Ana içeriğe geç
Sözlük

doyma ile cümle

doyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yüksek oleik ayçiçeğinden elde edilmiş yağın %10 civarında doymamış yağ asiti bulunmaktadır.In totale una persona priva di carenze assorbe in media circa il 10% del ferro introdotto con la dieta.
Ayrıca estetiğe, sanata ve dinler tarihine karşı doymak bilmeyen bir ilgisi vardır.Non trascurò nemmeno i momenti dedicati all’intrattenimento e agli insegnamenti religiosi.
Özellikle yağlar ve doymamış yağlar veya çözücüler ile bağdaşmaz.Fanno eccezione acqua, gas ed energia, a meno che non siano confezionati.
Et yemeye bayılır ve kolay kolay doymaz.Ama mangiare e le piace soprattutto la carne, ma non è una brava cuoca.
Alifatik ve alisiklik bileşikler de doymuş ve doymamış olarak sınıfandırılır.Le classi ausiliari e le interfacce restano standard e non sono colorate.
Doymak fiili bu köktendir.Della poltroneria tale è il diletto.
Lafla karın doymaz.Обещаниями сыт не будешь.
Tepegöz, ne verseler yer; ama doymaz.Питается листвой, но не пренебрегает и травой.
Anlamı “Doymadım” demektir.Ошибочно считалось, что это слово означало «не пьёт».
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.ومن الأفضل أن نترك نصف الشعب يموت حتى يأكل النصف الآخر ملء طاقته."
Bu beyaz kristalli bileşik iki adet izomerik doymamış dikarboksilik asitten birisidir, diğeri maleik asittir.يعد هذا المركب البلوري الأبيض أحد المصاوغين للحمض ثنائي الكربوكسيل غير المشبع, الآخر هو حمض المالئيك.
Bu, sağdaki doyma eğrisinde görülebilir.قد يحدث في منطقة الكتف الأيمن.
Doymamış çözeltiler: Bir çözücünün çözebileceği maksimum maddeden daha azını çözdüğü durumdur.محاليل غير مشبعة: المحلول الذي يحتوي على كمية من المذاب أقل من الكمية التي توصله إلى حد التشبع.
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.إذا بدأ قبل سن البلوغ، فأن النمو يتأخر أو يقف.
"Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."من الحجر و الحديد , طعامه من العجين , يشبع جميع الدنيا ولا يشبع نفسه فما هو ؟ " المخبز _ الفرن " .
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.É melhor deixar que metade das pessoas morram para que a outra metade possa comer."
İnsanın gözü doymazlığını simgeler.Conheça o olho humano
Bu, sağdaki doyma eğrisinde görülebilir.Hel is te onderscheiden in de rechterbenedenhoek.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.W Łobzie na pomór zmarła połowa mieszkańców miasta.
İnsanın gözü doymazlığını simgeler.Від людського ока нічого не утаїш.
Sürekli yer ama doymazlar çünkü, yediklerini anında geri çıkarırlar.Chová se odměřeně, a vše ho po chvíli přestane bavit, neboť i nevšední věci pro něho za čas zevšední.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.Venezuela nepotřebuje kata ochotného zabít polovinu obyvatelstva.
İnsanın gözü doymazlığını simgeler.Chtěli jsme ukázat lidskou nedokonalost.
Bitkisel yağlar ise büyük oranda doymamış yağlardan oluştuklarından sıvı haldedirler.Văile râurilor sunt, în schimb, acoperite de pășuni abundente.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.Az életében részt vevő nők szerint Ridgway-nek kielégíthetetlen szexuális étvágya volt.
Avokadonun kalorinin %75'i yağlardan gelir bunların çoğu tekli doymamış yağlardır.Körülbelül Legoland 75 százalékát teszi ki, a legtöbben ez iránt érdeklődnek.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak".Kielitoimiston sanakirjan verkkoversio: nälkiintyä.
Araşidonik asit, doymamış bir omega-6 yağ asidi.Arakidonihappo on eräs monityydyttymätön omega-6-rasvahappo.
Et yemeye bayılır ve kolay kolay doymaz.Του αρέσει να μαγειρεύει χωρίς όμως να τα καταφέρνει και πολύ καλά.
Bu, sağdaki doyma eğrisinde görülebilir.Dette vises i mætningskurven til højre.
Anlamı “Doymadım” demektir.Navnet betyder "rør mig ikke".
Bu, sağdaki doyma eğrisinde görülebilir.Dette er vist i animasjonen til høyre.
Anlamı “Doymadım” demektir.Ordet sies feilaktig å bety «drikker ikke.»
Doymamış diğer hidrokarbon grubudur.Hidrokarbon yang tidak terbakar.
Doymazsanız bir avuç kabuklu yemiş yiyebilirsiniz.少しずれると、むせながら食べる。
Anlamı “Doymadım” demektir.口癖は「どつかれさん」。
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.民衆は互いに喰らい合うようになり、死者は人口の半数を優に超えたという。
İçinde Ubır bulunan kimse ona benzemeye başlar, yemeye doymaz.’奂正身洁己,而先零不能以货动。
Öteki dünyada “Doymadım (Toybadım) Irmağı” adı verilen bir akarsu vardır.在今生不能給予恩賞,不過希望在來世能授予吧」(勇鋭と言うべし。
Tepegöz, ne verseler yer; ama doymaz.帝優詔褒答之,然竟不能用。
Et yemeye bayılır ve kolay kolay doymaz.喜歡吃生肉,不擅表達感情。
Tepegöz, ne verseler yer; ama doymaz.소를 올려 사양하였으나 허락받지 못하다.
Doymak nedir bilmeyen bir edebiyat okuyucusu olmuştur.אינני רואה את עצמי כסופר הכותב דברי ספרות.
Sıra alkenlerde bunlarda hidrokarbondur ancak doymamışlardır.Въглеродът ту се усвоявал, ту пък – не.
Pulmoner ven dışındaki tüm venlerde ise, hemoglobin yaklaşık %70 seviyesinde doymamış hâle gelir.U svim venama osim plućne, hemoglobin je nezasićen na oko 70%.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak".Sedam tjelesnih djela milosrđa: Gladna nahraniti.
Yüksek oleik ayçiçeğinden elde edilmiş yağın %10 civarında doymamış yağ asiti bulunmaktadır.Počas čistenia sa stráca len asi 10 % hmotnosti surovej bavlny.
Yüksek oleik ayçiçeğinden elde edilmiş yağın %10 civarında doymamış yağ asiti bulunmaktadır.Pri predelavi bombaža se izgubi samo približno 10 % surove teže.
Çekirdeklenme ve büyüme aşırı doyma var olduğunda aynı anda oluşmaya devam eder.Ikrai apvaisinti tiek nykštukinių, tiek užaugusių patinų, vystosi vienodai normaliai.
Ancak, bu doymamış bileşiğin neden katılma reaksiyonlarında az tepkidiği anlaşılamayan bir olguydu.Kuid mõistmatuks jäi, miks see äärmiselt küllastumata molekul, on passiivne liitumisreaktsioonidele.
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?¿Me dejáis así insatisfecho?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?O, điều gì khiến tôi không thể nào thoả mãn?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?Oh, vais deixar-me tão insatisfeito?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?O, vas-tu me laisser si insatisfait ?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?O, voieşti tu să mă laşi atât de nemulţumit?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?"O, willst du mich so unbefriedigt verlassen?"
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?Więc tak mam odejść nie zaspokojony?
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?"Но как оставить мне тебя так скоро?"
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,(77:30) Но еще не прошла прихоть их, еще пища была в устах их,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,A gdy jeszcze nie wypełnili żądości swej, gdy jeszcze pokarm był w ustach ich:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod