Ana içeriğe geç
Sözlük

doyma ile cümle

doyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.ואבא שלי הוא הקורא הרעבתני ביותר שאני מכיר.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.وكان أبي أكثر القراء نهمًا
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Aber sie müssen ja irgendwie ihren Lebensunterhalt verdienen, und die Menschen müssen ja auch was essen.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Ale oczywiście muszą zarabiać na życie i ludzie muszą się wykarmić.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Dan karena mereka juga harus memperoleh penghasilan, dan orang-orang butuh makan.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Dar trebuie şi să îşi câştige existenţa, iar oamenii trebuie să se hrănească.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.De valamiből élniük is kell, enni kell adniuk az embereknek.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.En ze moeten ook geld verdienen en mensen moeten gevoed worden.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Et ils doivent aussi vivre, et les gens doivent être nourris.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Heidän pitää saada elantonsa. Ihmisten pitää saada ruokaa.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.사람들은 생계를 꾸려야 하고 먹고 살아야만 하고.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Mas eles têm de ganhar para viver e as pessoas precisam de se alimentar.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Αλλά επίσης πρέπει να βγάλουν τα προς το ζειν καθώς οι άνθρωποι πρέπει να τραφούν.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Але ж вони мусять якось заробляти на життя, щоб і людей прогодувати.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Но они должны чем-то зарабатывать на жизнь, люди должны есть.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.Но те също така трябва да изкарват прехраната си и хората трябва да се хранят.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.ועליהם גם להתפרנס, ואנשים צריכים לאכול.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.وعليهم أيضا أن يكسبوا رزقهم، ويحتاج الناس للطعام.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.なので、彼らの理屈は、彼らは魚を溺れさせないようにしていて、
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.(58:16) пусть бродят, чтобы найти пищу, и несытые проводят ночи.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.(59:16) Ils errent çà et là, cherchant leur nourriture, Et ils passent la nuit sans être rassasiés.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.A tak tedy nech sa navrátia večer, nech brešú jako pes a behajú okolo mesta.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Chúng nó đi đây đó đặng kiếm ăn; Nếu không được no nê, thì sẽ ở trọn đêm tại đó.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Chúng_nó đi đây_đó đặng kiếm_ăn ; Nếu_không được no_nê , thì sẽ ở trọn đêm tại đó .
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Elke avond komen zij terug en lopen als huilende honden door de stad.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Ellos andan errantes para hallar qué comer; y al no saciarse, se quejan
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Estenden megjelennek, ordítnak, mint az eb, körüljárják a várost.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.He tulevat ehtoolla, ulvovat kuin koirat ja kiertävät kaupunkia.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.I nechažť se pak zase navracejí k večerou, štěkají jako psi, a běhají okolo města.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.I niech się zaś nawrócą pod wieczór; niech warczą jako psy, a biegają około miasta.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Ja, var afton komma de tillbaka, de tjuta såsom hundar och stryka omkring i staden.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Klatijo se okoli zavoljo jedi; ko se ne nasitijo, tu prenočujejo.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.저희는 식물을 위하여 유리하다가 배부름을 얻지 못하면 밤을 새우려니와
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Mereka mengembara mencari makan, dan melolong kalau tidak kenyang
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Og de kommer igjen om aftenen, tuter som hunder og løper rundt omkring i byen.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Ritornano a sera e ringhiano come cani, per la città si aggiran
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Sie laufen hin und her um Speise und murren, wenn sie nicht satt werden.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Umblă încoace şi încolo după hrană, şi petrec noaptea ne sătui.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.vagueiam buscando o que comer, e resmungam se não se fartarem.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.vanker rundt efter Føde og knurrer, når de ikke mættes.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Ας περιπλανωνται δια τροφην και αν δεν χορτασθωσιν, ας γογγυζωσιν.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.Нека се скитат за храна; И ако не се настанят, нека прекарат нощта не наситени.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.המה ינועון לאכל אם לא ישבעו וילינו׃
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.‎هم يتيهون للأكل. ان لم يشبعوا ويبيتوا
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.他 們 必 走 來 走 去 、 尋 找 食 物 . 若 不 得 飽 、 就 終 夜 在 外
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.他 們必 走 來 走去 、 尋找 食物 . 若不得飽 、 就 終夜 在外
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.De skal ete og ikke bli mette, de skal drive utukt og ikke utbrede sig; for de har holdt op å akte på Herren.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.De skal spise, men ikke mættes bole, men ej blive fler; thi de har sveget HERRN og holder fast ved Hor.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.Ellos comerán, pero no se saciarán; fornicarán, pero no se multiplicarán; porque dejaron de escuchar a Jehovah
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.Esznek majd, de meg nem elégesznek; fajtalankodnak, de nem szaporodnak, mert megszüntek az Úrra vigyázni.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.I budou jísti, a však se nenasytí, smilniti budou, ale nerozmnoží se; nebo nechtějí pozoru míti na Hospodina.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.저희가 먹어도 배부르지 아니하며 행음하여도 수효가 더하지 못하니 이는 여호와 좇기를 그쳤음이니라
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.Książęta Judzcy stali się jako ci, którzy granice przenoszą; wyleję na nich popędliwość moję jako wodę.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.Будут есть, и не насытятся; будут блудить, и не размножатся; ибооставили служение Господу.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.ואכלו ולא ישבעו הזנו ולא יפרצו כי את יהוה עזבו לשמר׃
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.فيأكلون ولا يشبعون ويزنون ولا يكثرون لانهم قد تركوا عبادة الرب.
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.他 們 喫 、 卻 不 得 飽 . 行 淫 、 而 不 得 立 後 . 因 為 他 們 離 棄 耶 和 華 、 不 遵 他 的 命
Yiyecekler, ama doymayacaklar, Zina edecekler, ama çoğalmayacaklar. Çünkü RABbi dinlemekten vazgeçtiler.他 們喫 、 卻不得飽 . 行淫 、 而 不得立 後 . 因為 他 們離棄 耶和華 、 不 遵 他 的 命
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod