذ اكثرت الصلاة امام الرب وعالي يلاحظ فاها.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶 和 華 面 前 不 住 的 祈 禱 、 以 利 定 睛 看 他 的 嘴
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶和華 面前 不 住 的 祈禱 、 以利 定睛 看他 的 嘴
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."C'est la boisson!" Ses lèvres répétée sans bruit.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Det är den dryck!" Hans läppar upprepade ljudlöst.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Đó là thức uống!" Đôi môi của mình lặp đi lặp lại noiselessly.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."É a bebida!" Lábios repetidas sem ruído.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."E 'la bevanda!" Le sue labbra ripetuto senza rumore.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Es ist das trinken!" Seine Lippen wiederholten geräuschlos.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Es la bebida!", Repitió sus labios sin hacer ruido.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Este băutura!" Buzele sale repetate fără zgomot.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."Ez az ital!" Szája hangtalanul ismételte.