Eve gittim ve doyurucu bir kahvaltı yaptım.I went home and ate a hearty breakfast.
Bana doyurucu bir yemek yiyebileceğim bir yer söyleyebilir misin?Could you tell me where I could go to get a square meal?
Doyurucu bir akşam yemeğinden sonra, Willie ev sahibine teşekkür etti.After a hearty dinner, Willie thanked the host.
Bir haftadır doyurucu bir yemek yemedim.I haven't had a square meal for a week.
Araştırmacılar günde üç doyurucu yemek yersen kilo vermenin daha kolay olduğunu söylüyor.Researchers say that it's easier to lose weight if you eat three square meals a day.
Bir günde üç doyurucu yemek yer misin?Do you eat three square meals a day?
Doyurucu bir yemekti.It was a satisfying meal.
Bu pualo o kadar doyurucu ki sadece iki kaşıktan sonra doyuyorum.This pulao is so filling that I'm full after just two spoonfuls.
Nihayet doyurucu bir şey yedim.I finally ate something substantial.
O güne doyurucu bir kahvaltıyla başladı.He began the day with a hearty breakfast.
Doyurucu bir kahvaltı yaptım.I had a hearty breakfast.
Hukuk dönemden döneme değiştiği için hala doyurucu bir tanım yapılamamıştır.A law that has not changed since it was enacted.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.In the twilight and the night the rabbits came regularly and made a hearty meal.
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?What could be easier, more filling or healthier for your family than broiling a steak?
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Pregnancies are meant to be happy and fulfilling moments in any woman's life.
Daha doyurucu bir þey yok mu?Anything a little more solid?
Göz doyurucu oğullar verdim.And sons always present by his side,
Bugün Litvanyalılar oldukça doyurucu kahvaltı ederler ve gerçekten hafif akşam yemekleri yerler.Up tp this day Lithuanians eat quite filling breakfast and really light evening meals.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.Er habe sie, obwohl nicht sichtbar, zweifellos gelenkt.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.Главное блюдо обычно самое тяжелое, горячее и самое сложное блюдо в меню.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.وجبة الغداء وعلى غرار إسبانيا عادة أكبر وأهم وجبة في اليوم.
Hukuk dönemden döneme değiştiği için hala doyurucu bir tanım yapılamamıştır.Po staletí zakořeněné zvyky však nebylo možno změnit ihned jedním zákonem.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.Hlavní chod je obvykle nejtěžší a nejsložitější pokrm na jídelním lístku.
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.Sok grafikus ezért kenyérbelet használ helyette.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.Päivällinen on tavallisesti päivän tärkein ja tukevin ateria.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.Aftensmaden er for de fleste det største og vigtigste måltid.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.I harmen som oppstod ble ikke dette noe vektig argument.
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.I Semmelgetzen brukes ristet brødterninger i stedet for mel.
Karkın “Taşkın ve doyurucu” anlamındadır.Palangka Raya terdiri dari kata “Palangka dan Raya“.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.屋宇署表示經視察後認為安全,未有封樓的必要,但會密切監察。
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.Kruh je nepoznanica - umjesto njega se koristi umjetna hrana.
Genellikle öğündeki en ağır ve en doyurucu yemektir.Kao i u Španjolskoj najveći, najvažniji obrok u danu je ručak.
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Ce putea fi mai usor, mai satios sau mai sanatos pentru familia ta decat o friptura la gratar?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Co bylo jednodušší, výživnější a zdravější pro vaši rodinu než usmažit řízek?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Co mogło być łatwiejsze, bardzie syte i zdrowsze dla twojej rodziny niż grillowany stek?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Čo mohlo byť jednoduchšie, sýtejšie a zdravšie pre vašu rodinu ako pečený steak?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Còn gì dễ dàng, mau no và tốt cho sức khoẻ gia đình bạn hơn là nướng một miếng bít tết?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Cosa c'era di più semplice, sano, nutriente per la tua famiglia di una bistecca ai ferri?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?뭐가 더 쉬웠을 까요, 더 배부른것 아니면 더 건강한것, 스테이크를 굽는게 더 쉬웠습니다.
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Mi is lehetne könnyebb, táplálóbb vagy egészségesebb az egész család számára, mint bifszteket sütni?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Mikä olisi helpompaa ja terveellisempää kuin pihvi?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?¿Qué podía ser más sencillo, llenar más o ser más saludable para tu familia que asar un bistec?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Wat is er eenvoudiger, vullender of gezonder voor uw gezin dan een biefstukje bakken?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Τι θα μπορούσε να είναι πιο εύκολο, πιο χορταστικό ή πιο υγιεινό για την οικογένειά σου από μια ψητή μπριζόλα;
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Какво би могло да е по-лесно, по-засищащо или по-полезно за твоето семейство от това да изпечеш една пържола?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Что могло быть легче, сытнее и полезнее для семьи, чем жаренный стейк?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?מה היה קל יותר, ממלא יותר או בריא יותר למשפחה שלך מאשר לצלות סטייק?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?ما الأسهل، شبع أكثر أم صحة أكثر لأسرتك من شواء شريحة الستيك؟
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?有啲乜野比煎塊扒畀屋企人食更加 容易,飽肚、或健康?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?満腹にさせるものはあったのかな?」と思われた でもその頃にはすでに牛は不自然に育てられていた
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.A szürkület és az éjszaka a nyulak jöttek rendszeresen készített egy kiadós étkezés.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Dans le crépuscule et la nuit les lapins venaient régulièrement et a fait un repas copieux.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Di senja dan malam kelinci datang secara teratur dan membuat makanan lezat.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.En el crepúsculo y la noche llegó a los conejos con regularidad y se de una buena comida.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Hämärässä ja yöllä kanit tuli säännöllisesti ja joka asetetaan tukeva ateria.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.În amurgul şi noaptea iepurii au venit în mod regulat şi a făcut o masă copioasă.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.In der Dämmerung und der Nacht die Kaninchen kam regelmäßig und machte eine herzhafte Mahlzeit.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.In de schemering en de nacht de konijnen kwamen regelmatig en maakte een stevige maaltijd.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.I skumringen og om natten kaninerne kom jævnligt og gøres et solidt måltid.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.I skymningen och natten kaninerna kom regelbundet och gjorde en rejäl måltid.