Ana içeriğe geç
Sözlük

doyma ile cümle

doyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.The eye is bigger than the belly.
Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.Unsaturated fats are essential to a healthy diet.
Lafla karın doymaz.Your stomach won't be full from promises.
O doymak bilmez bir okuyucudur.She's a voracious reader.
Tom ve Mary birbirlerine yeterince doymadılar.Tom and Mary can't get enough of each other.
Dan'ın şiddete karşı doymak bilmeyen bir iştahı vardı.Dan had an insatiable appetite towards violence.
Arzulamak doymaktan daha tatmin edici.Desire is more fulfilling than satiety.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.According to women in his life, Ridgway had an insatiable sexual appetite.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.It is better to let half of the people die so that the other half can eat their fill.”
Çekirdeklenme ve büyüme aşırı doyma var olduğunda aynı anda oluşmaya devam eder.It makes you think and groove at the same time.
Özellikle yağlar ve doymamış yağlar veya çözücüler ile bağdaşmaz.It is specifically incompatible with fats and unsaturated oils or solvents.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak"."饿了么-网上订餐_外卖_饿了么订餐官网".
Pulmoner ven dışındaki tüm venlerde ise, hemoglobin yaklaşık %70 seviyesinde doymamış hâle gelir.In all veins apart from the pulmonary vein, the saturation of hemoglobin is about 75%.
Anlamı “Doymadım” demektir.Does not mean "Hide".
Doymak bilmez hırsı ile Margo'nun sahip olduğu her şeye sahip olmaya niyetlidir.And the two of them, united, can face any peril that Mongo has to offer.
Ubır da tıpkı alev gibi doymak bilmez, azgın, açgözlü, her şeyi yutan bir yaratıktır.The pantaleon, like any other hammered dulcimer, had no dampers and thus created a wash of sound.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Without them, it's going to be a problem. But most bats are voracious insect predators.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Governments have insatiable desire to control.
Ve aslında yiyeceğin yoğunluğu doymanızı etkiler, tipi değil.And it's the volume of food that affects satiety, rather than the type of food.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.And my dad is the most voracious reader I know.
Gözü doymayan bir okurum, Ian McEwan'dan Stephanie Meyer'e kadar okuyan.I'm a voracious reader, a reader who deals with Ian McEwan down to Stephanie Meyer.
Doyma eğrisi aşağıdaki gibi görünecektir.The saturation curve will look like this.
Ah, sana doymadan mı bırakacaksın beni böyle?O, wilt thou leave me so unsatisfied?
Doymaz bir merak var, bence bu pek çođumuzda var.There's this insatiable curiosity, and I think most of us have it.
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.And they also have to make a living, and people need to be fed.
Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar.They shall wander up and down for food, and wait all night if they aren't satisfied.
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,They didn't turn from their cravings. Their food was yet in their mouths,
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Sheol and Abaddon are never satisfied; and a man's eyes are never satisfied.
Kölenin kral olması, Budalanın doyması,For a servant when he is king; a fool when he is filled with food;
İnsan hep boğazı için çalışır, Yine de doymaz.All the labor of man is for his mouth, and yet the appetite is not filled.
Kendisine vurana yanağını dönüp Utanca doymalı;Let him give his cheek to him who strikes him; let him be filled full with reproach.
Nefisler, cimrilik ve doymazlığa hazır hale getirilmiştir.But men keep self-interest uppermost.
Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin!O people of the Book, do not be fanatical in your faith, and say nothing but the truth about God.
Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.He who is saved from his own avarice will be successful.
Ey Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin!People of the Book, go not beyond the bounds in your religion, and say not as to God but the truth.
Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar.And He forbids immorality, and injustice, and oppression.
Nefsinin cimriliğinden/doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.Whoever is protected from his natural greed—it is they who are the successful.
Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin!Do not exceed the limits in your religion, and attribute to Allah nothing except the truth.
Ve barış hep hayırdır. Nefisler, cimrilik ve doymazlığa hazır hale getirilmiştir.Reconciliation is good even though men's souls are swayed by greed.
Burada görüntünün doyma ayarlamalarını yapabilirsiniz.Set here the saturation adjustment of the image.
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Hue/ Saturation/ Lightness...
Doymamış flüorokarbonlar, flüoroalkanlardan çok daha reaktifdir.Unsaturated fluorocarbons are far more reactive than fluoroalkanes.
Linoleik asit, çoklu doymamış bir omega-6 yağ asididir.Linoleic acid is a polyunsaturated omega-6 fatty acid.
Oleik asit, insan diyetinde yaygın bulunan bir tekli doymamış yağdır.Oleic acid is a common monounsaturated fat in human diet.
Oleik asit, doğadaki en yaygın tekli doymamış yağ asididir.Oleic acid is the most common monounsaturated fatty acid in nature.
Mağara hidrojeolojik tanımla doymamış/ vadoz bölgededir.In terms of hydrogeology, the cave is in a vadose zone.
T. infestans'ın doymadığında dışkılaması pek olası değildir ve bu nedenle nadiren bulaşır.T. infestans is unlikely to defecate when not sated and so rarely transmits.
Sürekli yer ama doymazlar çünkü, yediklerini anında geri çıkarırlar.So strecken sich Menschen in der Regel, wenn sie gähnen, gähnen aber nicht, weil sie sich strecken.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.Il vaut mieux laisser mourir la moitié de la population, afin que l’autre moitié puisse manger suffisamment ».
Doymazsanız bir avuç kabuklu yemiş yiyebilirsiniz.Ne Mangez Rien Ou Je Vous Boufferai Vif Gros Bêta.
Anlamı “Doymadım” demektir.Signifie « Did Not Start ».
Öteki dünyada “Doymadım (Toybadım) Irmağı” adı verilen bir akarsu vardır.Il n'y avait même pas une tombe sur laquelle pleurer et prier pour les âmes de ceux dont je suis issu ».
Bu yağ içinde % 90 doymamış asitler bulunur.Les pays non présents dans ce classement ont un pourcentage d'énergie nucléaire de 0 %.
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.S'il est trop foncé dès la naissance, il deviendra, une fois adulte, alezan, et non plus crème.
Et yemeye bayılır ve kolay kolay doymaz.Celui-ci adore la viande crue, alors n'hésitez pas à lui en fournir régulièrement.
Araşidonik asit, doymamış bir omega-6 yağ asidi.L'acide arachidonique est un acide oméga-6.
Anlamı “Doymadım” demektir.Significando: "No me adules".
İçinde Ubır bulunan kimse ona benzemeye başlar, yemeye doymaz.Como todos los escarabajos, tiene las alas anteriores (élitros) endurecidas y no pueden volar.
Böyle yağ asitlerine doymamış yağ asitleri denir.Los materiales no eliminados por el gel se consideran hidrocarburos en esta prueba.
Kuyda konçuyum, yazıda oğlum, sordum sizlere söyledim, doymadım.Io ormai la vita me la so' giocata, ma voi ragazzi, vi prego, non fumate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod