dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Berättarröst: Detta är arenan man valt för sina falska auditions, för en reklamfilm för läppbalsam.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Đây là địa điểm được chọn cho một cuộc thử vai giả cho quảng cáo son dưỡng môi.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Dette er stedet de valgte til deres falske prøver for en reklame læbebalsam.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Este es el lugar que se eligió para las audiciones falsas de un anuncio de protector labial.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Ezt a helyet választották a meghallgatások megrendezésére egy ajakbalzsam reklámnak.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Kertoja:
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.(나레이터) 이것은 립밤 광고 모델을 뽑는 가짜 오디션을 위한 선발장입니다.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narrador:
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narrateur : C'est le cadre choisi pour les fausses auditions pour une pub pour du baume pour les lèvres.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narratore: questo è il luogo scelto per una falsa audizione per una pubblicità per un burro di cacao.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narrator: to jest miejsce, gdzie się odbywają sfingowane przesłuchania do roli w reklamie balsamu do ust.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Tohle je místo, které si zvolili pro svůj falešný konkurz na reklamu na balzám na rty.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Toto je priestor, ktorý si vybrali pre falošné pohovory na reklamu na balzam na pery.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Verteller: Dit is de locatie die ze uitkozen voor hun nepaudities voor een advertentie voor lippenbalsem.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Αυτή είναι η αίθουσα που επέλεξαν για τις δήθεν ακροάσεις τους για μία διαφήμιση ελαίου για χείλη.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Диктор: это место, где они делают фейковые прослушивания на рекламу бальзама для губ.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Това е мястото, което избраха за техните фалшиви прослушвания за реклама за балсам за устни.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.קריין: זהו המקום אותו הם בחרו עבור האודישנים המזוייפים לפרסומת לשפתון.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.المعلق: هذا هو المكان الذي اختاروه لاجراء اختباراتهم الوهمية لاعلان عن مرطب شفاه
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.オーディションの会場です 全国放送のコマーシャルに
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.En dit is een test op een aantal lippenbalsems.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Esto es una prueba de protectores labiales que tenemos aquí.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Et voilà les tests de quelques baumes pour les lèvres que nous avons ici.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Jest to test kilku balsamów do ust, które tutaj mamy.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Je to test balzamov na pery, ktoré tu máme.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Je to test několika balzámů na rty, které máme tady vedle.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.우리가 여기 가져온 립밤 몇가지를 테스트하는 것이죠.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Néhány ajakbalzsamat tesztelünk, amik ott vannak.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Och detta är en test av vissa läppbalsam som vi har där borta.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Og dette er en prøve op nogle læbebalsam som vi har herovre.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Si tratta di un test su alcuni burri di cacao che abbiamo qui.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Tässä testataan joitakin huulirasvoja, jotka ovat tuolla.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Und das wäre der Test für Lippenbalsame, die wir hier drüben haben.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Và đây là thử nghiệm son dưỡng môi chúng tôi có ở đây.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Vom testa niște balsamuri de buze pe care le avem aici.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.Και εδώ δοκιμάζουμε κάποια έλαια χειλιών που έχουμε εδώ.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.А това е тест за някои балсами за устни, които имаме тук.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.И это тест бальзамов для губ, которые у нас тут есть.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.וזה מבחן של כמה שפתונים שיש לנו כאן.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.وهذا اختبار على نوع من مرطب الشفاه لدينا هنا
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.テストをさせてください この二人のモデルが手伝ってくれます
Buzun altında bir saat geçirdikten sonra çekildi. Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Después de una hora bajo el hielo no siento los labios; la cara está congelada;
Buzun altında bir saat geçirdikten sonra çekildi. Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Tutaj po godzinie spędzonej pod lodem nie czuję ust, twarz mi przemarza.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Ai putea să mai iei ceva din buzunar și să îl arunci acolo, poate un balsam de buze, orice.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Haal nog maar wat meer spullen uit je zakken en laat ze vallen, lippenbalsem of zo.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.주머니에 들어있는 뭔가를 일부러 떨어뜨려 볼수도 있겠죠. 챕스틱 같은거요.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Magari tirate fuori altre cose dalle tasche e buttatele per terra, magari un burro di cacao.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Quizá puedan sacar otras cosas de los bolsillos y arrojarlas; puede ser un lápiz de labios, lo que sea.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Sortez peut-être autre chose de vos poches et jetez-le par terre, un baume à lèvres, n'importe quoi.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Wyjmijcie zawartość kieszeni, rzućcie to pod nogi, pomadkę lub cokolwiek innego.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Βγάλτε μερικά ακόμα πράματα από τις τσέπες σας και πετάξτε τα κάτω και ίσως ένα βούτυρο κακάο, οτιδήποτε.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Докиньте до неї ще щось зі своєї кишені - губну помаду чи ще щось.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Или достаньте из своих карманов ещё что-нибудь и бросьте, может быть помаду, что угодно.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.אולי תוציא עוד כמה דברים מהכיסים שלך ותזרוק למטה, אולי מקל, לא משנה מה.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.خذ مزيد من الاغراض من جيبك و ارمهم، ربما قليل من التشاب ستيك او اي شيئ
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.放り投げてみてください リップとか何でも 僕は 昔 理想郷の社会-
Çünkü elleriniz kanla, Parmaklarınız suçla kirlendi. Dudaklarınız yalan söyledi, Diliniz kötülük mırıldanıyor.Kamu bersalah karena berdusta dan berbuat curang, karena melakukan tindak kekerasan dan membunuh
Çünkü elleriniz kanla, Parmaklarınız suçla kirlendi. Dudaklarınız yalan söyledi, Diliniz kötülük mırıldanıyor."이는 너희 손이 피에, 너희 손가락이 죄악에 더러웠으며 너희 입술은 거짓을 말하며 너희 혀는 악독을 발함이라"
Çünkü elleriniz kanla, Parmaklarınız suçla kirlendi. Dudaklarınız yalan söyledi, Diliniz kötülük mırıldanıyor.Vì tay các ngươi đã ô uế bởi tội ác; môi các ngươi nói dối, lưỡi các ngươi lằm bằm sự xấu xa.
Çünkü elleriniz kanla, Parmaklarınız suçla kirlendi. Dudaklarınız yalan söyledi, Diliniz kötülük mırıldanıyor.Vì tay các ngươi đã ô_uế bởi tội_ác ; môi các ngươi nói_dối , lưỡi các ngươi lằm_bằm sự xấu_xa .

İlgili Sayfalar