dudak ile cümle

dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.И имаме и нашия собствен балсам за устни, и разполагаме с водеща марка.
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.У нас есть экземпляр нашего бальзам для губ, а также одного из ведущих производителей.
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.ויש לנו את השפתון שלנו, ואת המוצר המוביל בשוק.
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.ولدينا مرطب الشفاه خاصتنا ولدينا اخر من علامة تجارية رائدة
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.これは高級ブランド品です テストのためにモデルとキスしてもらって
Bir kelepçe ve tamamen yasal değildir sıklıkla çoğaltma dudak수갑을 채우과 완전히 합법적하지 자주가 복제 입술
Bir kelepçe ve tamamen yasal değildir sıklıkla çoğaltma dudakלאזוק ולא חוקי לחלוטין שפת העתק לעתים קרובות יש
Bir kelepçe ve tamamen yasal değildir sıklıkla çoğaltma dudakتكبيل وليس قانوني تماما هناك كثير من الأحيان الشفة المقلدة
Bir kelepçe ve tamamen yasal değildir sıklıkla çoğaltma dudak無力な他の主要削除マハル bookclub bookclubノーティ
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Först kör du fast och sen krockar du. Du är en usel förare!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Først kører du fast, og siden kolliderer du. Du er en elendig bilist!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Mandaste-nos para uma valeta, fomos contra um candeeiro... És um péssimo condutor, ó esquisitinho!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Nos quedamos tirados en una cuneta, luego nos damos contra una farola... ¡Eres un conductor pésimo, bigotudo!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Prima finisci nel fosso, poi sbatti contro un lampione. Come autista fai proprio schifo, baffetto!
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.C'è oro e ci sono molte perle, ma la cosa più preziosa sono le labbra istruite
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Có vàng và nhiều châu ngọc; Song miệng có tri thức là bửu vật quí giá.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Có vàng và nhiều châu_ngọc ; Song miệng có tri_thức là bửu vật quí_giá .
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Det er nok gull og perler i mengde, men kyndige leber er en kostelig ting.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Es gibt Gold und viele Perlen; aber ein vernünftiger Mund ist ein edles Kleinod.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Este aur şi sînt multe mărgăritare; dar buzele înţelepte sînt un lucru scump. -
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Existen el oro y una gran cantidad de perlas, pero los labios que saben son algo más precioso
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Goud en robijnen zijn er in overvloed, maar wijze en goede woorden zijn een schaars en kostbaar goed.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Há ouro e abundância de pedras preciosas; mas os lábios do conhecimento são jóia de grande valor.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Har man end Guld og Perler i Mængde, kosteligst Smykke er Kundskabslæber.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Il y a de l`or et beaucoup de perles; Mais les lèvres savantes sont un objet précieux.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Je zlato a množstvo periel; ale rty známosti sú drahocennou nádobou.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Kata-kata yang mengandung pengetahuan, lebih berharga daripada emas dan berlian
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.세상에 금도 있고 진주도 많거니와 지혜로운 입술이 더욱 귀한 보배니라
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Man må hava guld, så ock pärlor i myckenhet, den dyrbaraste klenoden äro dock läppar som tala förstånd.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Olkoon kultaa, olkoon helmiä paljon, kallein kalu ovat taidolliset huulet.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Van arany és drágagyöngyök sokasága; de drága szer a tudománynyal teljes ajak.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Wargi umiejętne są jako złoto i obfitość pereł, i kosztowne klejnoty.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Zlatá je in biserov obilo, ali najdražje orodje so ustne razumne.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Zlato a množství perel, a nejdražší klínot jsou rtové umělí.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Υπαρχει χρυσιον και πληθος μαργαριτων τα χειλη ομως της γνωσεως ειναι το πολυτιμου κειμηλιον.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Есть золото и много жемчуга, но драгоценная утварь – уста разумные.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.Има злато и изобилие драгоценни камъни, Но устните на знанието са скъпоценнно украшение.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.יש זהב ורב פנינים וכלי יקר שפתי דעת׃
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.يوجد ذهب وكثرة لآلئ. اما شفاه المعرفة فمتاع ثمين.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.有 金 子 和 許 多 珍 珠 . 〔 或 作 紅 寶 石 〕 惟 有 知 識 的 嘴 、 乃 為 貴 重 的 珍 寶
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.有 金子 和 許多 珍珠 . 〔 或 作紅寶 石 〕 惟有 知識 的 嘴 、 乃為貴 重 的 珍寶
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Así, de mis labios, por tu pecado es mi purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Astfel, de la buzele mele, prin ta mea este păcatul purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Così dalle mie labbra, con la tua il mio peccato è purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Dus van mijn lippen, is door uw mijn zonde purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Így az ajkaim, a tiéd a bűn purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Jadi dari bibir saya, karena saya dosa-Mu adalah purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Niinpä minun huulet, jotka sinun minun syntini on purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd. [Ona Öpüşme.]Ainsi, de mes lèvres, par ton mon péché est purg'd. [Embrasser.]
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd. [Ona Öpüşme.]Assim, desde os meus lábios, por teu pecado é a minha purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd. [Ona Öpüşme.]ジュリエットは、その後、彼らが撮ったきた罪を私の唇を持っている。
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.그러므로 내 입술에서, 그대 내 죄를에 의해 purg'd 있습니다.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Således fra mine læber, er ved din min Synd purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Således från mina läppar, är genom din min synd purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.So von meinen Lippen, ist deine meine Sünde purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Tako se je od moje ustnice, je po tvoje moj greh purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Tak więc z moich ust, by twój grzech mój jest purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Tak z mojich úst, a tvoje môj hriech je purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Tak z mých úst, a tvé můj hřích je purg'd.
Böylece dudaklarım, seninki benim günah purg'd.Vì vậy, từ đôi môi của tôi, bởi tội lỗi của con ngươi purg'd.

İlgili Sayfalar