dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dudakları yoktu.Il n'y avait pas de lèvres.
Dudakları yoktu.입술이 없으며,
Dudakları yoktu.Môi thì mỏng lét.
Dudakları yoktu.Nem voltak ajkai.
Dudakları yoktu.Nie ma warg.
Dudakları yoktu.Non c'erano labbra.
Dudakları yoktu.No tiene labios.
Dudakları yoktu.Nu are buze.
Dudakları yoktu.Zonder lippen.
Dudakları yoktu.Δεν έχει χείλη.
Dudakları yoktu.У него нет губ.
Dudakları yoktu.כמעט בלי שפתיים.
Dudakları yoktu.لم تكن هنالك شفاه
Dudakları yoktu.生気のない目元は 膨らんでいて
Dudak nemlendiricisi mi?Baume à lèvres?
Dudak nemlendiricisi mi?Burro cacao?
Dudak nemlendiricisi mi?Chapstick?
Dudak nemlendiricisi mi?Labello?
Dudak nemlendiricisi mi? Martinisinde hiçbir zaman zehir olmadı.Помада...
Dudak nemlendiricisi mi?Λιποζάν;
Dudak nemlendiricisi mi?マティーニなんて見当違いさ
Dudak nemlendiricisini bile!Anche il burro cacao!
Dudak nemlendiricisini bile!Até o Chapstick!
Dudak nemlendiricisini bile!Même le baume à lèvres!
Dudak nemlendiricisini bile!Sogar den Labello.
Dudak nemlendiricisini bile!Ακόμα και το λιποζάν!
Dudak nemlendiricisini bile!だから毒を塗ったんだ
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Ich wollte meinen glänzenden Lipgloss und meinen femininen Rock tragen, aber ich entschied mich dagegen.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Îmi doream să port luciu de buze și fustă feminină, dar am decis să n-o fac.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Jag ville egentligen ha mitt blänkande läppglans och min flickiga kjol, men jag bestämde mig för att avstå.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.J'avais vraiment envie de porter mon gloss et ma jupe girly, mais j'ai décidé de ne pas le faire.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.저는 빛나는 립글로스와 여성스러운 치마를 입고 싶었지만 그러지 않기로 결정했습니다.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Realmente quería usar mi brillo de labios y mi falda femenina, pero decidí no hacerlo.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Очень хотелось надеть красивую юбку и накрасить губы блеском, но я решила этого не делать.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.كنت أود حقاً أن أضع ملمع الشفاه، و أن ألبس تنورتي الأنثوية ولكني قررت عكس ذلك.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.でもやめる事にしました その代わり すごく真面目で
Dudak silme ve kalça sallama ? var!Ajakdörszölés és csípőrázás? Pipa és pipa!
Dudak silme ve kalça sallama ? var!엉덩이 내밀기와 입슬 핥기? 다 있어요!
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Chúng ta đang ở ngay trong thời kì đầy sửng sốt.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Egy döbbenetes korszak közepén járunk.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.["기술은 신의 선물이다. 삶이라는 선물 이후 가장 위대한 신의 선물이다.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Nacházíme se v překvapivé době.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Siamo nel bel mezzo di un periodo stupefacente.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Sme uprostred ohromujúceho obdobia.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Vi er midt i en forbløffende periode.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Wij bevinden ons in een verbazingwekkende periode.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Żyjemy obecnie w zadziwiającym okresie.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Είμαστε στο μέσον μιας εντυπωσιακής περιόδου.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Което повдига друг голям въпрос:
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Мы находимся в середине удивительной эры.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.אנחנו נמצאים באמצע תקופה מדהימה.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.نحن في منتصف فترة مذهلة.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.[技術は神の賜物 生命に次ぐ最大の賜物で 芸術と科学と文明の母なのです」- フリーマン・ダイソン
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ai đáp lời chánh đáng , Tất như hôn nơi môi miệng vậy .
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ai đáp lời chánh đáng, Tất như hôn nơi môi miệng vậy.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ajkakat csókolgat az, a ki igaz beszédeket felel.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Besados serán los labios del que responde palabras correctas
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Bozkáva rty, kto odpovedá pravé slová.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Bude líbati rty toho, kdož mluví slova pravá.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Dà un bacio sulle labbra colui che risponde con parole rette

İlgili Sayfalar