Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Telespectatorii au răspuns dramatic.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Widzowie zareagowali dramatycznie.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Οι θεατές ανταποκρίθηκαν θεαματικά.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Глядачі були вражені.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Зрители отреагировали резко.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.Зрителите отговарят драматично.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.צופים הגיבו בדרמטיות.
Seyirciler bunlara dramatik bir tepki vermişti.وقد استجاب المشاهدين بشكل كبير.
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.Agora o limiar de viabilidade é atingido, e a distribuição da frequência mudou dramaticamente e estabiliza.
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.Bây giờ thì ngưỡng của sựu sống đã đạt tới, và tần suất phân bố đã biến đổi nhanh chóng và ổn định.
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.이제 그 생존능력의 한계점에 도달했고 빈도 분포는 극적으로 변화했고, 실제로 안정화 되었습니다
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.Nu wordt de levensvatbaarheidsdrempel bereikt, de frequentieverdeling verandert drastisch en stabiliseert.
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.כעת מגיעים לסף יכולת הקיום, ופילוג התדירויות
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.الان وصلنا الى عتبة الجدوى و تردد التوزيع تغير بدراماتيكية, وأستقر
Şimdi canlılık eşiğine ulaştı ve frekans dağılımı dramatik bir şekilde değişti ve aslında dengeledi.頻度分布も 大きく変化し そして 安定しました 次に私がしたことは
Söylediğim o zaman biraz dramatik gelmişti, ama dramatikten çok, öngörülü çıktı.상당히 극적인 것을 말했습니다. 하지만 후에 극적이라기보다 예언적인 걸로 나타났죠.
Söylediğim o zaman biraz dramatik gelmişti, ama dramatikten çok, öngörülü çıktı.שבאותה עת הרגשתי שהוא מעט דרמטי, אך בדיעבד היה יותר נבואי מאשר דרמטי.
Söylediğim o zaman biraz dramatik gelmişti, ama dramatikten çok, öngörülü çıktı.دراميا بعض الشيء في ذلك الوقت، لكنه أصبح تنبؤيا بدلا من دراميا.
Söylediğim o zaman biraz dramatik gelmişti, ama dramatikten çok, öngörülü çıktı.後から思うと予言のようなことを 言いました
Toplantılar ve dramatik atölye çalışmaları sırasında karşılaştığım, 1998 topluma belirli bir önem verdi.Lo que descubrí en las reuniones y los talleres dramáticos es que 1998 tenía importancia para la comunidad.
Tsunami kadar dramatik değil.Capite? Non è drammatico come lo tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Ce n'est pas aussi spectaculaire que le tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Katsokaas, se ei ole yhtä dramaattista kuin tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.아시다시피, 그건 쓰나미 만큼 극적이진 않습니다.
Tsunami kadar dramatik değil.Não é tão dramático como o tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Sehen Sie, es ist nicht so dramatisch wie der Tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Vedeți voi, nu e la fel de dramatic ca şi tsunami-ul,
Tsunami kadar dramatik değil.Verán, no es tran dramático como el tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Widzicie, to nie jest tak dramatyczne jak tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Zie je, het is niet zo dramatisch als de tsunami.
Tsunami kadar dramatik değil.Βλέπετε, δεν είναι κάτι τόσο δραματικό όπως το τσουνάμι.
Tsunami kadar dramatik değil.Видите ли, это не так сильно бросается в глаза, как, скажем, цунами.
Tsunami kadar dramatik değil.Ситуацията не е толкова драматична като цунамито.
Tsunami kadar dramatik değil.תראו, זה לא עד כדי כך דרמטי כמו הצונאמי.
Tsunami kadar dramatik değil.تعلمون، إنها ليست درامية كأحداث تسونامي.
Tsunami kadar dramatik değil.そんなことを考えるのは馬鹿げている
Üçüncü sosyal histeri konusu ise terörizm. 9/11 çok dramatik bir olaydı.Die dritte Massenhysterie ist Terrorismus.
Üçüncü sosyal histeri konusu ise terörizm. 9/11 çok dramatik bir olaydı.Y la tercera histeria social es el terrorismo.
Üçüncü sosyal histeri konusu ise terörizm. 9/11 çok dramatik bir olaydı.Третата обществена паника е тероризмът.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.A to nás môže stáť veľa.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Co może nas bardzo wiele kosztować.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Což pro nás může mít dramatické důsledky.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Dan hal itu dapat menyebabkan kerugian besar.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Das kann für uns dramatische Kosten haben.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Dat kan dramatische kosten voor ons meebrengen.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.E isso pode ter custos dramáticos para nós.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.E questo ci potrebbe costare caro.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.És ez drámai következményekkel járhat számunkra.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Et cela peut avoir un coût radical pour nous.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.이 순간이 우리에게 엄청난 결과를 초래할 수도 있습니다
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Och det kan få dramatiska kostnader för oss.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Og det kan have dramatiske omkostninger for os.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Và nó có thể khiến chúng ta phải trả giá đắt.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Y eso puede tener costos enormes para nosotros.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Και αυτό μπορεί να έχει δραματικό κόστος για εμάς.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.И това може да има драматични последици за нас.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.И это может нам дорого стоить.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.І це може нам обійтися дуже дорого.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.ולעתים יש לזה השלכות דרמטיות עבורנו.
Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.وذلك يمكن أن يكلفنا كثيرا.