dudak ile cümle
dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dudaklarınız morarmış.Your lips are blue.
O, dudaklarının nasıl tat alacağını merak ediyordu.She wondered how his lips would taste.
O, onun dudaklarının nasıl tad alacağını merak ediyordu?She wondered what his lips would taste like.
Dudak okur musun?Do you read lips?
Tom sağır ama dudak okumayı biliyor.Tom is deaf, but he knows how to read lips.
Onun solgun dudakları vardı.He had pale lips.
Onun dudakları solgundu.His lips were pale.
Tom tutkuyla Mary'yi dudaklarından öptü.Tom kissed Mary passionately on the lips.
Tom, Mary'yi dudaklarından hafifçe öptü.Tom kissed Mary softly on the lips.
Tom dudaklarına bir parmağı koydu.Tom put a finger to his lips.
Tom kuru dudaklarını yaladı.Tom licked his dry lips.
Tom dudaklarını hareket ettirmedi.Tom didn't move his lips.
Dudakları onunkilere dokundu.His lips touched hers.
Dudakların çok öpülebilir görünüyor.Your lips look very kissable.
Çok güzel dudaklarınız var.You have beautiful lips.
Güzel dudakların var.You have beautiful lips.
Onun dudaklarından kaçan sözler hiçbir anlam taşımıyor.The words escaping his lips bear no meaning.
Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.The picture I drew depicts a face with wavy lips.
O beni usulca dudaklarımdan öptü.He kissed me softly on the lips.
Dudaklarımdan öpmeye çalıştı.He tried to kiss me on the mouth.
Tom dudaklarını nemlendirdi.Tom moistened his lips.
Mary dudaklarını nemlendirdi.Mary moistened her lips.
Dudakların kuru mu?Are your lips dry?
Tom'un büyük dudakları var.Tom has big lips.
Her insan doğru bir cevap veren onun dudaklarını öpecek.Every man shall kiss his lips that giveth a right answer.
Tom beni dudaklarımdan öptü.Tom kissed me on the lips.
Mary dudaklarını büktü.Mary pouted her lips.
Tom dudaklarını diliyle ıslattı.Tom wet his lips with his tongue.
Tom bardağını dudaklarına kaldırdı.Tom raised his glass to his lips.
Onun dudakları hararetliydi.Her lips were warm.
Onun dudakları sıcaktı.His lips were warm.
Tom dudaklarını büzdü.Tom pursed his lips.
Benim büyük dudaklarım var.I have big lips.
Dudaklarımı oku.Read my lips.
İçeceklerin yanı sıra, bir Lip Balm (dudak kremi) versiyonu da mevcuttur.Alongside the beverages, a Lip Balm version is also available.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Pursed lip breathing exercises may be useful.
Ayrıca kurbanların genital bölge, dudak, meme ve dillerini dişleriyle yaraladığını itiraf etti.He also confessed to tearing at victims' genitalia, lips, nipples and tongues with his teeth.
2006'da bilgisayar dudak okuma yazılımı, konuşmalarının bir bölümünü tespit etti.In 2006, computer lip reading software identified several parts of their conversations.
Dudaklar beyazdır.The lips are white.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.At the same time, improvements in lip and leg coordination occur.
“Mükemmel” dedi Ladlentender, dudaklarını şapırdatarak."'Thank you,' he said, licking his lips.
"Hande Yener'den Albüm Öncesi 'Alt Dudak'"."Hande Yener'den Albüm Öncesi 'Alt Dudak'".
1909 yılında Labello adlı ilk dudak bakım kremi üretildi.In 1909, their first lip care stick, named Labello, was launched.
Dudaklarında hile yoktu.There are no lobes on the lips.
Dişiler telaşlandıklarında dudaklarını ileri doğru uzatıp kulaklarını dikleştirirler.Females bring their lips forward and raise their ears when agitated.
Fakat.. Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.But... the feeling of his lips
Dudaklar büzülmüş, 1940'lar tarzı bir görünüş.It has that sort of puckered lips, 1940s-era look.
Şimdi bütün bunlar dudaklarla ilgili.Now this is all about the lip.
Ben önceden nemlendirdim böylece nemlendirici dudaklarına iyice işledi.I pre-moisturized so that moisturizer could really get in her lip.
Benim için dudaklarını ovala.Rub together for me.
Dudak kalemini dudak merkezinden yine dudak merkezine doğru başka bir renk olmadan süreceğiz.We're going to blend it in towards the center leaving the center of the lip without color.
Dudak fırçamı alıyorum ve dudak kalemini dağıtıyorum.Going to take my lip brush and I'm going to blend out that lip pencil.
Ve dudak merkezini çıplak bırakarak dudaklarınız tamamen parlak olduğunu göreceksiniz.And by leaving it naked in the center, you're really going to see the full brightness of that lip.
Neden dudak fırçası kullandığımı anlayabilirsiniz.You can see why I use a lip brush.
Dudakların inanılmaz görünüyor.Your lips look amazing.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."I don't like it," and she pinched her thin lips more tightly together.
Tüp-dudaklı nektar yarasası.The tube-lipped nectar bat.
Dudaklar dudak değil birer volkandır.Lips are not lips, but volcanoes.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."It's the drink!" his lips repeated noiselessly.
Bir salata rica edebilir miyim derken dudaklara yapışmak oldukça tutkuludurShallon: We don't. Michael: