Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Nos, itt van egy pici probléma: a sugárzás dózis a személyzeti kabinokban 7 gray lövésenként. (Nevetés)
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Pojawia się mały problem: dawki promieniowania na stanowisku załogi -- za każdym razem 700 radów.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Pues, aquí tenemos un pequeño problema: las dosis de radiación en la cabina -- 700 rad por explosión.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Qui abbiamo un piccolo problema: la dose di radiazioni, in cabina, è di 700 rad per esplosione.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Ya, jadi kita memiliki sedikit masalah di sini: dosis radiasi di tempat para kru -- 700 rad setiap ledakan.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Е, тук имаме малък проблем: радиацията в зоната за екипажа стига до 700 рада на изстрел.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Здесь мы сталкиваемся с маленькой проблемой: Доза облучения для экипажа станции - 700 рад за выстрел.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.אז, כאן יש לנו בעיה קטנה: מנות הקרינה בעמדת הצוות -- 700 ראד לפיצוץ.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.حسنا، لدينا هنا الآن مشكلة صغيرة: الجرعات الإشعاعية تصيب طاقم المحطة -- بـ 700 راد لكل ضربة.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.クルーステーションでの放射線量は照射毎に700ラジアンです 開発中の核分裂収率
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Âm thanh thế này, là một chút hormon cortisol mà tôi tạo cho các bạn Hormon chống cự của các bạn
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.I suoni come quello, producono una piccola scarica di cortisolo l'ormone della "lotta o fuga".
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Sonidos como ese son una pequeña dosis de cortisona, la hormona que nos motiva a luchar o a escapar.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Sunete ca acesta, prin care v-am indus o mică doză de cortizon, hormonul pentru luptă-sau-fugi.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Taki dźwięk powoduje wydzielanie się kortyzolu, hormonu stresu.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.צליל כזה הוא זריקת קורטיזול שנתתי לכם, הורמון הילחם-או-ברח.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Ces décès sont typiquement appelés «surdoses», «intoxications» ou «décès dus à la drogue».
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Dessa dödsfall kallas vanligen ”överdoser”, ”förgiftning” eller ”narkotikainducerade dödsfall”.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Diese Fälle werden in der Regel als „Überdosis“, „Vergiftung“ oder „drogeninduzierte Todesfälle“ bezeichnet.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Disse dødsfald kaldes typisk »overdoser«, »forgiftninger« eller »narkotikaforårsagede dødsfald«.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Do zgonów spowodowanych przez narkotyki dochodzi na ogół wkrótce po spożyciu jednej lub kilku substancji.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Estas muertes se denominan normalmente «sobredosis», «envenenamientos» o «muertes inducidas por drogas».
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Näitä kuolemia kutsutaan yleensä ”yliannostuksiksi”, ”myrkytyksiksi” ja ”huumeiden aiheuttamiksi kuolemiksi”.
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Úmrtí související s opiáty
Bu ölümlere tipik olarak ‘aşırı doz’, ‘zehirlenme’ veya ‘uyuşturucu kaynaklı ölüm’ adı verilmektedir.Определението на ЕЦМНН за смъртни случаи,
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.1日60分お祈りをする この32人の患者が
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Aici este programul cu cat de frecvent se roaga -- Este o doza.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Aqui hay un cronograma de con que frecuencia, ellos -- es una dósis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Đây là lịch trình họ -- đó là một liều thuốc
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Ecco la tabella che mostra quanto spesso pregano -- E' una dose.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Hier der Plan, wie oft sie das tun - die Dosis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Hier hoe vaak ze bidden - één dosis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.여기 그 빈도에 대한 일정표가 있습니다. 투여량이죠.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Tutaj tabelka jak często się modlą - dawka.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Voici le calendrier de combien de fois ils -- C'est une dose.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Вот частота молитв- равносильно дозе лекарства.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Това е програмата на честотата... Това е доза.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.הנה לוח הזמנים של התדירות - זו מנה.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.وهذا الجدول يبين التكرارية -- إنها جرعة .
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.이번 해의 돼지 독감의 유형은 초기 생산에서는 굉장히 조금 자랐습니다. 그저 계란 하나당 0.6 도스가 나왔죠.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Jenis flu babi tahun ini berkembang biak sangat lambat pada masa awal produksi hanya 0,6 dosis per telur
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Tego roku odmiana świńskiej grypy rozwijała się bardzo słabo, około 0.6 dawki na jajko.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Το φετινό στέλεχος γρίπης των χοίρων αναπτυσσόταν πολύ λίγο σε πρώιμη παραγωγή, βασικά έξι δόσεις ανά αυγό.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Тазгодишният вид свински грип растеше много зле при ранно производство, по същество 0,6 дози на яйце.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Штамм свиного гриппа в этом году рос очень плохо в начале производства, около 0,6 дозы на яйцо.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.Штам свинячого грипу в цьому році ріс дуже погано на початку виробництва, близько 0,6 дози на яйце.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.הזן של שפעת החזירים השנה התפתח גרוע בייצור מוקדם. 0.6 מנות לביצה.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.هذا العام ,سلالة إنفلوانزا الخنازير كان نموها سيئا للغاية في بداية الإنتاج, 6 جرعات من كل بيضة.
Bu senenin domuz gribi suşu ilk üretimlerde çok az üredi, yani yumurta başına sadece 6 doz.生産の初期にはあまり増殖せず 卵1個につきワクチン0.6本分でした こんなことが心配になります
Bütün dünyası kararmış ve tüm planları suya düşmüş. - Otobüs terminalinde aşırı doz yapmış.Întreaga ei lume s-a întunecat, toate planurile i s-au năruit şi... ... a luat o supradoză în staţie.
Bütün dünyası kararmış ve tüm planları suya düşmüş. - Otobüs terminalinde aşırı doz yapmış.Teljesen feketén látta a világot, a terveiből semmi sem lett, és... bevett egy marék gyógyszert.
Ceazevinden sonra aşırı doz ölümlerinin azaltılması cezaevi personeli için geliştirilmiştir (155).Riduzione dei decessi dovuti a overdose dopo il carcere
Ceazevinden sonra aşırı doz ölümlerinin azaltılması cezaevi personeli için geliştirilmiştir (155).Še en pristop, ki zbuja pomisleke, je zagotavljanje reševanje življenj.
Ceazevinden sonra aşırı doz ölümlerinin azaltılması cezaevi personeli için geliştirilmiştir (155).Znižovanie počtu úmrtí z predávkovania po prepustení z väzenia
‘Cezaevinden sonra aşırı doz ölümlerin azaltılması’, s.90. ) Bkz.(152) Näistä kuolemantapauksista
‘Cezaevinden sonra aşırı doz ölümlerin azaltılması’, s.90. ) Bkz.A se vedea „Estimarea mortalităţii totale atribuite consumului problematic de droguri: noi evoluţii”, p. 93.
‘Cezaevinden sonra aşırı doz ölümlerin azaltılması’, s.90. ) Bkz.«Riduzione dei decessi dovuti a overdose dopo il carcere», pag. 97. (151) Cfr.
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .1회에 필요한 투여량을 물어봤으니까요
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Mert azt kérdezik, hány milliliternyi oldatot készítünk per adag?
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Perché ci dicono: quanti millilitri di soluzione facciamo per dose?