dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dudaklarımı sımsıkı kenetledim,Τα χείλη μου σφραγίζουν.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Alig tudtam kinyitni a számat.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.A malapena aprivo le labbra.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Apenas podía abrir los labios.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.De-abia îmi puteam despărţi buzele.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Ich konnte meinen Mund kaum öffnen.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Jag kunde knappt öppna munnen och sätta in snorkeln.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Jeg kunne næsten ikke få munden op.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Je pouvais à peine entrouvrir mes lèvres.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Kreeg nauwelijks mijn lippen van elkaar.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Ledva som vedel roztvoriť pery.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Nie mogłem rozchylić ust.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Pystyin hädin tuskin liikuttamaan huuliani.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Quase não conseguia separar os lábios.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Sotva jsem mohl oddělit rty.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Tôi chỉ có thể hé môi.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Едва успях да отделя устните си.
Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Ледве міг стиснути губи.
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verir내 입술에 키스로 그리고 breath'd 같은 인생 - 이상한 꿈, 그 죽은 사람이 생각하는 휴가를 제공합니다
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirDziwny sen, który daje martwy zostawić myśleć - A breath'd takiego życia pocałunkami w usta,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirFurcsa álom, hogy ad egy halott ember hagyja hiszem! - És breath'd az életet megcsókolja az ajkamat,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirKonstig dröm, som ger en död man lämnar tänka - Och breath'd sådant liv med kyssar i mina läppar,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirPodivný sen, který dává mrtvý muž opustí myslet - a breath'd takový život polibky na rty,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirPodivný sen, ktorý dáva mŕtvy muž opustí myslieť - a breath'd taký život bozky na pery,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirRêve étrange, qui donne un homme mort laisse à penser - Et breath'd vie comme des baisers de mes lèvres,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirSonho estranho, que dá um homem morto deixar de pensar! - E a vida como breath'd com beijos em meus lábios,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrange unelma, joka antaa kuollut mies jättää ajatella! - Ja breath'd kuten elämän suudelmat huulillani
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrano sogno, che dà un morto lasciano pensare - E breath'd vita come di baci nelle mie labbra,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirSueño extraño, que da a un hombre muerto dejar de pensar - ¡Y la vida, breath'd de besos en los labios,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirUnderlig drøm, der giver en død mand forlade at tænke -! Og breath'd sådant liv med kys på mine læber,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirVis ciudat, care oferă un om mort se lasă să cred -! Şi viaţa breath'd astfel cu sărutări în buzele mele,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранен сън, който дава на мъртвец, се оставят да мислят! И breath'd такъв живот с целувки по устните ми,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранный сон, который дает мертвеца оставить думать -! И breath'd такое жизнь с поцелуями в губы,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirחלום מוזר, שנותן איש מת לעזוב לחשוב - והחיים כזה breath'd בנשיקות על השפתיים שלי,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirحلم غريب ، الذي يعطي رجل ميت ترك التفكير --! والحياة مثل breath'd مع القبلات في شفتي ،
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verir私はreviv'd、そして皇帝だったこと。私は、ああ!自体はpossess'd好きには、どのように甘いです。
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Au acel zâmbet pieziş pe buze.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Det har det skæve smil om munden.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Elas têm nas bocas aquele sorriso irónico.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.De har ett lurigt leende och de där svarta lömska ögonen, och fläckarna på kroppen.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Mají ten svůj kyselý úšklebek, ty svoje černé zlověstné oči a tyhle fleky na kůži.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Met hun smalende glimlach, zwarte, dreigende ogen en die vlekken op hun lichaam.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var. Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.Ott van az a ferde mosoly a pofájukon, a sötét, fenyegető tekintetük, és a foltok a testükön.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Hanno un ghigno storto sulla bocca.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Ils arborent ce sourire désabusé.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.이들은 입주변에 우거지상의 웃음을 띄고 있습니다.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Majú na tvári taký sarkastický úsmev.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Mereka punya senyum kecut di mulut mereka.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Miệng chúng có kiểu cười ghê tởm.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Niillä on vino hymy huulillaan.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Sie haben dieses schiefe Lächeln um ihren Mund.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Tienen esa sonrisa irónica.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Те имат кисела усмивка на устата си.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.У них лукавая улыбка.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.Форма їх рота нагадує криву посмішку.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.יש להם את החיוך האירוני על פיותיהם.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.فهي لديها تلك الابتسامة المخيفة و الفم الغريب
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.邪悪な黒い目をして
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Aku bangga bila mendengar engkau mengucapkan kata-kata yang tepat
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.Als ik je oprechte dingen hoor zeggen, zindert de blijdschap door mij heen.

İlgili Sayfalar