Ana içeriğe geç
Sözlük

doz ile cümle

doz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Biraz önce altı buçuk günlük doz uyku hapı aldım.זה עתה בלעתי כדורי שינה שמספיקים לשישה וחצי ימים.
Biraz önce altı buçuk günlük doz uyku hapı aldım.أنا بلعتها توا تعادل ستة أيام ونصف من الحبوب المنومة.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Cô ấy tiêm một liều phân từ một người khỏe mạnh, khả năng chữa khỏi là 94 phần trăm.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Dia disuntik dengan kotoran manusia sehat dan laju kesembuhan dari praktek ini adalah 94 persen.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Dostaje dawkę zdrowych ludzkich odchodów i uleczalność w przypadku tej metody wynosi 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Dostává dávku zdravých lidských výkalů, a účinnost této léčby je 94 procent.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Ea primește o doză de fecale umane sănătoase, iar procentul de vindecare este de 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Ed ora sta prendendo una dose di sane feci umane, e questa procedura funziona nel 94% dei casi.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Ela recebe uma dose de fezes humanas saudáveis e a taxa de cura para este procedimento é de 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Ella recibe una dosis de heces humanas sanas y la tasa de curación para este procedimiento es de 94 %.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Elle reçoit une dose de selles humaines saines, et le taux de guérison avec cette procédure est de 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Sie bekommt eine Dosis gesunder menschlicher Fäkalien, und die Heilungschancen liegen bei 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor. Bu işlem sonucu iyileşme oranı yüzde 94.Теперь она получит порцию здоровых человеческих фекалий, и шанс на выздоровление — 94%.
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor.건강한 사람의 대변을 통해
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor.היא מקבלת מנה של צואה אנושית בריאה,
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor.و تحصل على جرعة صحية من البراز البشري
Bir doz sağlıklı insan dışkısı enjekte ediliyor.これは治癒率94パーセントの治療法です
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.Eens dat we dat doorhebben zal een betere dosering en selectie van medicijnen mogelijk zijn.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.또한 개인과 환자에게 맡기고 나면 보다 개선된 약 복용 및 선택이 가능해질 겁니다.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.la dosificación del fármaco será mejor y también la selección disponible.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.וברגע שהדבר נמצא בידיי האינדיבדואל והפציינט, נוכל לתת מינוני תרופות מוצלחים יותר ומבחר טוב יותר.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.و حالما تكون في متناول الفرد أو المريض، ستمكن من انتقاء أفضل للجرعات و الأدوية المتوفرة.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.より良い薬の用量が分かるようになります 遺伝子だけではなく私たちの習慣や環境といった
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.환자당 1회 투여용액이 몇 ml인지 알고 싶습니다
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.Az oldat milliliterét keressük per adag per páciens.
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.Queremos mL de solucion por dosis por paciente.
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.Vogliamo millilitri di soluzione per dose per paziente.
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.Искаме милилитри доза от разтвор за пациент.
Biz hasta başına düşen doza kaç ml çözelti düştüğünü öğrenmek istiyorduk.نريد مليلتر من الدواء في كل جرعة لكل مريض
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .이것을 강렬한 색으로 멋있게 써보죠 1회당 0.889ml의 용액
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .Eso es igual a--lo voy a escribir en un buen color 0.889 mL de solucion por dosis.
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .Quindi è pari a --- lo scrivo in un bel colore vibrante --- 0,889 millilitri di soluzione per dose.
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .Tehát ez egyenlő -- egy szép, élénk színnel fogom írni -- 0,889 milliliter oldat per adag.
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .Това е равно на -- ще го напиша по хубав,трептящ цвят- 0,889 милилитра разтвор за една доза.
Böylelikle 0.889 ml çözeltimiz oluyor doz başına. .اذاً هذا يساوي --سأكتبه بلون جميل-- 0.889 مليلتر من الدواء لكل جرعة
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi.L-a pisat pe doctor până când a cedat: ,,Bine, fie, îţi dau Krebiozen."
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi."OK, va bene, le darò il Krebiozen."
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi.Wiercił lekarzowi dziurę w brzuchu, aż ten zgodził się zastosować Krebiozen.
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi.Συνέχισε να ενοχλεί τον γιατρό του μέχρι που κάποια στιγμή του είπε, "Εντάξει, θα σου δώσω το Κρεμπιοζέν."
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi.Он продолжал клянчить лекарство, пока доктор не согласился назначить Кребиозен.
Böylelikle Bay Wright'ın haftasonunu sağ çıkaracağını düşünmese de, bir Cuma günü ilk dozu verdi.עד שלבסוף הרופא שלו אמר, "אוקיי, בסדר אני אתן לך את הקרביוזן." אז הוא נתן לו מינון ליום שישי
Bu doktorun istediği dozaj.E questa è la dose che il medico richiede.
Bu doktorun istediği dozaj.És ez az adag, amit az orvos javasol.
Bu doktorun istediği dozaj.To je dávka požadovaná lékařem.
Bu doktorun istediği dozaj.Y esta es la dosis que el doctor requiere.
Bu doktorun istediği dozaj.Това е дозата, която лекарят иска.
Bu doktorun istediği dozaj.وهذه هي الجرعة التي يطلبها الاطباء
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Con chuột này đã bị mù vài tuần trước thí nghiệm này và được nhận một liều các phân tử nhạy sáng qua virus.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.이 쥐는 실험 전 몇주간 눈이 보이지 않았고 바이러스 안에 넣어둔 빛에 민감한 분자들을 주입받았습니다.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Tahle myš byla ještě pár týdnů před pokusem slepá. Virem jsme na ni však přenesli světločivné molekuly.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Ta mysz była ślepa kilka tygodni przed eksperymentem i otrzymała dawkę fotoczułych cząstek w wirusie.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.Tikus itu buta beberapa minggu sebelum percobaan dan menerima satu dosis molekul peka cahaya ini dari virus.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.אז העכבר הזה היה עיוור כמה שבועות לפני הניסוי הזה והוא קיבל מנה אחת של המולקולה רגישת האור בוירוס.
Bu fare deneyden 2 hafta önce kördü ve bir virüsteki ışığa duyarlı molekülden bir doz aldı.感光性分子を含んだウィルスを投与しました そしてご覧の通り マウスは壁を避け
bunlar genellikle çok büyük dozlarda kokainle ilişkili olmaktadır.Kokaiinikuolemat ovat hankalampia määrittää ja tunnistaa kuin opioidikuolemat.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.작은 문제가 있습니다. 방사선이 승무원 객실에 한번에 700 rad 만큼씩 들어갑니다.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Bine, aici avem o mică problemă: dozele de radiaţie în cabina echipajului -- 700 rad per explozie.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Gut, hier haben wir ein kleines Problem: die Strahlenbelastung am Mannschaftsstand -- 700 Rads pro Schuss.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Hier zit een klein probleempje: de stralingsdosissen in het bemanningsstation -- 700 rad per keer.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.les doses de radiation dans la cabine d'équipage -- 7 Sv par dose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod