Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.你 以 黑 雲 遮 蔽 自 己 、 以 至 禱 告 不 得 透 入
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.你 以 黑 雲 遮蔽 自己 、 以至 禱告 不 得 透入
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.나의 밤낮 간구하는 가운데 쉬지 않고 너를 생각하여 청결한 양심으로 조상 적부터 섬겨 오는 하나님께 감사하고
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.מודה אני לאלהים אשר אני עבד אותו מימי אבותי ברוח טהורה כי תמיד אזכרך בתפלותי לילה ויומם׃
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.اني اشكر الله الذي اعبده من اجدادي بضمير طاهر كما اذكرك بلا انقطاع في طلباتي ليلا ونهارا
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.我 感 謝 神 、 就 是 我 接 續 祖 先 、 用 清 潔 的 良 心 所 事 奉 的 神 、 祈 禱 的 時 候 、 不 住 的 想 念 你
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.我 感謝 神 、 就是 我 接續 祖先 、 用 清潔 的 良心 所 事 奉 的 神 、 祈禱 的 時候 、 不 住 的 想念 你
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.(64:3) Ты слышишь молитву; к Тебе прибегает всякая плоть.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.(65:3) O toi, qui écoutes la prière! Tous les hommes viendront à toi.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.alt Kød kommer til dig, når Brøden tynger.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.A te si deve lode, o Dio, in Sion; a te si sciolga il voto in Gerusalemme
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Dig, Gud, priser de i stillhet på Sion, og dig gir de det de har lovt.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Du erhörst Gebet; darum kommt alles Fleisch zu dir.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.ed a hódolat, a dicséret, oh Isten, a Sionon; és néked teljesítik [ott] a fogadást.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Gud, dig lovar man i stillhet i Sion, och till dig får man infria löfte.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Hỡi Ðấng nghe lời cầu nguyện, Các xác thịt đều sẽ đến cùng Ngài.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Hỡi_Ðấng nghe lời cầu_nguyện , Các xác_thịt đều sẽ đến_cùng Ngài .
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Jumala, hiljaisuudessa kiitetään sinua Siionissa, ja sinulle täytetään lupaus.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.기도를 들으시는 주여 모든 육체가 주께 나아오리이다
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.K tebi, ki poslušaš molitev, prihaja vse meso.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Na tobě přestávati sluší, ó Bože, tebe na Sionu chváliti, a tu tobě slib vyplňovati.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Ó tu que ouves a oração! a ti virá toda a carne.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Sebab Engkaulah yang mengabulkan doa; semua orang datang kepada-Mu karena telah berdosa
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Tebe sa patrí mlčať, tebe chvála, Bože na Sione, a tebe sa má plniť sľub.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Tobie przynależy, o Boże! chwała na Syonie, a tobie ślub ma być oddany.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Tu asculţi rugăciunea, de aceea toţi oamenii vor veni la Tine.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Tú oyes la oración; a ti acudirá todo ser
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Ω ακουων προσευχην, εις σε θελει ερχεσθαι πασα σαρξ.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.Ти, Който слушаш молитва, При Тебе ще дохожда всяка твар.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.שמע תפלה עדיך כל בשר יבאו׃
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.يا سامع الصلاة اليك يأتي كل بشر.
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.聽 禱 告 的 主 阿 、 凡 有 血 氣 的 、 都 要 來 就 你
Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek.聽禱 告 的 主阿 、 凡 有 血氣 的 、 都 要 來就你
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ascultă din ceruri, din locul locuinţei Tale, rugăciunile şi cererile lor: şi fă-le dreptate;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.entonces escucha en los cielos, el lugar de tu morada, su oración y su plegaria, y ampara su causa
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.exauce des cieux, du lieu de ta demeure, leurs prières et leurs supplications, et fais-leur droit;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Hallgasd meg a mennyekbõl, a te lakhelyedbõl az õ imádságokat és könyörgésöket, és szerezz nékik igazságot;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.주는 계신 곳 하늘에서 저희 기도와 간구를 들으시고 저희의 일을 돌아보옵시며
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.luister dan naar hun bidden en smeken vanuit de hemel waar U woont en kom hen te hulp.
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.må du då i himmelen, där du bor, höra deras bön och åkallan och skaffa dem rätt
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.maka dari kediaman-Mu di surga hendaklah Engkau mendengar doa mereka dan mengasihani mereka
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.niin kuule taivaasta, asuinsijastasi, heidän rukouksensa ja anomisensa, hanki heille oikeus
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ouve então do céu, lugar da tua habitação, a sua oração e a sua súplica, e defende a sua causa;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.så høre du i Himmelen, der, hvor du bor, deres Bøn og Begæring og skaffe dem deres Ret,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.så vil du i himmelen, der hvor du bor, høre deres bønn og ydmyke begjæring og hjelpe dem til deres rett
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.so wollest du ihr Gebet und Flehen hören im Himmel, vom Sitz deiner Wohnung, und Recht schaffen
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ti poslušaj njih molitev in prošnjo v nebesih, v mestu prebivanja svojega, ter se potegni za njih pravdo
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.tu ascolta dal cielo, luogo della tua dimora, la loro preghiera e la loro supplica e rendi loro giustizia
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Vyslýchejž tedy na nebesích, v místě přebývání svého, modlitbu jejich a úpění jejich, a vyveď při jejich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.vyslyš na nebesiach, na pevnom mieste svojho bývania, ich modlitbu a ich pokornú prosbu a učiň ich súd
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Wysłuchajże tedy z nieba, z miejsca mieszkania twego, modlitwę ich i prośbę ich, a wykonaj sąd ich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогава Ти послушай от небето, от местообиталището Си, молитвата им и молението им, защити правото им,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогда услышь с неба, с места обитания Твоего, молитву и прошениеих и сделай, что потребно для них;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ושמעת השמים מכון שבתך את תפלתם ואת תחנתם ועשית משפטם׃
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.فاسمع في السماء مكان سكناك صلاتهم وتضرعهم واقض قضاءهم
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.求 你 在 天 上 你 的 居 所 垂 聽 他 們 的 禱 告 祈 求 、 為 他 們 伸 冤
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.求你 在 天上 你 的 居所 垂聽 他 們的 禱告 祈求 、 為 他 們伸冤
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."Elk week komt de schoonmaker die denkt dat God zijn gebeden telkens verhoort.
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."매주 청소부가 와서 말했습니다."하느님 제 기도를 다시 한번 들어주셨군요!"
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."Ogni settimana, l'uomo delle pulizie venne. " Dio, hai risposto alle mie preghiere ancora una volta. "