Doyasıya öp.Kiss to your heart's content.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.The jokes must work tonight.
Her dakikayı doyasıya yaşamayaShe is determined to make every moment count.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Man ate the bread of angels. He sent them food to the full.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.He has filled me with bitterness, he has sated me with wormwood.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Des Abends amüsieren sich die jungen Leute.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Le peuple se divertissait lors des foires annuelles.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Los jóvenes van a la ciudad a divertirse.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Здесь можно прогуляться по хвойному бору.
Emre ve Ela birbirlerini çok severlerken aşkın mutluluğunu doyasıya yaşarlar.Protože vás miluji velmi a dlouho, nacházím potěšení ve vaší společnosti.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Večer se většina pracovníků baví v místní hospodě.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Most ők szórakoztatják az estély résztvevőit.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Folk morer sig med kælke.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Hôm nay mọi người đều vui vẻ yến tiệc.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Bạn có thể xem đoạn phim đoạt giải ở đây.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.ここから商業便が利用できる。
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.遊園地は会期中楽しめる。
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.如今小会应该作乐。
Kısacası bir manken gibi salınmak, bir manken gibi yürümek ve bir starmış gibi doyasıya dans etmekti.댄스(댄싱)이란 단순히 보드를 타는 행위에서 벗어나 데크 위에서 춤을 추듯 스텝을 밟아가며 크루징을 하는 모습이 마치 춤을 추는거와 같다하여 댄싱라고 부르기 시작했다.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Možeš li samu radnju napraviti malo više sjebanom?
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Zoznam skladieb si môžete pozrieť tu.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Kandijci se v prostem času radi zabavajo.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Noored soovivad laupäeviti lõbutseda.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Eltöltött engem keserûséggel, megrészegített engem ürömmel.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Encheu-me de amarguras, fartou-me de absinto.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Er hat mich mit Bitterkeit gesättigt und mit Wermut getränkt.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Han mättade mig med bittra örter, han gav mig malört att dricka.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Han mettet mig med bitre urter, han gav mig rikelig malurt å drikke.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Hän on ravinnut minua katkeruudella, juottanut minua koiruoholla.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Hanya kepahitan yang diberikan-Nya kepadaku untuk makanan dan minumanku
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Hij heeft mij met bitterheid gevuld en een beker met de grootste ellende te drinken gegeven.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Il m`a rassasié d`amertume, Il m`a enivré d`absinthe.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.나를 쓴 것으로 배불리시고 쑥으로 취하게 하셨으며
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.M'a săturat de amărăciune, m'a îmbătat cu pelin.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.med bittert mætted han mig, gav mig Malurt at drikke.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Me llenó de amarguras, y me empapó con ajenjo
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Mi ha saziato con erbe amare, mi ha dissetato con assenzio
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Nasitil me je z najhujšo bridkostjo, upijanil me je s pelinom.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Nasyca mię gorzkościami; upija mię piołunem.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Nasýtil ma horkosťami; napojil ma palinou.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Ngài đã cho ta đầy dẫy sự đắng cay, cho ta no nê bằng ngải cứu.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Ngài đã cho ta đầy_dẫy sự đắng_cay , cho ta no_nê bằng ngải_cứu .
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Sytí mne hořkostmi, opojuje mne pelynkem.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Με εχορτασε πικριαν με εμεθυσεν αψινθιον.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Насити ме с горчивини, опи ме с пелин.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.Он пресытил меня горечью, напоил меня полынью.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.השביעני במרורים הרוני לענה׃
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.اشبعني مرائر وأرواني افسنتينا.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.他 用 苦 楚 充 滿 我 、 使 我 飽 用 茵 蔯
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.他 用 苦楚 充滿 我 、 使我 飽用 茵蔯
Her dakikayı doyasıya yaşamayaE hotărâtă să facă fiecare moment special.
Her dakikayı doyasıya yaşamayaElla está decidida a hacer que cada momento cuente.
Her dakikayı doyasıya yaşamaya kararlı.癌を除去する手術が必要だと知らされます
Her dakikayı doyasıya yaşamayaОна уверена, что каждая секунда имеет значение.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chlieb mocných jedol obyčajný človek; poslal im potravy do sýtosti.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.(77:25) Хлеб ангельский ел человек; послал Он им пищудо сытости.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Änglabröd fingo människor äta; han sände dem mat till fyllest.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Angyalok kenyerét ette az ember, bõséggel vetett nékik eleséget,
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Au mîncat cu toţii pînea celor mari, şi le -a trimes mîncare să se sature.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Cada um comeu o pão dos poderosos; ele lhes mandou comida em abundância.