CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: 워룸이라는 말은 굉장히 극적이고 강렬한 이름 같은데요.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: "Krigsrummet"... Det låter starkt och dramatiskt...
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: Krigsværelset, det lyder magtfuldt og dramatisk.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA : La "chambre de guerre" résonne, cela sonne puissant et dramatique.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: La habitación de guerra suena, suena muy fuerte y dramático.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: La stanza dei bottoni ha l'aria di essere potente e affascinante.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.Camera de razboi suna, suna puternic si dramatic.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: Sala de Guerra soa como algo poderoso e dramático.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: Válečný stan, to zní mocně a dramaticky.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.CA: "Командный пункт" - звучит громко и драматично.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa."Centrum dowodzenia" brzmi mocno i dramatycznie.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.КА: Кімната війни - звучить потужно та драматично.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.КА: Командният център звучи, звучи много силно и драматично.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.כ.א.: חדר מלחמה נשמע, נשמע מאד כוחני ודרמטי.
CA:Savaş odası, güçlü ve dramatik geliyor kulağa.ك أ: تبدو كلمة غرفة الحرب قوية و مثيرة.
Çektikleri acı, kişisel dramları resmin odak noktasını oluşturuyor.Dále vidíme postavy zraněných, mrtvých a umírajících, v centru pozornosti obrazu jsou chvíle osobního utrpení.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.As crianças às vezes representam monólogos — brincar às casinhas é um monólogo ou um teatro.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Dzieci czasem wystawiają monodramaty, zabawa w dom to teatr.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Kinderen voeren soms monodrama's op -- moeke en vake spelen is inderdaad een monodrama of een theaterstuk.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.자, 그.. 혼자 아이는 일인극을 막 하기도 하구요, 소꼽놀이라는게 사실은 일인극이고, 어떤 연극이기도 하죠.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Les enfants jouent parfois des monodrames -- une maison de poupée est en effet un monodrame ou une pièce.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Los niños a veces representan pequeños dramas: jugar a las casitas es desde luego una obra teatral.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Trẻ con thỉnh thoảng cũng biểu diễn kịch một người -- chơi đồ hàng quả thực là kịch một người hay một vở kịch.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Дети иногда устраивают театр одного актёра. Игра в дочки-матери — это же настоящий спектакль одного актёра.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.Діти іноді виконують монодрами - гра в доньки-матері - це таки монодрама або спектакль.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.לפעמים ילדים יציגו מונודרמות - משחק "בית-משפחה" הוא בהחלט מונודרמה או מחזה.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.الأطفال أحياناً يؤدون مونودراما -- لعب لعبة المنزل فعلا منودراما أو مسرحية.
Çocuklar bazen tek kişilik drama performansları yapar - evcilik oynamak örneğin böyle bir performanstır.ままごとは一人か数人でやる お芝居だ 少し大きくなると 嘘をつくことを
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır...Den här dramatiska scenen.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır...E o scenă mare, foarte dramatică cu el având un atac de cord în timp ce-i pleacă fiul.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır...Es gibt diese große Szene, sehr dramatisch.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır...Há essa grande cena, muito dramática.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır...Il y a cette célèbre scène, très dramatique.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Ada adegan besar, sangat dramatis dia terkena serangan jantung ketika anaknya pergi.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Byla tam velká scéna, velmi dramatická jak má srdeční infarkt, když jeho syn odchází.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.C'e' una scena madre, molto drammatica e a lui viene un infarto quando suo figlio se ne va.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Có một cảnh lớn, rất bi kịch. ông ấy lên cơn đau tim khi con trai ra đi.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Está la gran escena, muy dramática, tiene un ataque al corazón cuando su hijo se está yendo.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Niissä on tämä iso, kovin dramaattinen kohtaus - hän saa sydänkohtauksen kun hänen poikansa lähtee pois.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Я има тази голяма сцена, много драматична той получава сърдечен пристъп, когато синът му си отива.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.יש סצנה דרמטית מאוד ובה הוא חוטף התקף לב כשבנו עוזב.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.多分病気だったかと
Çok dramatik değil mi?Comme c'est dramatique ?
Çok dramatik değil mi?Mennyire drámai?
Çok dramatik değil mi?Πόσο δραματικό είναι αυτό;
Çok dramatik değil mi?انه شيء دراماتكي اليس كذلك؟
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.Costa Rica-i esőerdőben voltunk terepmunkán, drasztikusan megváltoztak a dolgok számomra."
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.Feldforschung im Regenwald von Costa Rica betrieben, seitdem hat sich einiges grundlegend für mich verändert."
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.코스타리카의 열대우림에서 일했지요. 그때와는 정말 다른 일을 하고 있네요." 라더군요.
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.lavede jeg feltarbejde i regnskoven i Costa Rica, og tingene har ændret sig dramatisk for mig."
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.les choses ont drôlement changé pour moi."
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti."ג'סיקה, בקבוצת המעבדה האחרונה שבה השתתפתי עשיתי עבודת שטח ביער הגשם של קוסטה ריקה,
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.ذهبت لأعمل عمل ميداني في غابة 'كوستا ريكان'، و الأشياء تغيرت بشكل كبير بالنسبة لي."
Costa Rica yağmur ormanında saha çalışması yapıyordum ve işler benim için dramatik olarak değişti.あの頃とは状況が 一変してしまったよ」と ではまず 私たちが各部屋で 見つけたものを紹介します
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.Angka yang cukup dramatis untuk negara kita.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.C'est assez spectaculaire pour notre propre pays.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.Chci říct, to je docela překvapivé pro naši zemi.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.Creo que es dramático para nuestro país.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.Điều này là một thảm kịch cho nước ta.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.Dla kraju to straszne.